SEN BENİM KARDEŞİMSİN
İhsan TARAKÇI

İhsan TARAKÇI

SEN BENİM KARDEŞİMSİN

07 Mayıs 2018 - 21:32

Benim için dünyanın en şeker adamıdır Orhan.

Onunla ilk tanışıklığımız bir bilgi yarışması vesilesiyleydi. Kırk yıl öncesiydi. Ortaokul son sınıf öğrencisiyken, matematik dalında, okulu il genelinde temsil etmek adına düzenlenen yarışmada, rakiplerimden biriydi. Girdiğimiz birkaç aşamalık sınav sonucunda Orhan ipi göğüslemeyi başarıp birinci olmuştu. Ben ise dereceye giremeyerek matematik öğretmenim Tuncer Durgun hocaya karşı mahcup…

Elazığ Lisesi’nde Orhan’la aynı sınıfa düşmüştük. Bana her ne kadar ağır bir yenilgi sendromu yaşatsa da onun zekasının dışa vurumu olan espritüel karakterinin cazibesiyle aynı sırayı paylaşmayı yeğlemiştim. Yanımıza da Yavuz Selim’i almış, bir sırada üç kişi olmuştuk. Genç yaşta aramızdan ayrılan Yavuz Selim Turan, Orhan ve ben.

O yaşlarda, ülkenin içinde bulunduğu kaotik yapının yadsınamayacak etkisiyle de kendi öz yeteneğinin farkında olamayan bizler, siyasi çatışmaların had safhaya ulaştığı üniversitelere giremezsek “elinizde altın bileziğiniz olsun” telkinleriyle endüstri meslek lisesi sınavına girmiştik.

Elazığ Lisesi’nde derslere iyiden iyiye ısınmış, ilk yazılıları bile olmuştuk ki, sınav sonuçları ancak açıklanmıştı. İkimiz de Elektronik bölümünü kazanmıştık. Kazananlar listesinde, Orhan 5. ben ise 6. sıradaydım. İdareden çıkış belgesini almaya gittiğimizde rahmetli kimya öğretmenimiz Yıldırım Koparan, namıdiğer “Goril” bizlere şöyle seslenmişti. “Evladım, kendinize yazık etmeyin!”

Kendimize yazık mı ettik? Bilmiyorum.

Endüstri Meslek Lisesi’nde eğitime başladığımızda yıl 1978’di. Sağ-sol olayları gittikçe şiddetleniyordu. Orhan, büyük ağabeyinin Elazığ Ülkü Ocakları Başkan’ı olması hasebiyle okul başkanlığı görevine getirilmişti.  Lise birinci sınıfta olmasına rağmen bu konumundan dolayı üst sınıflar tarafından oldukça saygı görüyordu. Ancak o, genç yaşta kendisine yüklenilen bu zor misyonun altından kalkmasını bildi. Derslerini hiçbir zaman ihmal etmedi. Saygınlığını da… Sadece bizlere göre erken olgunlaştı o kadar…  Birinci sınıfta ders notlarımızın yüksek olması sebebiyle birlikte “Teknik Lise” ye geçişe hak kazandık. 4 yıl olan Teknik Lise, 1 yıl daha fazla okumak demekti bizim için…

Okuyorduk okumasına da, saat kaçta okuldan ayrılacağız? Kimler hangi gruplarla okulu terk edecek? Eve dönüşlerde hangi güzergahı takip edeceğiz? Ne zaman boykot yapılacak? Ne zaman ocaktaki derslere katılım sağlanacak? Vbg. Unsurlar okul döneminin kayıtsız kurallarıydı ve tüm bunları organize etmek Orhan’ın göreviydi. Bir keresinde okulun öğrenci çıkış kapısının dibindeki çöp bidonuna koyulan saatli bomba çıkış saatinden 5 dakika önce patlamıştı da paçayı yırtmıştık.

3. sınıfa başladığımız yıl 12 Eylül ihtilali oldu. Olaylar bıçak gibi kesildi. Ancak, Orhan ve ailesi gibi pek çok aile için yeni bir sıkıntılı dönemin başlangıcı oldu bu tarih… Tutuklamalar, yargılanışlar, maruz kalınan işkenceler ve cezaevinde yitip giden kayıp bir neslin hazin hikayesinin başlangıcı…

Nihayetinde ben Mühendislik Fakültesini kazandım. Orhan ise Veteriner Fakültesini… O, akademisyen olarak kalmayı yeğledi. Bu sürede binlerce öğrencinin hem hocası hem de abisi oldu. Öyle, laboratuvara kapanıp mikroorganizmaların gizemini çözmeye çalışan ancak yaşamdaki küçük bir sorunu çözmekten aciz bilim insanlarından olmadı. Genlerine işlemiş liderlik vasfıyla, siyasi terbiyesine sadık kalarak sivil toplum kuruluşlarında önderlik yaptı. Yıllarca Elazığ bölgesi Veteriner Hekimleri Odası Başkanlığı’nı yürüttü. Yaşamı boyunca her daim cemiyetin içinde oldu… Cemiyetten biri oldu Orhan…  Tıpkı ailesinin diğer fertleri gibi…

Prof. Dr. Orhan Özbey; ülkemizin, yeni yüzyıla “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”yle girmesinin resmileşeceği 24 Haziran seçimlerinde “Ülkücü, kırmızı plaka ve derdi makam olan değil, kamyon kasasında da olsa derdi vatan olandır!” şiarıyla ruhen ve bedenen giyindiği ve bu yaşına kadar onurla taşıdığı ülkücü kimliğiyle MHP Elazığ milletvekili aday adayı…

Mensubu olduğu Özbey ailesi, Elazığ’ın MHP’nin kalesi olarak anılmasında ve zihinlere kazınmasında önemli görevler üstlenmiş, bu uğurda bedeller ödemiş ve bu manada şehrin mihenk taşı sayılacak bir ailedir…

80 öncesi ülkenin en meşakkatli zamanında, gençliğini feda etmekten çekinmeyerek Elazığ Ülkü Ocakları Başkanlığı’nı yapmış bir ağabey, 1980 ihtilali sonrasında  Alparslan Türkeş’in talimatı ile kurulan ve herkesin adının geçmesinden dahi korktuğu bir dönemde “Muhafazakâr Parti” kurucu İl Başkanlığı’nı yaparak teşkilatlandırmayı gerçekleştirmiş bir baba, çok daha önemlisi gerek cezaevinde gerekse dışarıda mağduriyet yaşayan, sıkıntı çeken ülkücü şahsiyetlerin  ve ailelerinin dertlerini kendi dertleri olarak görmüş ve buna çareler aramış maddi ve manevi değerlerini  bu yolda koşulsuz harcamış fertlerden oluşan bir ailedir Özbey ailesi.

Prof. Dr. Orhan Özbey’de böyle bir ailenin değerli bir mensubudur. Bana göre O, üniversite camiasındaki etkin çevresi ve saygınlığının yanında yıllarca tüm aile efradıyla iyilik tohumları ektikleri bu şehrin tüm insanlarını kucaklayacak özelliğiyle MHP’nin farkındalık yaratan en büyük adayıdır.

Benim için dünyanın en şeker adamıdır Orhan.

Kırk yıl öncesiydi. Bir yarışmada olmuştu ilk tanışıklığımız…

Sevgili Orhan, görüşler gelip geçer, makamlar, unvanlar gelip geçer. Kardeşlik ise bakidir.

Sen benim kardeşimsin. 

 

 

 

 

Bu yazı 1861 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 3 Yorum
  • E.ERDEM
    5 ay önce
    Lisede aynı sınıfta aynı havayı teneffüs eden her konuda birlik beraberlik içinde davranan dava arkadaşlarıydık. Sen bu davada her zaman omurganı dik tuttun. Eleştirdiğini bile görmedim. Yolun açık olsun hocam. Meclise ÖZBEY ailesinin bir ferdi olarak çok yakışacaksın. Makale de her yönüyle seni ve aileni anlatan Tarakçı kardeşime şükranlarımı sunuyorum. Kalemine sağlık gardaşım.
  • Gürkan özensoy
    5 ay önce
    Gerçekten çok güzel ifade etmişsin, kalemine yüreğine ve de kardeşliğinkardeşliğine sağlık .Her iki yürekli insanın 40 yıllık dostluk seruveninin bütün insanlığa ders olması dileklerimle saygılar sunuyorum.
  • Erdal
    5 ay önce
    Orhan Hoca ve ailesi davası için ailece bedel.ödemiş ÖZBEY ailesinde önemli bir yere sahiptir. Lise yıllarımız göz önüne geldi. Orhan, Sen Turmus ve ben mahşerin 4 atlısı. Güzel anlatmıssin ellerine sağlık. Orhan Meclise yakışır milliyetçi hareketi ve Elazığ\'ı çok iyi temsil eder. Yolu açık olsun gardaşımın.

Son Yazılar