MİLLİ, ÖZGÜN, YENİLİĞE AÇIK BİR ANADOLU MÜFREDATI (Eğitim...
Faruk YILDIZ

Faruk YILDIZ

MİLLİ, ÖZGÜN, YENİLİĞE AÇIK BİR ANADOLU MÜFREDATI (Eğitim Politikaları Üzerine Yeni Yaklaşımlar adlı çalışmamdan)

04 Nisan 2018 - 10:26 - Güncelleme: 04 Nisan 2018 - 12:41

Eğitime yapılan yatırımlarda genellikle fiziksel anlamda derslik sayılarının artırılmasına yönelik bina yapılmasına ve teknolojik yeniliklerin kazandırılmasına ağırlık verildiği görülmektedir. Her alanda gerileyişin durdurulması için her zaman fiziksel değişikliklerin yapılması kötü gidişatı durduracağı zannedilir. Oysaki niteliğin ve kalitenin artırılması, değişimin ve dönüşümün meydana gelmesi için reformun temelden yapılması gerekir. Politikaları uygulayanları bakış açıları değişmediği sürece nitelik ve kalitenin değişmesi de imkânsızlaşır.

Bu nedenle eğitim müfredatları bir milletin geleceğinin inşasında çok önemlidir. Planlı ve içerik olarak iyi hazırlanmış bir eğitim müfredatı eğitim politikalarının uygulanmasını da kolaylaştırır. Analitik düşünmeyi, hayal gücünü geliştirmeyi, yorum yapabilmeyi sağlayan bir eğitim müfredatı programı bir düşüncenin, bir inancın, bir cemaat ya da grubun tekeline bırakılmadan hazırlanmalıdır. Bilginin nasıl kazandırılmasından öte bilginin nasıl elde edileceği, nasıl üretileceği üzerine odaklanan bir eğitim müfredatı eğitim politikalarının popülist yaklaşımlarda bulunmasını da önleyecektir.

Mevcut eğitim müfredatı zamana uyum sağlayamamakta, yenilikleri ve gelişmeleri takip etmeye dair içeriklerden uzaktır.

Uzun bir zamandan beri bu coğrafyanın insanı mezhep temelli inançların ve ayrıştırıcı ideolojik akımların kuşatmasına hapsolmuştur. İnanç ve fikir ayrılıkları aykırılıklara ve ayrışmalara neden olmuştur. Toplumsal barış bozulmuş, değersiz düşünceler için insanlar ve toplumlar birbiriyle mücadeleye girmişlerdir. Uygulanan eğitim programları bu olumsuzlukları gidermede yetersiz kalmıştır.

Eğitim müfredatının bu ayrılıkları tetikleyen ve derinleştiren söylemlerden uzak tutulması, alanında uzman kişilerce hazırlanması gerekir.

Etik değerlere önem veren ve en önemlisi de bilimsel düşüncenin kapısını ardına kadar açan bir felsefe eğitim müfredatının temel çatısı olmalıdır.

Tarihsel gerçeklerle yüzleştirmekten korkmayan, özeleştiri yapmada cesaret veren, biat ve teslimiyet yerine sorgulayan, düşündüren yaklaşımlar mevzuatın ana ilkelerini oluşturmalıdır.

İnsanından ve kültüründen uzak, kopyalanmış, klonlanmış bir eğitim müfredatı ile geldiğimiz nokta bugün tartışılmalıdır. Tam anlamıyla yerli, milli, özgün, değişime ve yeniliğe açık kuşatıcı bir Anadolu müfredatına ihtiyaç vardır.

Kalın sağlıcakla.

 

 

Bu yazı 2317 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Zülfükar Yücesoy
    1 yıl önce
    Öncelikle yazını çok beğendim tebrik ederim. Yalnız müfredat tamamda onu verecek öğretmeni de buna göre yetiştirmemiz gerekmezmi?
  • Faruk YILDIZ
    1 yıl önce
    Bir sonraki yazım öğretmenin nitelik sorunu üzerinedir değerli hocam. İlginiz için çok teşekkür ediyorum.

Son Yazılar