ELAZIĞSPOR VE SİYASET
Mehmet DUMAN

Mehmet DUMAN

ELAZIĞSPOR VE SİYASET

12 Haziran 2018 - 15:32 - Güncelleme: 12 Haziran 2018 - 15:33

Sporun siyasete alet edilmemesi gerektiğini her daim söyleyip duruyoruz. Dilde kemik yok nasıl olsa, seçimlere sayılı günler kala aldık Elazığ sporu elimize şov yapmaya kalkıyoruz, oynuyoruz yapboz misali. Seçim biter herkes kendi yoluna. Başbakanımız Elazığspor’un sahibi benim derken, çimlerin kuruduğunu, kale arkası tribününün yıkıldığını, yaklaşık yedi yıl önce kendisi ve Cumhurbaşkanımız tarafından Elazığ’a defalarca stadyum sözü verildiğini, Elazığspor’un borçlarından ve usulsüz işlemlerden dolayı disiplin kuruluna sevk edildiğini, ödemelerini yapamadığını kısaca durumun çok acil ve vahim olduğunu niye söylemiyoruz, neden yaranmak için yalan dolan bilgilerle karanlık tabloyu ülkeyi yönetenlere altın tepsi de hediye gibi sunuyoruz anlamakta zorluk çekiyorum doğrusu.

Genel kurulda sergilenen tiyatronun ne kadar acemice yazıldığını hep beraber gördük. Yönetenler ve yapımcılar perde arkasında bu oyunu izlerken ne kadar zevk aldılar acaba sormak lazım. Başrole soyunan oyuncuların alaylı olmaktan bile yoksun oluşları oyunun başlamadan bitmesine sebep olurken, kaybeden tarafın kesinlikle Elazığ spor olduğu gözlerden kaçmadı. Yönetim kuruluna aday olmak isteyen ve karınca kararınca bir şeyler yapmaya kalkan birilerinin olduğu bir dönemde yine birilerinden almış oldukları yetki ile bir kısım borçları ödemeye kalkmaları, hoca arayışına başlamaları, futbolcularla görüşme yapmaları perde arkası fobisini yine akıllara taşırken, bu kişilerin aklına geçtiğimiz sezon son maçlarda görev alan Muammer Sürmeli ye güvenmek niye gelmiyor ya da yabancı olsun cepleri parayla dolsun anlayışı niye son bulmuyor sormak lazım. Bakın beyler Elazığspor’un durumu ortadadır.

Elazığspor tekrar disiplin kuruluna sevk edilmiştir. Elazığspor geçtiğimiz yıllardaki senaryoyu yeniden yaşamaktadır. Borçlar kapının önünde dağ gibi birikmiştir. Takım kadrosunda futbolcu kalmamış, kaçanını, göçenin, gidenin haddi hesabı yoktur. Alışa gelmiş olduğumuz tek şey, her yıl yeni yapılanma, her yıl genel kurul, her yıl yeni takım, her sezon iki üç hoca. Şu an aklıselim düşünelim dediğimde neyi görüyorum biliyor musunuz, geçen sezonun Samsunspor’unu, Gaziantepspor’unu, Manisaspor’unu. Geçen sezonu atlattık, borçlar hafifledi derken, borçların yerinde olduğuna, ödemelerin ve bütçenin iyi yönetilemediğine şahit olduk. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi futbolcu anlamında Elazığspor’a gelmenin de basit, Elazığspor’dan kurtulmanın da basit olduğu süreci tekrar yaşadık. Elazığspor’un takım sermayesinin zararda olduğunu gözlemledik. Kısaca, yapmayın beyler, Elazığspor’u kullanmayın. Elazığspor’u siyasi emellerinize alet etmeyin.

Dil sürçmesi, yanlış anlaşıldım, ihale süreci uzadı, kapasite şu olsun, bu olsun gibi söylemlerle Elazığ’ı kandırmayın. Sizlerde çok iyi biliyorsunuz ki Erzincan’a stadyum yapılması gündeme gelmemiş olsaydı biz daha çok beklerdik. 231.000 nüfuslu Erzincan a yapılacak stadyumun seyirci kapasitesi 15 000 olurken, büyük şehir olmaya aday Elazığ’a yapılması planlanan stadyumun 17.500 gibi olmasını nasıl olsa dolduramıyoruz diyerek geçiştirmeyin, günü bu şekilde kurtarmaya çalışmayın. Kocaman bir köye dönen bu şehre daha fazla eziyet etmeyin.

Tüm Müslüman âleminin Ramazan bayramını tebrik eder, hayırlara vesile olmasını dilerim

Bu yazı 323 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar