DÜŞÜNCEYİ VE DÜŞÜNCE ADAMINI KAYBEDEN ÜLKE
Faruk YILDIZ

Faruk YILDIZ

DÜŞÜNCEYİ VE DÜŞÜNCE ADAMINI KAYBEDEN ÜLKE

12 Haziran 2019 - 12:41

 

Her alanda nitelik, nicelik kayıpları artık spor dünyasına da yansımış görünüyor.

İzlanda'nın nüfusu 340 bin.

Türkiye'nin nüfusu ise 82 milyon.

İki ülkenin futbol milli takımları karşılaştı ve skor İzlanda: 2- Türkiye: 1

28 kişilik kadroda 14 yabancı bulundurma hakkı verdiğin kulüplerin ilk 11' i yabancılardan oluşturmasının önünde de bir engel bulunmazken ve bu durumun yerli oyuncuları ikinci lige ve amatör liglere hapsettiği gerçeğini görmezken biz hala neden başarısız oluyoruz teranelerini dinliyoruz.

Siyaset kurumu başta olmak üzere, üniversitelerde, bürokraside, ekonomide, bilimde, kültürde tam anlamıyla ehliyet ve liyakatin kaybolduğu ve her şeyden önemlisi de Üstad Cemil MERİÇ’in “düşüncenin kuduz köpek gibi kovalandığı bu ülkede, düşünce adamı nasıl çıkar?” sözüyle de gidişatın pek de iyi olmadığını düşünen bir birey olarak ifade etmeliyim.

Siyaset kurumu ve bürokrasi eliyle devletin her alanda erozyona uğradığını ne yazık ki İzlanda-Türkiye futbol maçı üzerinden görmek mümkün değil mi?

Bu ülkeye ne oluyor? Bu ülke duyularını kaybetti diyecek feraseti ve cesareti bu zamanda değil de hangi zamanda göstereceğiz?

Niteliksiz siyasetçi,  yeteneksiz bürokrat,  torpille endeksli sporcu ve bilim adamı, en önemlisi de duyarsız vatandaş olduğu sürece bu tür başarısızlıkları daha çok hazmedeceğiz gibi.

Milli futbolcumuz Emre Belözoğlu'na temizlik fırçasını uzatıp sosyal medyada geyik yapan meczup İzlandalı Türk millî takımı forması giyerek özür dilemiş güya. Milletçe de öfkemiz dindirildi ve gazımız da alındı. Önemsiz bir olayı ve önemsiz bir adamı gündem yapan medyamız da her seferinde olduğu gibi yine sınıfta kaldı.

Büyük ülke olabiliriz ama yeniden büyük bir devlet olmamız için kat etmemiz gereken daha çok mesafeler var.

Zihniyetimizi değiştirmediğimiz sürece ve düşünceye, düşünce adamına değer vermediğimiz sürece değişen bir şey olmayacak gibi.

Siyasette, sporda, bilimde, bürokraside liyakat olmadığı sürece günü birlik çözümler büyük devlet olmamızı sağlamaz.

Değişim dıştan değil, içten, kökten, temelden olursa toplum ve devlet gelişir.

İbn Rüşd "yumurta dıştan bir güçle kırılırsa yaşam son bulur; içten bir güçle kırılırsa yaşam başlar; zîrâ sahih dönüşümler hep içten gelir.." sözüyle bu durumu en güzel şekilde özetler.

Büyük ülke değil büyük devlet olabilme ümidiyle kalın sağlıcakla.

 

Bu yazı 377 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar