DİKEY MİMARİ YATAY MİMARİYİ DÖVER
Murat SÖNMEZ

Murat SÖNMEZ

DİKEY MİMARİ YATAY MİMARİYİ DÖVER

15 Şubat 2019 - 11:20 - Güncelleme: 15 Şubat 2019 - 11:26

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın şehirlerin dikey mimariden yatay mimariye geçmeleri yönünde yaptığı açıklamanın ardından yerel seçimlerim haritası da ortaya çıkmaya başladı.

 

Şimdi tüm adayların dilinde bu söylem var.

 

Peki yatay mimari nedir ?

 

Yatay mimari: Apartmanlarda bulunan onlarca farklı dairenin olmaması ve her bir ailenin birbirine denk seviyelerde yaşaması olarak anlaşılıyor.

 

Peki dikey mimari nedir?

 

En basit tabir ile dikey mimari çok katlı bina, rant ve çok az emeğe, çok para demek.

 

Peki Türkiye’de en küçük ilçelerde bile üst üste binalar dikmeyi marifet sayan belediyeler dikey mimariden yatay mimariye geçmeyi başarabilir mi?

 

İşte burada verilecek tek bir cevap var:

 

Kesinlikle hayır!

 

Yatay mimari toplumsal eşitliği ve doğal güzelliği beraberinde getirirken, rant ve kazancı da azaltmaktadır.

 

Ama dikey mimari, karışıklığı ve eşitsizliği yarattığı gibi, bir de büyük rant sağlama adına önemli bir mimari şeklidir.

 

Geçtiğimiz gün İstanbul Kartal’da yıkılan binada onlarca vatandaşımız hayatını kaybetti.

 

Yan apartmanlarda ise onlarca aile yerinden yurdundan, anılarını bile toplayamadan kopmak zorunda kaldı.

 

Ortaya çıkan tablo; deniz kumu, midye ve deniz kabuğu üçlüsünden yapılan binaya bir de üç kat fazla kaçak kat çıkılmış.

 

İşte bu örneğe benzer Türkiye’de milyonlarca bina olduğunu söylemek mümkün.

 

Çok katlı bina yapmanın gelişmişliğin bir nişanesi olarak görmek, insanlığın geleceğine vurulmuş bir balta olduğunu malesef ki anlamak istemiyoruz.

 

 

Türkiye’de müteahhit sayısı Almanya’ya göre üç kat fazla. Çünkü en garanti meslek.

 

Türkiye ekonomisi de zaten inşaat üzerine temellendirilmiş durumda.

 

Öyle ki artık büyük binalar yapma noktasında bırakın şehirleri, ilçeler bile yarışır durumda. 

 

Oysa çok uzağa değil, Elazığ’da Yeni  Mahalle'nin kanal üstü mevkiine gidin. Bakınca yatay mimariyi içinize kadar işleyeceksiniz.

 

Tek tek o sokakları gezin. İnanın huzur bulacaksınız.

 

Ama bir de dikey mimari garabeti  olan Nailbey Mahallesini, İzzetpaşa Mahallesini dolaşın.

 

Şimdi size soruyorum yatay mimari ile dikey mimari bir mücadeleye girse kim kazanır?

 

Cevap çok açık ve net.

 

Dikey mimari, çünkü para nerede ise güçlü oradadır.

 

Oysa Elazığ halen yatay mimari ile şekillenmiş mahalleler ile dolu. Kesrik, Aksaray, Kızılay, Yeni Mahalle, Zafran...

 

Bu mahallelerde kentsel dönüşüm adına yatay mimariye dokunmadan aslına uygun evler yapılarak insanlık adına güzel bir hizmet yapılabilir.

 

Gözü doymak bilmeyen rantçılara, hep cebim dolsun diyen müteahhitlere inat, belediye başkanı adaylarından ricam; adınızı bu ülkede tarihe yazdırmak istiyorsanız bir kaç müteahhitin, rantçının oyunu almak yerine milletin duasını almayı öncelikli hizmet görün.

 

İşte o zaman gelecek kuşaklar yaşadıkları şehirlerde güven ve huzur içinde yaşarken adınızı iyilikle yad edeceklerdir.

Bu yazı 1391 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Kürşat Türkmen.
    3 ay önce
    Birşeyler yazmışsın ama teknik bilgin sıfır olduğu aşikar.Yatay mimari için varmı arsa üretimin yok, varmı altyapın yok.Bir mahalle kuruluyor, 25 yıl da altyapı tamamlanamiyor eee o zaman tam tersine hem dikey mimariyi artırıp,daha az maliyetli ortak tesis leri ile prestij yapılanma şart.Gerisi zengin fantezisi.

Son Yazılar