KARI-KOCA'NIN ANLAMI
İlhami BULUT

İlhami BULUT

 KARI-KOCA'NIN ANLAMI

27 Aralık 2018 - 12:02

Koca; uca (yüce) dağ anlamına geliyor.

Palandöken uca dağ

Altı lale, üstü bağ

Vermem seni ellere;

Neçeki bu canım sağ

Sarı gelin aman...

             Eşler için söylenen; Karı-Koca kelimelerinin ayrı ayrı anlamları, koca belirtildiği gibi dağ anlamında, karı ise yağan ‘kar’ anlamını ihtiva etmektedir, dağın karı, dağı uslandıran, dağı yeşillendiren, kar yağmayan dağlar kül gibi olur, baharda çiçek açması, kaynakların oluşması beklenemez, ayrıca kar; yağış olarak, yeryüzünü steril hale getirir, rahmeti babam derdi kar göğün zehrini alır, işte tüm bu anlamların yüklenmesi ile;

              Dağı örten, tertemiz kar anlamında, evli çiftlere karı-koca denirdi, kelimelerin ruhu itibariyle ve bu iki kelimenin izdivacı ile esasen çok güzel birliktelik tablosunu oluşturduğunu görüyoruz.

              Gel gör ki; kadının toplumdaki statüsü hırpalandıkça, bu karı koca kavramı da zedelendi, keza kadının hukuki statüsünü yansıtmada, algısal zafiyetle bilincimizi, bilinçaltımızdaki bu kavram alabildiğine zayıflatıldı.

             Algısal derken, kadınların uğradıkları haksızlık ve eşitsizliğe paralel reel algı, böyle bir şey yok iken oluşan bir algıdan söz etmiyoruz. Fiili duruma paralel olarak, evlilik bağlamındaki karı koca tanımı karıyı küçümseme gibi, ikincil, dişil bir kavrama kıstırılarak itici hale getirildi. Söylemek istediğim bu.

             Bu yansımanın, bu olumsuz izdüşümün silinmesi için, aile hukukunda medeni kanuna “eş” kavramı getirildi. Elbet bu da çok güzel, en azından eşitliği çağrıştırması açısından kadına bir medeni cüret vermiyor değildir, buna bir diyeceğimiz yok, sadece; karı koca anlamının irdelenmesine yönelik bir çalışmadır bu.

            Belirtildiği gibi Karı Koca tanımındaki kar, eritilip, sulandırılarak tedavülden çıkmasına neden olundu.

           Hitapta da, eşler arasında kocam, karım diye ifadesini bulurdu, bu kavramın geri getirilmesi anlamında değil, tanımın ruhu açısından, eşler arasındaki eşitsel edimlerin, doğal konuma orantılı olarak sevgi ve şefkati pekiştiren bir sıcaklık ifade ederdi.

             Rahmetli büyüklerimiz (kendilerden büyüklerin yanında olmamak kaydıyla) aleni olarak da ‘karı’ diye hitap ederlerdi annelerimize, annelerimiz de ‘herif’ diye bir hitaba müracaat ettikleri olurdu, bu hitapla aralarında ekstra bir ünsiyet oluşurdu diye düşünüyorum. Hatta gizemsel cinsel güdünün, makul düzeyde, seviyeli söylemsel bağlamda servisi sağlanarak; evliliğin canlılığı belki de bir nebze temin ediliyordu şeklinde değerlendirmek mümkün olabilir.            

               Sosyal statünün tanzimi, çağa ve medeniyete uygunluk ifade etmesi hem gerekli hem zorunludur. Bu konuda hiç şüphe yok.

              Kadın, hatun, hanım, bayan hitapları, kadın; erişkin dişi, insan, erkek veya adamın karşıtı. Hatun ise; katun, hatun şekline dönüşerek Türkçemize girmiş. Hanım; han (hükümdar) Türkçe bir kelime, bir Türk hükümdarına herkes Han’ım derken, bu arada içeri giren eşine bu da benim Han’ım demiş, böylece türeyen bir kelime, bir tanım ve hitap olarak kalmış. Bayan; Orhun Yazıtları’nda bay soylu kişi anlamına gelir bayın karşılığı olarak türetilmiştir.

              Bir de yaşlı kadınlara yöresel olabilir, bizim yörede (Elazığ) vardı, kocakarı denirdi, bunun da anlamı, esasen yaşlı kadın, erkek gibi olmuş, yani hem karı hem koca anlamında, lakin çok rahat kullanılmazdı gıyaben kullanılırdı, mesela’ Fatma nine kocakarı’ nın biri ne yapsın ‘esketek’ gibi.

              Anımsadığım kadarıyla; dul yaşlı kadınlara kocakarı denirdi, kocası olan yaşlı kadınlara da ben çok tanık olmuşumdur, kocası derdi örneğin ‘hele o bizim kocakarıya’ söyleyin gelsin.

             Atalarımızın ‘karı-koca’ tanımı ile kadınlarımızı küçümsemeye matuf bir gayeleri asla söz konusu değildir. Belki de, bu tanım bir annemiz tarafından  isabetli olarak dile getirilmiştir.

             Bu yazının amacı, köşe yazısı olarak, gazetelerin yüzlerce yıl arşivde saklanacağı bilindiğinden,  mini bir bilgilendirme olarak, gelecekteki nesillere dip not şeklinde sunulmasını sağlamaktır.

             Teşekkür ederiz.

 

Bu yazı 1706 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 4 Yorum
  • Nuray YETGİN
    8 ay önce
    Sn Bulut .... Koca \" Dağ \" Kadın \" Kar \" ... Dağ a yağan kar , muhteşem tesbit .Kaleminiz hiç susmasın ... Saygılar
  • Nermin Akkan
    8 ay önce
    Sevgili üstadım, tümüyle katıldığım bu güzel çalışmanın içeriği açısından ayrı düşüyorum bir konuda sizden. \"Karı-kadın- hanım-eş\" hangi adla anılırsa anılsın çiftlerin dişi olanı, kendisine atfedilen o muhteşem sıfatı dağın karı/ tacı - padişahın pafişahı vb sıfatları kendi emekçi/okuyan, kendini aşan, eğiten, yetiştiren kimliğinden- misyonundan vazgeçip, dişil özelliklerini kullanarak süs biberliğine doyunmadından sonradır ki yetiştirmediği- yetişmeyi olgunlaşmak- gelişmek anlamında alıyorum elbet ele- erkeğin kendi seçimi doğrultusunda oyuncağı konumuna getirmiştir kendisini. Demem o ki üstadım kadın Allah\'ın rahim sıfatı gereği halefi olduğunun bilincine ne zaman yeniden erşir ve doğurduğunu eriştirir bu bilince ancak o zaman yine kocanın karı konumunda kutsanacaktır eminim. Bu müthiş çalışma için kutluyorum sizi.
  • Naime Koç ÖZEREN
    8 ay önce
    Muhteşem bir araştırma yazısı. Gerçekten gelecek nesillerin sosyoloji kitaplarına konu olacak niteliikte bir edebi eser. Tebrikler...
  • sevinç özküçük
    8 ay önce
    Şahane bir anlatım okurken nerelere gittim eskiden çok kullanılan terimler şimdi yaşlılar istemez bu kelimeleri zevkle okudum İlhami bey teşekkürler

Son Yazılar