YAZAR AV. DOĞAN ÖZDAL'IN ARDINDAN
İlhami BULUT

İlhami BULUT

YAZAR AV. DOĞAN ÖZDAL'IN ARDINDAN

05 Eylül 2019 - 10:09 - Güncelleme: 05 Eylül 2019 - 10:11

 Dün (04.09.2019) hakkın rahmetine kavuşan bu gün de (05.09.2019)  toprağa verilecek olan  gönül kapısını sonuna kadar insanlığa açan, yazdığı eserlerden ziyade, dostane, saf, duru ve vefa yönüyle temayüz etmiş; çekememezlik, hainlik ve haset diye bir şey bilmeyen, münevver bir isim Av.Doğan Özdal.

Doğan Özdal’ı şahsen tanıyanlar çok emini, ittifakla bu değerlendirmeye iştirak edecekleri gibi; iltifatı geçtik, güzel hasletlerinden az bile bahsedilmiş diye serzenişte bulunacaklardır.

Müellifimiz; 1937 yılında Pertek’in Cami-i Kebir Mahallesi’nde dünyaya gelir. 1944 yılında başladığı ilköğretimini; Saadet Dilek ve Cami-i Kebir Mah. İlkokulu ile Alpdoğan İlkokulu’nda tamamlayarak, ilk okuldan sonra öğrenimini sürdürdüğü Pertek Ortaokulu’ndan 1953 yılında mezun olur. Lise eğitimini de1958 yılında Elazığ Lise’sinde ikmal eder.

Doğan Özdal; aynı yıl A.Ü. Hukuk Fakültesi’ne girer ve 1963 yılında bu fakülteden diplomasını olarak; hayatının hukukçu yönü devreye girer.

İki yıl süren yedek subaylık vazifesini tamamladıktan sonra; 1966 yılında Elazığ’da avukatlık bürosu açıp, serbest avukatlık yaparken ayrıca; iki yıl da Hazine Avukatlığını deruhte eder. Diğer yandan; Elazığ ve Ergani Çimento Sanayilerinin sözleşmeli hukuk müşaviri olarak da hizmet vererek 1999 yılında emekliye ayrılır.

Yazar ve şairimiz Doğan Özdal; emekliliğinden sonra, daha önce içinde bulunduğu sosyal ve kültürel faaliyetlere yoğunluk kazandırır; Elazığ Musiki Cemiyeti’nin üyeliği yanında, Manas Yayıncılık’taki kültürel etkinliklere iştirak eder.

Halen 50’ler Çarşısı Üçüncü katta, daha önce avukat bürosu olarak kullandığı yeri, avukatlık faaliyetini durdurarak, sırf eş, dost ile buluşma, sanatsal söyleşi ve dertleşme ofisi ve adresi olarak ihdas ederek sürekli açık tutar.

Devamlı ifade ettiği “bizim yerimiz dar ama, gönlümüz geniş”bu  pelesenk deyimi ile gelen dostlara yüreğinde sıcak yer açan, güler yüzlü, hoş sohbet, sohbetlerinde kesinlikle dedikoduya pirim vermeden, kaliteli, hormonsuz sevgisi ile, kırk yıllık köpüklü kahve lezzetlerini ekarte eden hatırlı ikramların sahibi kültür ve gönül insanı Doğan Özdal’ın basılı iki eseri vardır:

-         Güzellikler Taçlanır Hatıralarla

      “Pertek Cmai-i Kebir Mahallesi”

-         Yürekten Gelen Sesler.

                    (Şiirleri)

2007 Yılında kaleme aldığı “Güzellikler Taçlanır Hatıralarla” (Pertek Cami-i Kebir Mahallesi) isimli 128 sayfadan ibaret bu mütevazı çalışması ile, kendi yaşam kesiti, özellikle çocukluk ve gençlik dönemine ait yaşam yörüngesindeki tüm mahalle sakinlerini kendi boyut ve telakkileri ile yine kendi ses perdelerinden dile getiren; bir solukta okunacak, Elazığ insanı olarak hemen her satırında paralel çağrışımlarla insanın kendisini bulduğu,sanat diline müracaat edilmeden, kendi efkârıyla yazdığı, önemi kendi içinde mündemiç bu kitaba bir göz atalım.

 “Mayıs ayında çırpızların büyümesiyle beraber kuzuları çırpıza götürüp atlatmak, kaba kuşlukta eve dönüp annemizin hazırladığı, üzerine şeker sepilmiş kaymaklı tandır ekmeğini yemek hakkını kazanmış olmak, bize ne kadar büyük güç ve moral verirdi.”

 “,,,,,,,İftardan sonra erkekler, gençler ve çocuklar camide toplanırken, hanımlar da evlerde teravihlerini kılarlardı.Yaz aylarına gelen ramazanlarda teravih namazlarını Necip Hoca’nın Küçük Çayır’da kıldırdığını hatırlıyorum. Küçük Çayır, Söylemezeyil’in dam ardında sağ tarafındaki yere denirdi. Gençliğimizde kıldığımız teravih namazlarının, tuttuğumuz oruçların tevlit ettiği manevi hazzı ömür boyu unutamadım”

Doğan Özdal’ın 2013 yılında çıkan ikinci kitabı “Yürekten Gelen Sesler” günlük konuşma dili ile, içinden geldiği gibi duygularını örgülediği şiir kitabından;

HARPUT’U AYDINLATAN ONURLU

NACİ ONUR

Harput’un engin semalarında

Bir güneş dolaşıyor

Kültürün aydınlık yollarında

Canlı bir tarih yaşıyor

 

Harput’la özdeşleyen bir Naci var

Yusuf ve Züleyha’ya ilham veren

Rahmi-i Harputi’den ilham alan

Onurlu bir Naci eren

 

Naci  Onur diyorlar adına

Kitapları ölümsüz eser

Hacı Hayri’leri, Mustafa Sabri’leri yazmış

Kalemiyle bizleri aydınlatıyor

 

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,, diye sürüp giden güzellemelerle dolu, arı bir duygu akışı…

Hani anlatılır ya; namazı yanlış kıldığı için uyarılan kişi, unutup  tekrar tarifini almak için koşarak suda yürüyerek, kayıkla gidenden tekrar tanımı sorduğunda – sen git bildiğin gibi kıl –diye biten kıssaya mazhar boyutu ile hayatı dostluk ve kadirşinaslılıkla şiirleştirmeye çalışan, yüreğe banarak mürekkebi temin eden bir kalem Doğan Özdal.

Dostlarını ağırladığı sohbet bürosunda tam başının üzerinde bulunan rahmetli anne ve babasının fotoğraflarının yanında Atatürk, Mehmet Akif Ersoy gibi büyüklerimizin posterleri ve her tarafı bayrağımızla donatılmış bu yerde, sohbet arasında bakarsınız eliyle yukarıdaki metfunları göstererek bunlar olmasaydı bizim halimiz ne olurdu diye, milli ibadete misafirleri davet edip,  heyecanlandırarak tazimi gündeme taşır.

Bu kitap çalışmasının şümulü gereği ; üstadın, biyografik malumatını, nasipse hakkında daha kapsamlı bir çalışmaya tehir ediyoruz.

Kaçıncı göbek olduğunu tespit edemedim ama; Doğan Özdal’ın manevi nesebinin Yunus Emre’ye istinat ettiği kesin.

Nur içinde Uyusun.

 

 

 

 

 

Bu yazı 352 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar