VALİYLE MUHTARLAR HADDİMİZİ BİLDİRİYOR!
Cengiz GÜLAÇ

Cengiz GÜLAÇ

VALİYLE MUHTARLAR HADDİMİZİ BİLDİRİYOR!

25 Kasım 2019 - 16:59

Öğretmenler Gününde Konya Valisinin konuşmasını izlediniz mi, bilmiyorum. Sizi bilmem ama ben Sayın Valimizi çok sevdim!

            Sayın Valimiz karşısında oturan kişinin oturma şeklinden rahatsız olmuş. Sen öğretmen misin diye soruyor. Sonra koskoca valinin karşısında ayak uzatan öğretmenden duyduğu rahatsızlığı samimi bir şekilde anlatıyor!

            Sayın Vali saygısızlıktan(!) o kadar etkilenmiş ki, birkaç defa “Allah Allah” diye de mırıldanıyor.

            Öğretmen kiiiim, koskoca vali kim? Çok haklı!

            Sen gidip sıradan bir öğretmen olacaksın sonra da çıkıp asla ve asla birilerinin lütfuyla değil de tamamen liyakatin esas alındığı objektif kriterlerle makamını hakkıyla elde eden koskoca valinin karşısında ayağını uzatacaksın! Vallahi çok ayıp!

            Geçenlerde benzer bir durumu Elazığ’da yaşamıştık. Allah razı olsun, koskoca Bakan hiç üşenmeden adap, edep konusunda hepimize ders verip gitmişti.

            Gerçi Vali Bey açıklama yapmış ve azarladığı kişinin gazeteci olduğunu söylemiş ama yine de öğretmen kısmı haddini bilse iyi olur!

            Demek ki Sayın Valimize göre öğretmene karşı yakışmayan üslup gazeteciye karşı rahatlıkla yapılabiliyor! İlginç…

            Sayın Valinin yanlış anlaşılmasından dolayı dilediği kısmi özür bana bir fıkrayı hatırlattı…

            Padişah bir gün soytarısını huzuruna çağırmış. “Bak soytarı, öğle bir kusur işle ki, özrün kabahatinden büyük olsun. Yoksa kellen gitti!” demiş.

            Padişah niye mi böyle bir şey yapmış?

            Vallahi ne bileyim, belli ki canı sıkılıyor!

            Soytarı kara kara düşünmeye başlamış. Kelle var işin içinde. Ne yapsa da kelleyi kurtarsa?

            Aradan biraz zaman geçmiş. Şatafatlı bir tören esnasında yüzlerce davetlinin önünde padişah tam soytarının yanından geçerken bizim soytarı padişahın kaba etinin iki lobunun tam ortasına bir parmak atmış!

            “Hopsss aaa!” diye zıplayan padişah “Bre melun, sen ne yaparsın?” diye bağırınca soytarı, “Kusura bakmayın padişahım, ben sizi sultanımız zannettim!” demiş.

            Sonra ne mi olmuş?

            Ne olacak, özrü kabahatinden büyük olan soytarı kelleyi kurtarmış, padişahın yediği parmakta kendisine kar kalmış!

            Sayın Valimiz de özründe gazeteciye ayar verdiğini söylüyor. Konya’da gazeteciler böyle birilerinin her canı istediğinde fırçalanıyor mu, bilmiyorum. Veya Konyalı gazeteciler bu özrün peşine düşer mi, onu da bilmiyorum. Konyalı Erman ve Serkan beyler gibi bilim insanlarını yakından takip ediyorum ama Konya medyasını takip etmiyorum!…

            Bildiğim, makamlara değer katan insanların yerine, makamlarından değer bulan insanlar yüzündendir belki de içinde bulunduğumuz bu hazin durumun sebebi…

            Allah’tan bizim valimiz son derece alçak gönüllü ve halkla ilişkileri çok iyi de, bu tür olaylarla karşılaşmıyoruz…

*****

            Konu konuyu açıyor…

            Geçen Cuma günü Kanal 23’te Sevgili Zülfü Bal ile birlikte hazırlayıp sunduğumuz “Gece Görüşü Objektif” programında Harput muhtarının bazı açıklamalarını eleştirdik.

            Devamında demokrasiye inanan birisi olarak seçimle gelen herkese saygılı olduğumu söyleyerek muhtarlık makamına olan saygımı ifade ettim. Son zamanlarda bazı kurumlardan duyduğumuz üslupları eleştirerek bu yeni durumu da başımıza Sayın Cumhurbaşkanının bela ettiğini söyledim.

            Mevzu özel olarak muhtarlık değildi. Konuyu özet geçtim. Sonra ne oldu dersiniz? Muhtarlar derneği Zülfü ve benim hakkımda bir kınama yayınladı. Özetle şöyle diyorlar:

            Biz Cumhurbaşkanının muhtarlara gösterdiği yakınlığı hazmedemiyormuşuz, çirkin, gayri ahlaki ve küçümseyici ifadelerde bulunuyormuşuz. Muhtarları göreve getiren tüm halka da çirkin bir saldırı yaptığımızın kabul edilmesi gerekiyormuş…

            Yani anlayacağınız kibarca bize ahlaksız deyip milletin bizi linç etmesi istenmekte!

            Kıymetli muhtarlarımız… Tabii ki her birinize karşı gayet saygılıyız. Biz genel olarak muhtarları eleştirmedik. Ki, eleştirebiliriz de… Birilerinden izin almamız mı gerekiyor? Söylenenlere karşı tepkiniz fazlaca abartılı ve de gereksiz değil mi?

            Ha, varsa hatamız... Kendimizi affettirmek için, size yemin ediyorum hükümet konağının önünde Sevgili Zülfü’nün üzerine benzin döküp yakarız da! (Sanki bu konuda hatalı olduğumuzu düşünmeye başladım! Ne yapsak ki?)

            Vali fırçalar, bakan el kol hareketi yapar, muhtarı eleştiremezsiniz…

            Gözünü sevdiğimin medeniyeti, hasret kaldığımız hoş görü, düşünceye saygı, demokratik ifade özgürlüğü… Bizde bu değerler niye yok ki? Aaahhh, ah!

            Hep bu Zülfü Bal’ın yüzünden! Duyduğum doğruysa Konya Valisi demiş ki, fırçaladığım bir öğretmen değil, Zülfü Bal’dı!

            Konya’yı da karıştırdın ya Sevgili Zülfü! Ne diyeyim!?

            Yok yok! Tabi canım, hükümet konağının önü iyi fikir!

Bu yazı 982 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 1 Yorum

Son Yazılar