BİZ SKORU KONUŞURUZ
İbrahim MENENGİÇ

İbrahim MENENGİÇ

BİZ SKORU KONUŞURUZ

10 Nisan 2018 - 14:33

 

      Yıllardır, Telefinal Programı’nın açarken şu cümleyi kurardım.

“Skorun değil, futbolun konuşulduğu program.”

Bizim camia, yani futbolun içerisinde olanlar, skor yorumlamayı severiz. Çünkü futbol yorumlamak işimize gelmez.

Teknik-taktik analizi bilmediğimiz için, vurun abalıya misali kişileri ya överiz, ya da döveriz.

Skoru yorumlamak popülizm, futbolu yorumlamak ise realizm.

Taraftar; kazanan takımı öveni, kaybeden takıma söveni sever.

Skor tabelasında, lehimize bir sonuç varsa, o sonucu alanlar kahraman; yoksa vatan hainidirler.

Ortası yok.

Kabul edelim, skor yorumcusu olduğumuzu.

Kabul edelim, günlük yaşadığımızı, anlık başarılarla avunduğumuzu.

“Futbolda dün yoktur” görüşü ile dünü çok çabuk unuttuğumuzu…

Futbol oynamadan aldığımız her galibiyet sonrası, Teknik Heyet ve futbolculara dizdiğimiz methiyeleri.

“Tecrübeli Hoca, Şampiyon yap bizi, cehennemde yak bizi vs. vs.” türünden tezahüratlarımızı.

Alınan üç puanın sarhoşluğu ile göremediğimiz eksiklerimizi.

Çok çabuk unuturuz, yüz küsur trilyonluk borçlar yüzünden kapanmak üzere olan yarım asırlık çınarımızı.

Borçları ödemek için oluşturulan kaynakların önüne getirilen engelleri.

Elektrikleri kesilmiş tesislerden, icra memurlarına yakalanmadan stada gelmeye çalışan takım otobüsü ve tek maçlık açılan Atatürk Stadı şartellerini çok çabuk unuturuz.

Yeter ki; Play-Off şansımız devam etsin, şampiyonluk şarkıları söylensin.

Kulübü kapanma noktasında alıp şampiyonluk havasına sokanları, kaçan Play-Off şansı sonrasında beceriksizlik ve hainlikle o kadar acımasızca suçluyoruz ki; şansımız devam ederken kahraman olanları, kaybedilen maç sonrası anında haine dönüştürebiliyoruz..

Futbolcu, Karabük’te uçan tekme atarken kahramandır, Boluspor Maçı öncesi sakatım der; haindir!

Elbette, varsa yaptıkları hesabı da sorulmalıdır.

Kaybedilen her maç sonrası ise “burnumuza pis kokular” gelir nedense!..

Pis kokuları sorduğunuzda alacağınız cevap ise, “öyle diyiler” olur.

Düşünmeyiz bile lafın nereye gideceğini!..

Farz edelim ki, Boluspor’u yendik…

Tom, bir gol bir de asist yaptı.

Alpaslan, ön liberoda Boluspor forvetlerini durduran, ataklarımızı da başlatan oyuncuydu…

Tecrübeli Hocamız ise; yerinde müdahalelerle, engin bilgi birikimiyle oyunu lehimize çeviren isimdi…

Karşılaşma bittiğinde de; Bolu Atatürk Stadı’nın skor tabelasında, Boluspor: 0 – Tetiş Yapı Elazığspor: 2 yazıyordu…

Sosyal medyada neler yazılacaktı bir düşünün…

Ne methiyeler dizilecekti galibiyetin mimarlarına.

Dedim ya, futbolu değil; skoru konuşan bir toplumuz.

Futbol, skordan ibaret bizim için…

Yönetimin içinde bulunduğu çıkmaz, kimseyi alakadar etmez!

Ödenemeyen maç başları, son anda bulunup dağıtılan primler bizi hiç ilgilendirmez.

Her şeye rağmen, Play-Off şansı varken bunu kullanamayan Tecrübeli Hoca’dan, elbette kaçırılan fırsatın hesabı sorulmalı.

Ancak hata sadece baştakinde değil, teknik heyetin ve futbolcuların hepsinde aranmalı!

Bir de fırsatı ganimete çevirmek isteyenlerden uzak durulmalı…

Öyle ya, futbol ekip işi ise; her başarısızlıkta aynı teknik kadroda bulunanlar, nasıl kurtarıcı olabilir, bu da iyi sorgulanmalı!

Bu yazı 2840 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar