Bölünmenin Hiç Zamanı Değil!
Muhammed KURŞUN

Muhammed KURŞUN

Bölünmenin Hiç Zamanı Değil!

08 Ocak 2020 - 10:44

Başkent kulislerinde savaş senaryoları üzerinde durulurken, bundan sonra atılacak adımların topyekûn siyasi birliktelik sağlayarak atılması kanısındayım. Amerika bu işi iyi biliyor ve nerden ne şekilde sızacağını çözümlemiş…!

İran Devrim Muhafızları Kubüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'nin ABD'nin düzenlediği hava saldırısı sonucu öldürülmesinin ardından İran, ABD askerlerinin de konuşlu olduğu Ayn el-Esad üssüne füze saldırısı düzenledi ve İran Devlet Televizyonu ise, 'Misillemede 80 ABD'li öldürüldü' açıklamasında bulundu. İşin en ilginç açıklaması Trump’tan geldi, "Her şey yolunda”…! 

Her şey yolunda mı değil mi bilmem ama bir tek bildiğim bir şey var o da dünden bugüne bizim daha da kenetlenmemiz. Yıllardır seslendiğim birliktelik ve bununla beraber Ulus olma kavramlarının aslında ne kadar önemli olduğunu şimdi daha iyi anlıyoruz değil mi?

Kendi içimizde köstebeklik yapanlara dikkat edilmesi gerektiğini ve asıl maşanın kim olduğunu çözümlemek lazım. Olası savaş durumunda duruşumuz dik olmalı, bir olmalı ve tek olmalıdır. Aksi takdirde bu oyunu bozan değil, içinde yer alan oluruz ki; Allah muhafaza bu ateşin içinden çıkmamız zor olur.

Hükümet ve muhalefetin ayrışan açıklamalardan uzak kalmalıdır. Yapılacak en güzel açıklamalar birliktelikten başka bir şey değildir. Bölünmenin hiç zamanı değil…!

Ortadoğu projesi hiçbir zaman başarılı olmayacaktır çünkü güçlü bir Türkiye var…

Gözü kör milliyetçilik yapanlara da aman dikkat!

Hülasa, herkes tarafından bilinen ve günün ehemmiyetini arz eden bir hikâye paylaşmak istiyorum. Eski zamanlarda kendi devletine ihanet eden bir vezir, düşman sultana bir mektup yollayarak, kalenin kapılarını hangi gece açık bırakacağını bildirmek istemiş.

Yalnız böyle bir mektubun yakalanması kellesini götüreceği için çok gizli bir yol bulmalıymış.

Çağırmış bir köleyi; “vatanına çok büyük bir hizmette bulunacağını” söyleyip saçlarını kazıtmış, ihanet mesajını adamın kafa derisine yazdırmış ve onu bir hücreye atarak saçlarının uzamasını beklemiş.

Bu durumda haberci yakalansa bile üstünde bir mektup bulunamayacağı için vezir kelleyi kurtaracakmış.

Günü gelince köleyi yola çıkarmış, köle öteki kaleye ulaşınca kafasını traş etmelerini söylemiş.

Bunun üzerine traş edilerek sultanın huzuruna çıkarılmış; sultanın mesajı rahatça okuyabilmesi için de kafasını eğmiş.

Sultan mesajı okumuş ve gülümsemiş.

Çünkü mesajın altında “Okuduktan sonra bu mektubu yırtın” yazılıymış.

Ve mektubu yırtmışlar.

Vatanına iyilik yaptığını sanarak ihanet eden köleyi götürüp kafasını kesmişler…

Bu yazı 797 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar