ŞERİFOĞULLARI VE GÜRGÖZE MECLİS ÜYELERİNDE ANLAŞAMIYOR MU?
Cengiz GÜLAÇ

Cengiz GÜLAÇ

ŞERİFOĞULLARI VE GÜRGÖZE MECLİS ÜYELERİNDE ANLAŞAMIYOR MU?

05 Aralık 2018 - 13:27

Belediye başkan adayları bir bir ortaya çıkmaya başladı. Seçimi kimin kazanacağına dair tahminler yürütülmeye başlandı. Adayların belli olmasıyla birlikte yeni gündem belediye meclis üyeliğine kimlerin aday olacağı…

            İnsanlar neden belediye meclis üyesi olmak istiyor, neden bu kadar önemli sorularının cevabını anlamadan konuyu sağlıklı kavrayamayacağımızı düşünüyorum. Yazılarımı mevzuata boğmayı sevmediğimi biliyorsunuz. Bu sebeple bir belediye meclis üyesinin yetkilerini, hukuki statüsünü yazmayıp basit bir şekilde anlatmaya çalışacağım.

            İsmini bilmediğim bir belediye başkanı Antalya’da belediye başkanlarının toplantısında sorunlarını anlatırken konuyu muhteşem bir tespitle açıklığa kavuşturuyor. Başkan; “Bugün imar komisyonları kaldırılsa belediye meclis üyesi aday adayı bile bulamayız!” diyor.

            Gerçekten de muhteşem bir tespit değil mi?

            Belediye meclis üyeliğinin bir başka önemi ise şöyle…

            Özellikle borçlanma gibi önemli konularda meclise hakim olmayan bir belediye başkanı için görev süresi cehenneme dönebilir. Bugün borçlu olmayan belediye yok gibi. Meclisten karar çıkaramayan belediye başkanı maaşları bile ödeyemez duruma gelebilir. Ve dahi birçok önemli karar gibi…

            Hatırlayın, Sayın Mücahit Yanılmaz belediye meclisinde en büyük sıkıntıyı kendi partili meclis üyeleriyle yaşamıştı. Ak Partili birçok belediye meclis üyesi oturdukları her yerde imar ve Elazığspor konuları üzerinden yolsuzluk yapıldığı izlenimi oluşturmaya çalışıyordu.

            Ben onların derdinin hak hukuk olmadığını, rant bölüşümüne ortak/dahil olmak olduğunu, çırak çıkacaksak neden belediye meclis üyesi olduk diye düşündüklerini biliyorum! Neyse, konumuz başka…

            Anlayacağınız sadece seçimi kazanmak yetmiyor. Meclis çoğunluğu ve de meclisteki uyum başkanlığı kazanmak kadar önemli.

            İyi Parti adayı Sayın Ali Şekerdağ ittifakın adayı olabilecek mi? İttifak adayı olursa özellikle Palu oylarını toparlayabilir mi? Sayın Bilal Çoban MHP’nin 24 Hazirandaki oylarını ne kadar artırabilir?...

            Bu soruların cevabını seçimde öğreneceğiz. Seçimi kimin kazanacağı ne bu yazının konusudur ne de beni ilgilendirir. Ancak seçimi Sayın Şahin Şerifoğulları kazanacak olsa bile diğer partilerin çıkaracağı meclis üyesi sayısı Şahin Bey için hayati öneme sahip olacak. Aynı durum diğer adayların kazanması halinde de geçerli…

            Tam da bu noktada yazının başlığındaki soruyu irdelemeye başlayabiliriz…

            Öncelikle yazacağım kulis bilgilerinin her zaman reddedilebileceğinin farkındayım! Kendimce duyumları teyit ettikten sonra yazıyı kaleme aldığımı bilmenizi isterim. Lakin taraflar yok böyle bir şey derlerse de sıkıntı yok. Zira bu tür konularda kamuoyu önünde tarafların iddiaları doğrulaması beklenmez…

            Kulislerde konuşulduğuna göre Ak Parti İl Başkanı Sayın Ramazan Gürgöze belediye meclis üyeliğinde Sayın Şahin Şerifoğulları’na sadece 4 kontenjan vereceğini söylemiş. Milletvekillerine de birer kontenjan vereceğini beyan etmiş.

            Yukarıda kısaca meclis üyeliğinin önemini yazmaya çalıştım. Ramazan Bey 3 yılı aşkındır il başkanı. Önümüzdeki beş yıl boyunca il başkanlığı görevini devam ettirmesi zor görünüyor. Zira toplamda sekiz yıl olmuş olacak. Ak Parti’de bu kadar uzun süre il başkanlığını yapan başka birisi var mı, bilmiyorum.

            Bu sebeple 5 yıl boyunca, seçimi kazanması halinde meclis üyeleriyle muhatap olacak olan Şahin Beydir. Uyumlu bir meclisle çalışmak için fazla sayıda meclis üyesi göstermek isteyecektir.

            Doğru olan, hak olan da bu şekilde olması gerektiği gibi duruyor! Ancaaakkk!

            2009 yılında Ak Parti Belediye Başkan Adayı olan Sayın Süleyman Selmanoğlu meclis üyesi talep ederken Şahin Beyin babası Sayın Ali Şerifoğulları il başkanıydı. Araştırmalarıma göre Ali Bey o dönem Sayın Selmanoğlu’na sadece 5 tane meclis üyeliği vermişti.

            Devamında olanlar halen daha hafızamızda…

            Sayın Selmanoğlu neredeyse 5 yıl boyunca hiçbir zaman tam sayıyla meclis toplantılarını yapamadı, kendi partisinin meclis üyeleri resmen burnundan getirdi. Bir yandan meclisle cebelleşti, diğer yandan da FETÖ’cü polislerin yürütüp, FETÖ’cü başsavcının talimatlar verdiği soruşturmalarla uğraştı.

            Şimdi sormak lazım…

            O zaman il başkanı olarak Sayın Ali Şerifoğulları’na hak olan meclis üyeliği atama yetkisi bugün neden Sayın Ramazan Gürgöze’ye hak olmasın? Veya…

            Bugün Şahin Beye hak olan meclis üyesi talebi o gün neden Süleyman Beye hak görülmedi?

            Peki, bu mesele neden bu kadar önemli?

            Çünkü Allah’ın emrettiği “liyakat” bizim muhafazakâr amcalar için hiçbir zaman önemli olmadığı için bugün de kimsenin umurunda değil! Ehil kişiler meclis üyesi olsa, kim kimin adamıymış, mesele olur mu? Herkes işine bakar. Hak hukuk çerçevesinde vicdanıyla görevini yerine getirir, hiçbir sıkıntı da çıkmaz…

            Madem sistem bu şekilde, var olan düzenin şartları dahilinde hakkaniyetli olmak lazım…

            Dün hak olan bugün de hak olsun!

           

Bu yazı 1120 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • syg
    1 hafta önce
    Değerli meslektaşım yazılarını takip ediyorum.Çok katıldığım ve takdir ettiğim görüşlerin var gerçekten.saygı duymamak elde değil.Bu yazınla ilgili kısa bir düşünce açıklamasında bulunacam.Bu düşüncemin gerçekleşmemesi,( tabiki Şahin Şerifoğulları belediye başkanı seçilirse) illaki konuşacak bir ortamımız olacaktır.Belediye Meclis üyeliği ile ilgili yapılan siyasi manevralar falan tüm illerin yaşadığı bir sıkıntı.Ancak Belediye meclis üyeleri kim olursa olsun,hangi partiden olursa olsun,Şahin Şerifoğullarını tanıdıktan sonra,samimiyetini ve şehre kazandırmak istediği gerçekten samimi projelerini gördükten sonra,siyasi düşüncelerini,ihtiraslarını,menfaatlerini vs. bir kenara bırakacaklardır. Yunus Emre\'nin de dediği gibi \"dil söylerse kulak dinler,kalp söylerse kainat dinler\" lafzını,haddim olmayarak \"dil ile kalp bir olursa,taşlaşmış kalpler gül bahçesine döner\" diyerek,sadece hizmet için,üstüne koymak için yola çıkan bu gönül insanına olan inancımı belirtmek isterim.Syg..

Son Yazılar