Az Sabır…
Muhammed KURŞUN

Muhammed KURŞUN

Az Sabır…

05 Şubat 2020 - 11:33

Depremin üzerinden 13 gün geçti ve maalesef her gün farklı spekülasyon haberlerle karşı karşıya kalmaktayız. Aslın biraz daha sabırlı olabilsek emin olun yaralar tez elden hızlı bir şekilde sarılır ama nerde…

Bakın şimdi ortaya çıkan spekülasyonlara;

*Elazığ Afet Bölgesi ilan edilsin denildiğinde yapılacak tek şey var Elazığ’ı farklı bir yere taşıyacaksınız peki bu mümkün mü? Mümkün diyenler şu aşamada hayal kuruyorlar ama zamana yayarak sağlam zeminler tespit edilip burayı imara açıp değerlendirme olabilir tabii bu da uzun bir zaman demektir. Şayet afet maruz bölge ilan edilirse yapılaşma denilen bir şey olmaz az sabır…

*Yıkım emri olmadan halk kendi binalarını kendi imkânlarıyla yıkmaya başlamışlar. Gerçekten tebrik ediyorum valla yani bu ne cesarettir. Şunu bilin suç işliyorsunuz ve size akıl verenler yarın yanınızda yer almayacaklar, az sabır…

*Elazığ genelinde 4600 binanın yıkım kararı alınmış ve çalışmalar süratle başlamış olmasına rağmen bizlerin duracağı yer devletimizin yanıdır. Biz kendi tedbirimizi almamışız, %80 den fazla sigorta yok, malzeme çalımından yapılan binalar… vs emin olun bunlar hepsi çözülecektir az sabır…

*Konuyu hala siyasi duruma çekenlere tek sözüm olacak yazıklar olsun… Siz gerçekten Elazığ’ın menfaatini istemiş olsaydınız Devletimizin ilk günden beri Elazığ’a kamp kurduklarını görürdünüz. Elbette aksaklıklar vardır ve bunlar olmaya devam etse de kasıt aramaya ne gerek var az sabır…

Devletin söylediklerine itibar etmeden hareket edenler emin olun hatanın kimdi olduklarını belki anlayacaklar ama korkum var olanı da kaybetmektir. Sözün özü önce bir sabır sonrasında soğukkanlı bir şekilde haklarımızın peşinde koşalım tabi inceltmeden ve anlayarak en önemlisi dolduruşa gelmeden.

Burada Elazığ milletvekillerini eleştirdiğim konu lütfen Bakanlarımızla dolaşmayı bırakın ve her mahalleye ulaşın mesainizi burada yoğunlaştırın. Sıcak yerde oturmak zamanı değil çünkü çadırda soğukta yaşayan halkınız mağdur.

Bakınız şimdi hikayeye bilmem nasıl ders çıkarısınız…!

Adamın biri artık karısının eskisi kadar iyi duymadığından korkuyormuş ve karısının işitme cihazına ihtiyaç duyduğunu düşünüyormuş. Ona nasıl yaklaşması gerektiğinden emin değilmiş. Bu durumu konuşmak için aile doktorunu aramış; doktor adamın karısının ne kadar duyduğunu anlayabilmesi için basit bir yöntem önermiş.

“Yapacağın şey şu, karından 40 adım ileride dur, normal bir konuşma tonuyla bir şeyler söyle; eğer duymazsa 30 adım ilerisinde aynı şeyi tekrarla, sonra 20 adım; cevap alana kadar aynı şeyi tekrarla”

O akşam karısı mutfakta akşam yemeğini hazırlarken adam işlemi uygulamaya koymuş. 40 adım uzaklıktan karısına normal bir konuşma tonuyla seslenmiş “Hayatım bu akşam yemekte ne var?”
Cevap yok Mutfağa biraz yaklaşmış. Mesafeyi 30 adıma indirmiş ve soruyu tekrarlamış “Hayatım bu akşam yemekte ne var?”

Gene cevap yok Mutfağa biraz daha yaklaşmış, mesafe 20 adım ve tekrar sormuş “Hayatım bu akşam yemekte ne var?” Hala cevap yok
Adam mutfağın kapısına gelmiş artık mesafe iyice azalmış ve soruyu tekrarlamış
“Hayatım bu akşam yemekte ne var?” Gene cevap alamamış. Bu sefer karısına iyice yaklaşmış ve aynı soruyu tekrar sormuş “Hayatım bu akşam yemekte ne var?”
“Hayatım beşinci kez söylüyorum, tavuk”

Bu yazı 480 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar