ŞİİR, ŞAİR VE ŞEHİR
Faruk YILDIZ

Faruk YILDIZ

ŞİİR, ŞAİR VE ŞEHİR

07 Aralık 2018 - 11:24 - Güncelleme: 12 Aralık 2018 - 10:48

Üstad Necip Fazıl’a göre şiir “mutlak hakikati arama işidir.”

Nazım Hikmet’se “nesirden bambaşka bir kimliktedir. Musikiden başka türlü bir musikidir,” biçiminde tanımlar.

Baudlaire “şiirin ilkesi, insanın üstün bir güzelliği özlemesidir. Bu ilke, bir coşkunlukta, bir ruh taşkınlığında kendini gösterir. Bu coşkunluk, aklın yoğurduğu hakikatin dışındadır,” diyerek şiir ile ilgili düşüncelerinin ana hatlarını çizer.

Neruda “şiiri kim öldürebilir ki… Ona işkence ederler, sokaklarda sürüklerler, üstüne tükürürler, alay ederler, etrafını dört duvarla çevirirler, sürgüne yollarlar ama şiir bütün bunları yaşar. Tertemiz bir yüzle gülümseyerek ortaya çıkar sonunda,” diyerek sosyolojik bir tanımlama yapar.

Peyami Safa biraz daha egzotik bir tanımlamayla “şiir sırrın dilidir” der.

Lamartine “şiir büyük zekâların rüyalarıdır” tanımlamasını yaparak adeta şairleri onurlandırır.

Benim şiiri tanımlamamsa daha kapsamlı ve kuşatıcı gibi.  

Şöyle ki;

Şiir; Adem’de Havva, Nuh’ta tufandır. Sevgiyi, sevgiliyi, Sevgililer Sevgilisi’ni anlatma işidir. Bir başka ifadeyle Endülüs’ten Semerkant’a yolculuktur. Ya da yeni bir kıvılcım, yeni bir ışıktır. Medeniyetin yeniden parıldaması için bir haykırış, bir davettir. Hz. Peygamberin insanlığa mesajıdır şiir. Ömer bin Hattab’da adalet, Selahaddin’in, Fatih’in kılıcında hoşgörüdür. On dört asırlık yolculuğumuzun şahididir. Bedir’de zafer, Uhut’ta gönüllerin fethidir. Kerbela’da acıdır, hüzündür; Çanakkale’de, Sakarya’da destandır.

Soruyorlar şairler şairi Hassan’a: “Neden artık şiir okumuyorsun?” Verdiği cevap pek manidar: “Allah’ın kelamı karşısında nutkum tutuldu. Söyleyecek bir şey bulamıyorum,” diyor. Evet, en güzel şiir, en güzel söz “BİR ve TEK” olan Allah’a ait. Hangi söz, hangi mesaj Onunki kadar etkili olabilir ki yeryüzünde…(Yirmi beş yaşımda iken tamamladığım İnce Bir Düşünce adlı şiir kitabımın arka kapağından)

Bana göre yine şiir,  sessizliğin ve sessizlerin çığlığıdır. Duyguların bir kanaviçeye dantel gibi ince ve narin işlenmesidir.

Peki ya şair…

Sessizliğin ve sessizlerin çığlığı olan şair için ne demeliyiz?

Duygunun, düşüncenin en veciz şekilde tam bir ahenk içinde karşılık bulmasını sağlayan ve sihirli sözcüklerin efendileri diyerek iltifatın en yücesini hak eden onlar değil midir?

Batı’da Baudelaire, Neruda, Rilke ile Doğu’da Peygamber Efendimizin şairi olarak bilinen Hassan ve yine sonrasında Hayyam, Halil Cibran, Nazım Hikmet, Necip Fazıl gibi sözcüklerin efendisi olmayı başarmış şairlerle sessizliğin ve sessizlerin çığlığı en güzel biçimde yankılanmaya devam ediyor.

Şair; kalabalıkların değil, güçlülerin değil, kötülüğün değil, zalimlerin değil; kimsesizlerin, haksızlıkların, iyiliklerin, sevginin, en önemlisi de mazlumların sesidir.

Şair; topluma, sevgiye ruh verir. Karanlıkta kalmışların ışığıdır şair.

İnsan gibi toplum ve şehirlerin de yükselişi kültür ve edebiyatla at başı gider. Bilim, kültür ve edebi şahsiyetlere verilen değer o toplumun ve dolayısıyla o şehrin ya da ülkenin yönünü belirler.

İnsanları stadyumlar yaparak orda eğlendirebilirsiniz, betondan dev yapılar yaparak onların her türlü nefsini doyurabilirsiniz. Ama ruhlarını doyuramadığınız müddetçe estetikten yoksun betondan yapmış olduğunuz o stadyumlar, devasa kuleler ve iş merkezleri amaçsız ve iradesiz kalabalıkların çığlıklarıyla yankılanacak ve o estetikten yoksun beton yapılarda tıpkı Colesium gibi, Efes Antik Tiyatrosu gibi ve modern stadyumlar gibi zamanı dolduğunda birer harabeye dönüşecektir.

Coğrafyalara yapılan işgal ve istilalar gibi nefsin ve ruhun işgal ve istilası da yaşadığımız şehirlerin, ülkelerin ve coğrafyaların da manen harabeye döndüğünün açık bir ifadesi değil midir?

Onun içindir ki bir amaç için kalabalıkları etrafımızda toplayabiliriz ama onların ruhunu temas etmediğimiz sürece refahın bütün imkânlarını getirseniz de yapılanlar geçici bir pansumandan öteye geçemeyecektir.

Hurafe ve hezeyanlardan bireyi ve toplumu kurtarıp estetikle, bilimle, sanatla, edebiyatla buluşturmayıp ve en önemlisi de menfaatler girdabından kendimizi kurtaramadığımız sürece bireysel ve toplumsal buhranımız devam edecektir.

Bireyin ve toplumun ruhen yükselişi şehirlerinde şiirsel ve şairsel yükselişi demektir.

İnsan da toplum da tıpkı Mescid-i Aksa gibi, Ayasofya gibi, Süleymaniye Camii gibi, Tac Mahal gibi şiirsel olmalı.

Şiir ölürse şair ölür; şair ölürse şehir ölür.

Onun için düşünürün dediği gibi  “gevezelikten uzak durup kendimizi geliştirmeye bakalım.”

Yayımlanmış ve yayımlanmamış birkaç şiirimden örneklerle makale daha anlaşılır hale gelsin istiyorum.

ANLAT

Çık sokaklara

Haykır

İyiye güzele

Ne varsa her şeye

Anlat dostlarına

Bir bir sevgiyi

Şefkati inceliği

Yaşarsan şayet

Hüznü

Mutlu olmayı dene

Bir şiirde bir şarkıda

Ya da

Gül yüzlü sevgilide

Gülüşü ara

ÜMMETİN SESSİZLİĞİ

Utan ey Arap Ligi, 

Utan ey beceriksiz İslam Teşkilatı Örgütü, 

Utanın ey İslam ülkelerinin basiretsiz liderleri;

Ortadoğu aymazlığınız

Ve vurdumduymazlığınız yüzünden düştü.

Bu utanç hepimize yeter…

DÜŞLERDEKİ ŞEHİR

Nerede kaldın ey mabud şehir

Söyler mi ismini inleyen rüzgâr

Çığlığın duyulur mu sessizlik ötesinden

Girilir mi mahremine fısıltılarla

Suçluya aranır mı ceza sokağında

Görülür mü caddelerinde insan seli

Gök kubbeye çıkar mı mesnetsiz aldırışların

Geçer mi limanından kalkan son gemi

Yetim çocuklar koşar mı mahallenden

Savrulur mu yapraklar o bozkır tepelerinden

Bu bilinmezde avunur mu karanlığındaki lambalar

Özler mi siren sesini tozlu yolların

İşitilir mi pencerenden dedikodular

Parklarında duyulur mu

Kuş sesleri, çocuk cıvıltıları

Yarını anlatır mı üzerindeki mavilik

Görür mü güneşi hayalindeki düşler

Sen ey mabud şehir

Neredesin, neredesin

Düş artık düşlerimize.

HAR

Sanır ki değişir harlık oysa harlık onda baki

Ne müstesna bir paye ki kalır onda harlık baki

Kalın sağlıcakla…

 

Bu yazı 431 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 8 Yorum
  • Akademisyen
    1 hafta önce
    şiir ile ilgili ilk defa böyle harika bir yazı okudum. yorumlarda denildiği gibi keşke biraz daha uzun tutulsaydı. tam bir manifesto olmuş. Faruk Yıldız beyi tebrik ediyorum. Her zamanki gibi güzel bir yazı yazmış. Geçen Eğitime Bakış dergisinde yayınlanan \"Eğitimin Geleceği İçin Stratejik Eğitim Programı\" makalesini de çok beğenmiştim. Milli Eğitim Bakanlğı 2023 Eğitim Vizyonunda önemli bir çok konuyu bu makaleden yararlanarak almış gibi. Çünkü makale Vizyon Belgesindeki birçok konuyu öncesinde dile getirmişti. Hocamın öngörüleri çok kuvvetli. Çözüm önerileri ve orijinal düşünceler üretebilme yeteneği var. Keşke bakanlıkta üst görevlere getirilebilse. Faruk bey gibi üretken insanlar çok az bulunuyor. Herkese Eğitime Bakış 43. sayıdaki o makaleyi tavsiye ediyrum.
  • ALİ ÖZKAN
    1 hafta önce
    İLGİNÇ BİR YAZI . SANIRIM BU YAZI DA GELİŞMİŞLİĞİN KÜLTÜREL GELİŞMEYLE İLGİLİ OLDUĞU İFADE EDİLMİŞ, ASLINDA UZUNCA BİR MAKALEYE DÖNÜŞECEK BİR KONU. KEŞKE KISA TUTULMAYIP BİRKAÇ YAZI DİZİSİ ŞEKLİNDE DEVAM ETTİRİLSEYDİ. YİNE DE GÜZEL OLMUŞ.
  • ESİN YAPRAK
    1 hafta önce
    HOCAMIN ŞAİR OLDUĞUNU BU YAZIYLA BİRLİKTE ÖĞRENDİM. HER ZAMAN BİZLERİ ŞAŞIRTMAYI BAŞARIYORSUNUZ HOCAM. İYİ BİR EĞİTİMCİ NASIL OLUR DERLERSE BEN SİZİ ÖRNEK GÖSTERİYORUM HER ZAMAN. AİLEM DE HEP DER ONUN GİBİSİ YOKTU DİYE. HRE YÖNÜYLE KENDİNİZİ YETİŞTİRMİŞ ENDER İNSANLARDAN BİRİSİNİZ. ELLERİNİZDEN ÖPERİM.
  • FERİDE ÇAKMAK
    1 hafta önce
    ŞİİRLERİNİZ ÇOK GÜZEL. BAZEN KÖŞENİZDE ŞİİRLERİNİZİ DE PAYLAŞIRSANIZ SEVİNİRİZ. ŞAİR YÖNÜNÜZ OLDUĞUNU BİLMİYORDUM. İNCE BİR DÜŞÜNCE ADLI ŞİİR KİTABINIZI DR KİTAPTAN İSTETTİM. YÜREĞİNİZE SAĞLIK. SELAMLAR HOCAM.
  • SEVGİ AKBAŞ
    1 hafta önce
    Çok güzel dokunuşlar var. Harika cümleler kurulmuş. Yazı biraz daha uzun tutulabilirdi. Çünkü zevkli bir anlatım tarzı var. Yüreğinize sağlık. Şiirlerinizde ayrı bir güzel. ANLAT şiiriniz harika. Selamlar.
  • Ezgi TARAN
    1 hafta önce
    Keyifle okunan bir yazı. Şiir ve şair ile ilgili yeni bakış açıları var. Faruk Hocamı tebrik ediyorum.
  • FATMA ÇELİK
    1 hafta önce
    YAZINIZI ÇOK BEĞENDİM. KULLANILAN CÜMLELER HARİKAYDI. EN GÜZELİ DE \"ŞİİR ÖLÜRSE ŞAİR ÖLÜR; ŞAİR ÖLÜRSE ŞEHİR ÖLÜR\" İDİ. BAŞLIKLA UYUMLU BİR SÖZ VE BİR O KADAR DA ANLAMLI. VE \"SÖZCÜKMERİN EFENDİLERİ \" DE AYRI GÜZEL BİR CÜMLE OLMUŞ, TEBRİKLER.
  • VEYSEL YARDIMCI
    1 hafta önce
    YİNE HARİKA BİR YAZI. FARUK BEYİ TAKİP EDENLERDEN BİRİ OLARAK BELİRTMELİYİM Kİ HER YÖNÜYLE KENDİNİ YETİŞTİRMİŞ BİR KARDEŞİMİZ. GURUR DUYMAMAK ELDE DEĞİL, CESUR, YÜREKLİ VE BİR O KADAR DA AĞIR BAŞLI. ALLAH YOLUNU AÇIK ETSİN HOCAM. ELLERİNDEN ÖPÜYORUM KOCA YÜREKLİ ADAM.

Son Yazılar