BİR ERGEN SLOGANI OLARAK "SAHİPSİZ ELAZIĞ"
Sami DEMİRBAĞ

Sami DEMİRBAĞ

BİR ERGEN SLOGANI OLARAK "SAHİPSİZ ELAZIĞ"

09 Ağustos 2018 - 12:27

Ülkemiz son yıllarda önemli değişiklikler geçirdi. Gün geçmiyor ki “Bu kadarı da olmaz!” demeyeceğimiz bir gelişme olmasın. Bu açıdan oldukça renkli, bir o kadar da heyecanlı gündemler rüzgâr gibi geçip gidiyor.

Ama Elazığ’da gündem nedense hiç değişmiyor. Hangi siyasi görüşe sahip olursak olalım Elazığ’la ilgili bütün hasbihaller gelip şu sloganda birleşiyor: “Sahipsiz Elazığ!”

Elazığ Atatürk Stadyumu menşeli bu slogan, toplumsal anlamda bir karşılık bulmuş olacak ki hemen herkesin dilinde hemen her türlü tartışmanın nihai sonuç cümlesi olarak yer bulabiliyor kendisine. Ve şaşırtıcıdır ki tartışmanın bütün muhataplarınca hemen de kabul görüyor.

Ancak ben bu slogana pek sıcak bakmadığım gibi, bu afilli cümlenin mevcut sorunların üzerini örten, o sorunları çözmekle mükellef olanlara bir sığınak sağlayan psikolojik sonuçlarının da olduğunu düşünüyorum.

Öyle ya bu şehir madem sahipsiz, öyleyse her türlü olumsuzluğa müstahak!

Öyle ya bu şehir madem sahipsiz, öyleyse sorumluluk makamında bulunanlar mevcut olumsuzluklarda hiçbir mesuliyete sahip değiller!

Öyle ya bu şehir madem sahipsiz, öyleyse bu şehirde yaşayıp da mutlu olmak mümkün değil!

Bu olumsuz listeyi uzatmak mümkün.

Hayır, bu şehir sahipsiz değil. Sen, ben, o; biz, hepimiz bu şehrin sahibiyiz.

Sadece sorumluluklarımız yerine getirsek, hak etmeyene hak etmediği makamı mevkiyi vermesek, makam sahiplerine işlerini layıkıyla yapmaları noktasında gerekli desteği versek, yapmadıklarında da gerekli eleştiriyi yapsak inanın yaşadığımız sorunlar bir anda çözülecek.

21. yüzyılda insanoğlunun ulaştığı bu medeniyet seviyesinde hala sahip aramak, bence ergen psikolojisi değilse çok sorunlu bir kolektif ruhsal durumun dışavurumu olabilir.

Unutmayalım dostlar bizim ne bir babaya ne bir sahibe ihtiyacımız var!

DARISI BAŞIMIZA

Kısa bir ziyaret için Isparta’ya gitmiştim. Orada gördüğüm bir uygulamayı burada paylaşmak isterim. Bizim burada olduğu gibi orada da semt pazarları kuruluyor. Bu semt pazarları hangi mahallede kurulmuşsa saat 9 gibi mahalle camisinden pazar duası okunuyor.

Bütün esnaf ve müşteriler dua başlayınca hem ticaretin hem de günün sağlıklı ve bereketli geçmesi için alışverişi bırakıp ellerini Yaradan’a açıyor.

Ticaretin “Tanrı” gibi görüldüğü bir çağda bence güzel bir gelenek oluşturulmuş. Keşke bu hayat hayhuyunun içerisinde bizi de özümüze çağıracak böyle güzel uygulamalar artarak devam etse.

Darısı bizim semt pazarlarının başına!..

Bu yazı 1218 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Şahin İLBAY
    2 ay önce
    Haklısın kardeş ama önce her birimiz üzerimize düşeni ciddiye alıp yarına bırakmadan şimdi mantığı ile yapmayı bilirsek?
  • Ekrem katı
    2 ay önce
    Hocam sahipsiz Elazığ deken sorumluluğumuzdan kaçmış oluyoruz. Elazığın sahibi sen ve ben değilmiyiz.

Son Yazılar