MHP AK PARTİ'NİN SONU OLUR MU?
Cengiz GÜLAÇ

Cengiz GÜLAÇ

MHP AK PARTİ'NİN SONU OLUR MU?

24 Nisan 2019 - 11:11

            Adamın birisi ara ara bankaya gider para yatırırmış ama hiç para çekmezmiş. Bu durum uzun süre devam etmiş. Sonunda bankanın müdürünün dikkatini çekmiş.

            Yine adamımız bir gün para yatırmak için bankaya gittiğinde müdür adamı yanına çağırmış, çay ısmarlamış. Sohbet başlamış…

            -Beyefendi, uzun zamandır bankamızın müşterisisiniz. Hep para yatırıyorsunuz ama hiç çekmiyorsunuz. Yanlış anlamazsanız, ne işle uğraşıyorsunuz?

            -Ben bahisçiyim müdür bey.

            -Nasıl yani?

            -Her konuda insanlarla iddiaya girerim ve hiç kaybetmem!

            -Bu nasıl olur? Mümkün değil.

            -İsterseniz sizinle bir iddiaya girelim.

            -Hangi konuda?

            -Saçınızda hiç ak yok. Yüz hatlarınıza bakınca otuzlu yaşlarınızın başında olmalısınız.

            -Evet.

            -Müdür Bey tam bir ay içinde makatınızın tam ortasında kalınca bir beyaz kıl çıkacak!

            -Hadi canım, mümkün değil!

            -Öyleyse 20 bin liraya iddiaya girelim.

            -Tamam lan! Girdik öyleyse…

            Adam bankadan çıkmış, bir ay sonra bankada buluşmak için müdürle sözleşmişler.

            Müdürü dert almış. Her gün elinde ayna, bir ay boyunca makatını kontrol ediyormuş. Herhangi bir beyaz kıl görünmüyormuş. Ayın sonu gelmiş…

            Bizim iddiacı adam bankaya köyün muhtarını da şahit tutmak için götürmüş. Müdür makatını açmış ve hiçbir beyaz kıl yokmuş.

            Müdür, kazandım diye sevinç çığlığı atmış! Muhtar adama bir torba vermiş, bankadan ayrılmış. Müdür “Nassı yaa, bak ben kazandım!” Demiş. Adam, “Hayır müdür bey, ben kazandım.” demiş.

            Müdür, “Olur mu, bir tek tel bile beyaz kıl yok işte.” Deyince, adam muhtarın verdiği torbayı açmış ve şöyle demiş:

            “Bir ay içinde bankada senin g.tünü göstereceğime dair muhtarla kırk bin lirasına iddiaya girmiştim. Al bu senin yirmi binin, bu da benim yirmi binim. Sana zahmet hesabıma yatır!”

*****

            İnsanları desteklediği partilere göre eleştirmenin demokratik bir tutum olmadığını söylemek sıradan bir tespittir aslında. CHP’yi temsil ettiği çizgi yüzünden, MHP’yi savunduğu ideoloji yüzünden eleştiremeyiz. Hatta HDP bile terörle arasına mesafe koymuş olsaydı saygıyı hak edebilirdi.

            Ak Parti de kendisine göre bir siyasi anlayışa sahipti. CHP Ak Parti çizgisine gelse,… Veya MHP, CHP çizgisine gelse muhakkak ki mensupları tarafından eleştirilir.

            Cumhur İttifakı kurulduktan sonra Ak Parti’nin söylemlerinde gözle görülür bir sertleşme vardı. En son 31 Mart seçimleriyle birlikte “Beka Sorunu” Cumhur İttifakı’nın en büyük seçim stratejisi oldu.

            Milliyetçi söylemler her geçen gün sertleşerek attı. En sonunda Cumhurbaşkanı Türkiye ittifakından bahsetti, demiri soğutmak gerekir, önümüzde sorunlarımızı halletmemiz için dört buçuk yıl var diyerek ortamı yumuşatmak istedi…

            Ama…

            Sayın Kılıçdaroğlu’na şehit cenazesinde yapılan saldırıdan sonra Sayın Bahçeli’nin kınamayı geçtim, orada ne işin vardı gibi bir tutum sergileyip… Türkiye ittifakı da nerden çıktı gibi bir söylemi üzerine, Cumhurbaşkanı Bahçeli’nin sözlerine göre saf tutmaya başladı.

            Şartlar ne olursa olsun, bir genel başkana yapılan saldırıyı Cumhurbaşkanı’nın kınayacağını hepimiz tahmin edebiliriz. Ama Cumhurbaşkanı genel ifadelerle saldırının yanlış olduğunu söylese de, bir geçmiş olsun bile demedi.

            Demem o ki…

            MHP aslında kendi içinde tutarlı politikalar izleyen bir parti. Bunun için de eleştirme hakkımız yok. Ama Ak Parti 2002’de geldiğinde farklı vaatlerde bulunmuştu. O vaatler de, bugün ki güvenlikçi söylemlerin sert bir dille ifade edildiği vaatler değildi.

            Ak Parti’yi dikkatli izleyin. Partide parlayan yıldız kim? Süleyman Soylu. Sebep!?...

            Son seçimde “Beka Sorunu” söylemi büyük şehirleri kazanmaya yetmedi. Muhafazakâr, milliyetçi illerde de Ak Parti’nin oyları düştü. 24 Haziranda zaten tek başına iktidar elden gitmişti…

            O zaman ittifaktan karlı çıkan kim?

            Yani Ak Parti MHP’lileştikçe, kazanan MHP oluyor. Bu açıdan bakınca Sayın Bahçeli partisi açısından doğru bir strateji uyguluyor. Tebrik etmek lazım.

            Ak Parti 24 Haziran seçimlerini ittifak kazandı diye sevinip, ilk defa iktidarı tek başına değil de, dolaylı olarak koalisyonla elde ettiği gerçeğini unutup…

            2002’de başlayan serüvenin, Tanrı Dağlarında uluyup, içimizde tarifi anlamsız bir sempati uyandıran MHP’li Cemal Enginyurt çizgisine gelmiş olmasını kazanmak sayıyorsa…

            Banka müdürü de aslında iddiayı kazanmıştı!

Bu yazı 1363 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar