DAHA BÜYÜK BİR KÖTÜLÜK OLABİLİR Mİ?
İhsan TARAKÇI

İhsan TARAKÇI

DAHA BÜYÜK BİR KÖTÜLÜK OLABİLİR Mİ?

20 Haziran 2018 - 14:04

Komünist dönemde Doğu Almanya’dan bir adam, Sibirya’da çalışmaya gönderiliyor.

Adam, mektubunun sansür görevlileri tarafından okunacağını bildiğinden gitmeden arkadaşlarına şöyle diyor: “Gelin aramızda bir şifre oluşturalım. Eğer benden mavi mürekkeple yazılmış bir mektup alırsanız orada yazdıklarımın gerçek olduğunu bilin. Ama kırmızı mürekkeple yazılmışsa yalandır.”

Bir ay sonra arkadaşları ilk mektubu alıyor. Yazılanlar, mavidir. Mektupta diyor ki: “Burada her şey harika. Dükkânlar güzel yiyeceklerle dolu. Sinemalarda güzel filmler gösteriliyor. Apartmanlar büyük ve çok rahat. Bulamayacağınız tek şey kırmızı mürekkep.”

Bu fıkrayı, günümüz dünyasının önemli düşünürlerinden Slavoj Zizek;

"Gelin, bize katılın! Siz de yüzde 99'a dâhilsiniz." diyerek karşılarındaki polislerin de kendileri gibi Amerikan toplumunun acımasız finansal kapitalizm ve ondan en büyük payı alan yüzde 1'lik zengin kesim tarafından sömürülen çoğunluğuna ait olduklarını hatırlatan Wall Street eylemcilerini ziyareti sırasında yaptığı konuşmada anlatıyor. Ve sözlerini şu cümleyle pekiştiriyor.

"kendimizi özgür hissediyoruz, çünkü özgür olmadığımızı ifade edecek dilden yoksunuz."

                                                                         &

Alışkanlıkların zamanla geleneklere dönüşmesi özellikle Asya toplumlarında oldukça sık rastlanılan bir durum… Kore kültüründe yazıda kullanılan mürekkebin rengiyle ilgili bir gelenekten bahsediliyor. Özellikle de kırmızı mürekkeple yazma konusundaki çekinceden… Bu çekince daha ziyade kişi isimlerinin yazılmasıyla ilgili konularda ortaya çıkıyor. Yani diğer kelimeler için bu tür durumlara pek rastlanmıyor. Dolayısıyla herhangi birisinin ismi yazılmadığı sürece kırmızı mürekkep kullanmakta bir sakınca görünmüyor.

Kore geleneklerine göre ölmüş birisinin anma törenlerinde o kişinin ismi kırmızıyla yazılıyor. İşte bu gelenek, Kore kültüründe tabu haline gelen kırmızı mürekkeple kişi isminin yazılmasının neden çekinilmesi gereken bir şey olduğunun temel nedenine karşılık geliyor. Anma törenlerindeki kırmızıyla yazılan isimle bağlantı kurularak, bir kişinin ismi kırmızıyla yazılırsa nihayetinde bir tehdit olarak algılanıyor ve kişinin öleceği sonucu çıkartılıyor.

                                                                           &

MÖ 6. Yüzyıl filozoflarından Epimenides’in “Bütün Giritliler yalancıdır, bunu bana Giritli bir şair söyledi.”  paradoksundan ilham alıp, ben de “Ama kırmızı mürekkeple yazılmışsa yalandır.”  Diyerek yeni bir paradoksal tartışmanın dehlizlerinde boğulmadan yazıyı bağlamaya çalışayım.  

Filozof Zizek, Wall Street eylemcilerini ziyaretinden ve yaptığı konuşmadan dolayı kendini eleştirenlere felsefi jargonlar kullanmadan, basit bir alıntıyla yanıt veriyor ve şöyle diyor.

Üç Koreli en kötü benim yarışına giriyorlar.

İçlerinden biri “Ben size şimdi göstereceğim” deyip yoldan geçen ve hiç bir şeyden haberi olmayan bir çocuğa çelme takıp düşürüyor “En kötü benim” diye bağırıyor.

Diğeri ise “Hayır, benim” diyerek yerden yeni kalkan çocuğu havaya kaldırıp acımasızca yere çarpıyor. Dönüp arkadaşlarına “Bakın! En kötü benim” diyor.

Üçüncüsü hiç bir şey yapmadan bağırmaya başlıyor. “En kötü benim!”

Diğer ikisi: “İyi de sen hiç bir şey yapmadın ki. Nasıl en kötü olabilirsin?” diye sorunca,

Üçüncü, “O benim kardeşimdi ve ben onu koruyamadım, kollayamadım. Bundan daha büyük bir kötülük olabilir mi?”

Zizek, alıntıyı şu cümleyle noktalıyor.

“Bunlar benim kardeşlerim. Onlara karşı yapılan haksızlıklara karşı sessiz kalmamdan daha büyük bir kötülük olabilir mi?”

Bu yazı 920 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Metin Aydoğdu
    3 hafta önce
    İhsan Bey konuları ve mesajları iletmede akıcı üslubu ile gene muhteşem bir yazı yazmış. Tebrik ediyorum.Zevkle okuyorum.

Son Yazılar