SAKINCALI SORULAR
Cengiz GÜLAÇ

Cengiz GÜLAÇ

SAKINCALI SORULAR

15 Ağustos 2019 - 13:28

Efendim bayram sonrası herkese yeniden merhaba,…

Kafamda sıkıntılı sorular var. Sıkıntılı derken, bugünlerde sakıncalı sayılabilecek bir konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum.

“Muhafazakâr düşünce insanda sanat ve estetik kaygısını azaltan bir hayat anlayışı mıdır?”

Bugünlerde bu sorunun sakıncalı sayılma ihtimali Kaz Dağları’nda Kanadalı firmanın altın çıkartmak için doğayı tahrip etmesinden ötürü çevreci tepkilerden kaynaklanıyor.

Yeni Gezi Olayları olacak diyen var. Yeni Gezi olsun diye bekleyenler var. Mesele sadece çevre diyen var…

İstisnalar yazı konusu olmamakla birlikte, genel olarak,…

Neden muhafazakâr insanlar çevrecilik konusunda hiç sesini yükseltmez?

Yeşil muhafazakârın sermayesini, siyasal duruşunu temsil ederken, aslında yeşilin en fazla doğaya yakıştığını neden muhafazakârlar göremez?

Çevreye karşı duyarlı olmanın aslında ideolojik bir kampı temsil etmeyip, gelecek nesillerin hakkını savunmak olduğunu muhafazakârlar neden göremez?

Çevreyi tahrip edince sadece bundan çevrecilerin değil de, tüm insanlığın etkileneceğini neden hiçbir muhafazakâr göremez?

Muhafazakâr siyasetçilerin beton merakı nerden gelmektedir?

Neden hiçbir muhafazakâr siyasetçi şehircilikte estetik kaygıyı taşımaz?

Şehirlerimizin, “toplu ucube yaşam alanı” olmasının vebali kimlerdedir?

Muhafazakâr sanatçı denince neden aklımıza ilk ebru sanatı, minyatür ve hat sanatı gelir de, başkaca alanlarda muhafazakâr insanlar sanat söz konusu olduğunda konuşulmaz?

21. yy dünyasında demokrasi kültürünün geldiği seviyeye rağmen saltanatçılık yapmayı marifet sanıp Osmanlıcılık yapanlar Osmanlı ve Selçuklu mimarisini niye örnek almaz?

Tarihi eserler restorasyon adı altında katledilirken, binlerce yıllık eserlere pimapenden eklentiler yapılıp, eserlerin tüm tarihi ruhu öldürülürken neden bir tek muhafazakar kılını kıpırdatmaz?

En fazla konuşması gereken sanatçıların susturulmaya çalışılıp, cehaletin geçer akçe olmasına neden kimse isyan etmez?

Biz güzeli neden sevmiyoruz?

Demem o ki sevgili okur,…

Berbat şehirlerde yaşıyoruz. Mimari diye yutturulan şey ucube beton yığınlarından ibaret. Sanat, hayatın hiçbir alanında yer almıyor. Çevre bilinci hiçbirimizde yok.

Yazı konusunun muhatabının muhafazakârlık olmasının sebebi yakın olduğum mahallenin burası olmasından kaynaklanıyor. Yoksa sanki bu ülkede geri kalan diğer herkes birer Picasso değil!

Sanat ve estetik kaygısını dile getirmek demek hiçbir kişi veya düşünceye prim verip birilerini eleştirmek demek değildir. Onlarca, yüzlerce yıllık bir eksikliği dile getiriyorum.

Dünyayı izimler, ideolojiler değil, güzel düşünüp güzel yapan insanlar yaşanır hale getirecektir.

TEŞEKKÜRLER BAŞKAN

Belediye Başkanı Sayın Şahin Şerifoğulları makam aracını evlenen bir çifte tahsis etti. Bu uygulamayı zaman zaman yöneticiler yapıyor.

Başkan aracını bedensel engelli bir kardeşimizin düğününe tahsis etmişti. Beni çok duygulandıran başkanın sosyal medya hesabından evlenen çift için “Aşkları engel tanımayan” diye mesaj yayınlamasıydı.

Bu dünyayı aşkları engel tanımayan insanlar güzelleştiriyor…

Ve bu dünyaya, engel tanımayan aşklara hürmet gösteren yöneticiler ümit veriyor…

Teşekkürler Sayın Başkan…

DUYMAK İSTEMİYORUM!

Artık bu şehirde kim, kimin torpiliyle, nereye müdür olmuş da, kimin müdürlüğü, nerden, neden, nasıl alınmış, duymak istemiyorum!

Gidenlerin hepsi daha önce nasıl geldiyse, gelenlerin hepsi de bugün aynı yöntemle geliyor. Bir gün gelecek bugün gelenler de aynı yöntemle gidecek…

Artık hayatımıza biraz kalite katalım ve medeni dünyada insanlar neler konuşuyor, kulak verelim ya hu!

Mesela mı?

İl Özel İdaresi Genel Sekreteri kim olacak acaba(!)?

Bu yazı 825 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Hasan Hüseyin Ceylan
    1 hafta önce
    Bu kadar güzel bir sorgulama insallah bazılarının ufkunu açar. Tebrik ederim.

Son Yazılar