KAYBEDERKEN KAZANMAK ÜZERİNE KISA BİR MANİFESTO
Faruk YILDIZ

Faruk YILDIZ

KAYBEDERKEN KAZANMAK ÜZERİNE KISA BİR MANİFESTO

09 Mayıs 2018 - 11:05

“Siyasette kaba gürültü telafi edilemez sonuçlara neden olabilir. Öyle ki çekici elinde tutanlar kazanırken kaybedebilirler,” diyor düşünür Cündioğlu.

Örgütlü yapıları, sivil toplum kuruluşlarını, siyasi partileri en önemlisi de devleti yönetenleri çok yakından ilgilendiren bir düşünce örüntüsünden ibaret bir söz ve bir o kadar da anlamlı. Ve en önemlisi de siyasette kazanmak ya da kaybetmek adına çok ironik bir söz aynı zamanda.

Yönetme, sevk ve idare etme bir sanat aynı zamanda bir marifettir.

Örgüt kültürü içinde yaşama zorunluluğu olan gruplar ki siyasi partiler örgütsel bir yapı olan devletten sonra bu grupların en tepesinde yer alırlar ve devletin bütün unsurlarını yönetmeye taliptirler her zaman.

Ancak çoğu zaman siyasi partiler topluma ümit verirken kimi zamanda toplumun ümitlerini kırıcı icraatlarda bulunabilirler. Özellikle iktidarda olan siyasi hareketlerin bu gerçekle yüzleşmeleri kaçınılmazdır.

Sadece bir zümreyi ya da bir bölgeyi memnun ederek uzun soluklu ayakta kalınamaz. Toplum eşit şartlarda adaletli bir yaklaşım görmek ister yöneten siyasi erkten. Şehrin ya da ülkenin tamamını kuşatan bir siyasi anlayış zafere götüren en önemli yoldur.

Örgütün lideri tarafından ulusal düzeydeki vaatlerin karşılanması yönetmeye talip bir siyasi hareket için genel sonuçlar üzerinde çok olumlu etkileri vardır. Ancak yerel düzeyde mesele sosyolojik ve psikolojik düzeyde analiz edilip değerlendirildiğinde gerek birey gerekse toplumun çoğunluğu (dalkavuk gruplar hariç) mevcut yüzlerden soğuduklarını, ortaya koydukları performansla hayal kırıklığı yaşadıklarını, sermaye gruplarının ve dalkavuk grupların kuşatması altında halkı unuttuklarını, en önemlisi de entelektüel düzeyde ve devlet tecrübesi olmayan kişilerin sermayelerine ve arkalarındaki kalabalıklara güvenerek politikacı olmayı arzu ettiklerini söylerler. Oysaki onları hayal kırıklığına uğratan asıl mesele rol verdikleri siyasi figürlerin hak, adalet, eşitlik, tarafsızlık ve bilgelik gibi erdemlerden yoksun olmalarıdır.

Bir lideri yanıltan yegâne şey kalabalıklardır. Çünkü kalabalıklar dalkavuklukta sınır tanımaz. Ama toplum böyle değildir. Toplum için önemli olan değerlerdir. Toplumla gelecek inşa edilir ama kalabalıklar sizi bataklığa sürükler.

Çünkü kalabalıkların ruhu olmaz. Zaman zaman liderler verir o ruhu onlara.

Ezcümle;

Olan;

İnsana dair ümitle hayal edilen ne varsa hepsi de birer birer tüketildi…

Olması gereken;

Yenilgi kaçınılmaz ise yıkıma uğramadan yanı başındaki dalkavuk ve yalaka takımından vazgeç…

Olacak olan;

Çünkü kalabalıkların aynı yüzlere uzun süre tahammülü kalmaz…

Sonuç;

Kaybederken yeniden kazanmaya doğru giden bir yol açarsın kendine…

Kalın sağlıcakla.

 

Bu yazı 2590 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Hatice Solmaz
    1 yıl önce
    Kaybederken kazanmanın şifreleri bundan başka daha nasıl anlatılabilirdi ki... On numara bir yazı... Hocamın dediği gibi tam bir manifesto... Ahh Faruk Hocam ah... Bu seçim de keşke aday adayı oysaydın da milletvekili nasıl olur gösterseydin. Biliyorum seviye çok düşmüş ama bu kalabalık arasından sen çıkardın be hocam... Hakkınızda hayırlısı olsun... Diksiyon, konuşma görüntünüzle birleşince ortaya tam bir karizma çıkıyor ki... İnşallah bir daha ki sefere...

Son Yazılar