ÜNİVERSİTEDE KOPYAYLA HOCA OLAN VAR MI?
Cengiz GÜLAÇ

Cengiz GÜLAÇ

ÜNİVERSİTEDE KOPYAYLA HOCA OLAN VAR MI?

03 Aralık 2019 - 15:38

            Cuma Günleri Kanal 23’te yayınlanan ve Sevgili Zülfü Bal’ın o yüksek dozdaki çekici kimliği altında her geçen gün bir ekran fenomeni haline gelen “Gece Görüşü Objektif” isimli programda önceki hafta bazı sorular sordum.

            Konu Zülfü’nün seksi kişiliği değildi! Zira biz Zülfü’yle birlikte bedenimizle değil, yapıp ettiklerimizle gündeme gelmek istiyoruz! (Geri zekâlı manken efekti yapayım dedim! Ne bileyim, içimden geld!)

            Normal şartlarda, medeni bir ülkede sorduğum sorular yüzünden yer yerinden oynardı.

            Yanlış anlaşılmasın, kendimi kıymetli gördüğüm için değil, meselenin ciddiyeti yüzünden kıyametin kopması gerekiyordu.

            Ne oldu dersiniz?

            Yaprak kımıldamadı…

            Yaprak kımıldamasa yine iyi. Meseleyi alakasız bir yere çektiler. Anlatayım efendim…

            Geçtiğimiz hafta Elazığ’da bir senfoni düzenlendi. Biz de programda senfoniyi eleştirenleri Zülfü’yle birlikte eleştirdik. Prof. Ömer Atalar Fırat Gazetesindeki köşesinde senfoniyi eleştiren bir yazı yazmıştı. Ben de isim vermeden o yazıyı eleştirdim.

            Yeri gelmişken, Ömer Beyin fikirlerine ilişkin eleştirilerimin saklı kalması kaydıyla maksadını aşan ifadelerimden ötürü kendisinden özür dilerim. Programdan sonra tekrar ifadelerimi izlediğimde gerçekten üzüldüm. Kastım başka olsa da, maksadını aşan ifadeler kullanmışım.

            Bir Roma atasözü der ki, “İnsanlar sözlerinden, öküzler boynuzlarından asılır”. Maksadım kastıma uygun olmalıydı. Hata yaptım, kabul ediyorum. Tekrar özür dilerim…

            Neyse…

            Programda eleştiri konusu Ömer Beyin yazısıydı. Ancak o konudan hareketle bir dünya şey konuştuk. İzleyenler… Daha doğrusu üniversite çevresinden bazı kişiler konuşulanların tamamı sanki Ömer Beyin şahsıyla ilgiliymiş gibi konuyu küllendirmişler.

            Gelelim programda sorduğum sorulara…

            Elazığ Fırat Üniversitesi’nde kopyayla dil sınavını geçen var mı?

            Ve yine üniversitemizde başka hocaların eserlerinden intihal yaparak yayın yapan kişiler var mı?

            Sizce de sorular kıymetli değil mi?

            Programı öyle güzel küllediler ki, soruları unutturdular. Sanki biz sadece Sayın Ömer Atalar’ı kast etmişiz, programın merkezin de Atalar varmış gibi!

            Tuğla gibi akademik unvanlar taşıyacaklar, çoluk çocuklarına haram lokma yedirecekler… Sonra da üç maymunu oynayacaklar! Yok öyle.

            Bu meselenin peşine neden mi düştüm?

            Şerefiyle, hakkıyla, emeğiyle akademik hayata katkı sağlayan insanların hakkını korumak için meseleyi gündeme getiriyorum. Emin olun, bu meselenin gündeme gelmesinden en çok onlar memnun oluyordur.

            Evet sevgili hocalarım,

            Emeğiyle akademik kariyerini yapan hocalarımız kenara çekilsin lütfen! Ömer Hocam, lütfen sen de kenara çekil! Zira konunun seninle ilgisi yok, boşuna moralini bozmasınlar…

            Elazığ Fırat Üniversitesi’nde kopyayla dil sınavını geçen var mı?

            Ve yine üniversitemizde başka hocaların eserlerinden intihal yaparak yayın yapan kişiler var mı?

            Tekrar sorayım mı?

            Soruyu her okuduğunuzda terlediğinizi biliyorum! Nabzınız yükseldi, ellerinizi ve mimiklerinizi kontrol edemiyorsunuz! Şu an bana küfür etmeniz vicdanınızı rahatlatmayacak! Haklı olduğumu biliyorsunuz…

            Bu kadarı yeterli! Tekrar sormayacağım…

            Biraz sonra parmağımı şaplatacağım ve her şeyi unutacaksınız, yazıdan aklınızda sadece Zülfü Bal’ın seksi kişiliği kalacak!

            Hazır mısınız?

           

Bu yazı 718 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • DOÇENT
    1 hafta önce
    Cengiz bey konuyu gündeme getirdiğiniz için teşekkür. Öyle çok var ki. Hangisini diyek. Acaba dil sınavını geçenlerden kaçı yabancı dilini konuşabilir ki. Hiçbiri. Ülkenin akademisyeni böyle kopya ile hoca olursa FETÖYE kim ne desin ki. Yabancı dil sınavlarına savcılık el atmıyor nedense. Çünkü bu konu Türkiye bin her yerinde aynı. Siyasetçi bile kopya ile akademik unvan yapmış. Bildiğim çok şey var hadi neyse.. Sen zaten ifade etmişsin. Daha ne diyesin. Onlar kendilerini bilir.

Son Yazılar