ELAZIĞ'IN HALLERİ
Cengiz GÜLAÇ

Cengiz GÜLAÇ

ELAZIĞ'IN HALLERİ

14 Ekim 2020 - 12:20

            Türkiye gazetesiyle Nethaber’deki yazılarım yüzünden ihmal ettiğim köşe müdavimlerimden özür dilerim.

            Gazetemizin imtiyaz sahibi Sevgili Ahmet Toprak telefonda bana “Ulusal basındaki yazılarını keyifle okuyoruz. Senin yazılarına hasta olduğumu, çok beğendiğimi, sana hayran olduğumu, seni kendime örnek aldığımı biliyorsun! Köşeni ihmal etme. Seni çok ama çok seviyorum ve seni çok özledim!..” demese de, demek istemesi üzerine, ki ürkek, mahcup, sevimli bir kuş gibi duygularını söylemede çekingendir, köşemi ihmal ettiğimi fark ettim!

            Depremin yaralarını halen daha saramadık. Salgınla depremin yaraları katmerlendi. Özellikle esnafın durumu perişan.

            Evleri yıkılan vatandaşların çoğu hakları nelerdir, bilmiyor. Neredeyse depremin üzerinden bir yıl geçti ama halen daha vatandaşın önemli bir bölümü önüne gelene mağduriyetini anlatıyor.

            Kanal 23’te Sevgili Mehmet Ali Baysal’la depremden kaynaklanan hukuki haklara ilişkin bir program yapmıştık. Durum içler acısı. Halen daha aynı soruları soruyorlar. 1.500 kişi gidip arzuhalciye dilekçe yazdırmış. Açılan davaların hepsi reddedildi. Zamanında defalarca açmayın, süresi var dedik ama dinlememişler.

            Bazı vatandaşlar kurum memurlarının yanlış yönlendirmesi yüzünden mağdur olmuş. Kaç sefer uyardım, hatırlamıyorum. Dilekçe hakkı anayasal bir haktır. Vatandaşın dilekçesini bir memur nasıl almaz?

            Al dilekçeyi, vatandaşın talebi uygun değilse reddedilir. Sana mı kalmış hüküm kurmak?

            Deprem olduğundan beri “sorular ve cevaplarla deprem süreci” diye broşürler hazırlamak çok mu zordu? Bastır on binlerce broşür, kapı kapı dağıt. Vatandaş bilgilenmiş olsun…

            Yapılan ve yapılacak evlerin kuraları nasıl çekilecek belli değil. İzah eden yok. Ev fiyatlarını Sayın Cumhurbaşkanı %40 indirdi ama ihale bedelleri çok yüksek. Hele hele köy evlerinin fiyatları ve standartları resmen komedi.

            Vay efendim neymiş? 20 yılda faizsiz ödenecek miktar pul olurmuş! Yapan firmaya peşin peşin ödüyorsunuz ama! Kimin vergilerinden gidiyor bu paralar? Köy evlerinin fiyatını içine sindiren varsa hodri meydan, çıksın tartışalım.

            Yıkım işlemleri eziyete dönmüş durumda. Evleri yıkan firmalar gerekli önlemleri almıyor.

            Biriken sorunların etkisiyle sosyal medyada “Sahipsiz Elazığ” kampanyası yapıldı. Kampanya çok ses getirdi. Ak Parti Milletvekili Sayın Zülfü Demirbağ Sahipsiz Elazığ kampanyası için bir tv programında bir şeyler söyledi. Yer yerinden oynadı.

            Sahipsiz Elazığ meselesi eskiye dayanıyor. Elazığ’da geçerliliği olduğuna eskiden inanmıyordum. Bu söylemi dile getirenlerin çoğunu medyada bazı arkadaşlarımız yönlendiriyordu. Ak Parti’ye 18 yıl oy vermemiş, Ak Parti kişi başına geliri 100 bin dolara çıkarsa bile bir kulp takacak muhalif insanların söylemlerinin vatandaşta karşılığı olmadığını her seçim döneminde görüyorduk.

            Ancak bu sefer depremin de etkisiyle Ak Parti’ye oy verenler bile Sahipsiz Elazığ söylemine sahip çıktı. Bunu Ak Partili yetkililerin iyi düşünmesi lazım.

            Ak Parti 65 gün il başkanını açıklamadı. Sonunda Sayın Şerafettin Yıldırım il başkanı oldu. Kendisine başarılar dilerim. Çok zor bir dönemde göreve geldi. Umarım başarılı olur.

            Ak Parti’yi zor bir dönem bekliyor. Vatandaşa kendilerini anlatamıyorlar. Sosyal medya resmen Ak Partililerin linç alanına dönmüş durumda.

            Elazığ’da sol, geleneksel olarak mezhep temeline dayanıyor. Sosyal medyada CHP’ye oy veren vatandaşlarımız kendilerini tıpkı sosyal hayatta izole ettikleri gibi sosyal medyada da izole etmiş durumdalar.

            Ak Parti’yi ve temsilcilerini sosyal medyada en çok eleştirenler genelde ülkücü kökenden geliyor. Vatandaş olarak hakları var mı? Elbette hakları var ancak Cumhur İttifakının paydaşları olduklarını unutacak seviyede tepkileri görüyoruz.

            Normal eleştiriyi göremez olduk. Küfürler havada uçuyor.

            Ak Partililerin icraatlarını ne kadar eleştirirsek eleştirelim sosyal medyada MHP veya Sayın Devlet Bahçeli aleyhine paylaşım yapan bir tane Ak Partili göremezsiniz. Tam tersi hemen hemen herkes Sayın Bahçeli’ye duydukları sevgiyi dile getiriyor. Ama Ak Partinin ve temsilcilerinin adını hırsıza çıkartan, hakaret eden, ulusal konularda Sayın Erdoğan’ı itibarsızlaştıran hesapların çoğu ülkücülerin.

            Tamam, MHP teşkilatından bu tür paylaşımlar yok ama hepimizde biliyoruz ki MHP’de disiplin esastır. Tabana mesaj verirseniz, Cumhur İttifakının önemini vurgularsanız en azından tepkilerin dozu düşer.

            Madem bu iktidardan şikâyetçisiniz. İktidarı ayakta tutan MHP olduğuna göre önce MHP’yi eleştirin ve oy vermeyin! Haksız mıyım?

            MHP merkez ilçe kongresine tam katılım sağlayıp boncuk gibi dizilen Ak Partili yetkililer bu durumdan rahatsız değil. Rahatsız olmadıkları gibi umurlarında da değil!

            Cumhur İttifakı düşerse dilinin ve kaleminin ayarı olmayan benim gibilere bedel ödetirler ama birileri her şart ve durumda gemisini yürütebilir. Lakin benim derdim kişisel değil, millet, vatan meselesidir. Cumhur İttifakı düşerse çok şey kaybederiz. Ve ben buna Allah huzurunda kalben iman ediyorum. Gerisi koltuk ve para düşkünlerinin işidir!

            Unutmayın, Cumhur İttifakı kişilerin, şirketlerin, grupların menfaatini koruyup kollamak için kurulmadı! İki lider bu ittifak için hayatlarını ortaya koydu…

            Gürsel Erol yeniden aday olacağını açıkladı. Hiç kimse kusura bakmasın. 41 yıl sonra hayatımıza giren bir solcu siyasetçi Elazığ’ın o makyajlı sağ, muhafazakâr siyasetinin üzerinden tank gibi geçti!

            Yine kimse kusura bakmasın ama Gürsel Bey herkese siyaset ve iletişim dersi veriyor. İyidir, kötüdür, eksiği vardır, fazlası vardır… Hepsi bir tarafa. Sonuçta vatandaşın gündemini bir şekilde yakalıyor ve iletişim kurabiliyor.

            Ak Partililerde uyum yok. Bunu herkes biliyor ama kimse dillendirmiyor. Cumhurbaşkanımız Şerafettin Bey’e görevi verirken “Bana Ömer’leri bul getir!” demiş. Allah Şerafettin Bey’in yardımcısı olsun.

            Ömer’ler ortaya çıkmaz. Çıkarsa Ömer‘liğini burnundan fitil fitil getirirler. Elazığ’da sistem Ömer’lerin ortaya çıkmaması üzerine kuruludur.

            Piyasada ismi bilinen üç tane Ömer sayın desem!..

            Biliyordum!

            Ak Parti gençlik kolları, kadın kolları… Ne iş yapıyorsunuz? Kusura bakmayın ama hiç iyi gitmiyorsunuz.

            Jöleli ihale paylama söylentileri ayyuka çıkmaya başladı! Bir gün elinizde fena patlar! Genç kardeşim, benden uyarması…

            İki kişiyi dostça uyarmak istiyorum…

            Herkesin bildiği, konuştuğu meselelere sır süsü veriyoruz ya, madem uzun bir aradan sonra kalemi elimize aldık, hakkını verelim!

Sayın Şahin Şerifoğulları’nın dürüstlüğünü, dürüstlük konusunda ne kadar hassas olduğunu hepimiz biliyoruz. Elazığ siyasetinde şirketler savaşı olup olmadığını alt yapı ihalesinde göreceğiz!

Herkes bu meseleyi konuşuyor. Öyle ki, Elazığspor’un akıbetinin ne olacağı, taht savaşlarının altyapı ihalesine göre şekilleneceği konuşuluyor.

Hepinizin konuştuğu meseleleri yazıyorum farkındaysanız!

Sayın Başkana naçizane tavsiyem, bu dedikodulara kulak kabartsın. Birilerinin akçeli hesapları yüzünden siyasetine zarar gelmesin. Açık, şeffaf bir ihale süreci olursa alnının akıyla işin içinden çıkar. Tıpkı, imar meselelerinde ortalığı karıştırmaya çalışanlara rağmen alnının akıyla süreci sonlandırdığı gibi…

Sayın Valimize gelince…

Sizi tanıdıktan sonra kalben sizi sevdiğimi ve size güvendiğimi biliyorsunuz. Yanınızdayken Sayın Valim çok yaşa diyenler Ak Parti ile olan diyaloglarınızı aleyhinize kullanmaya başladılar. Makamınız gereği tarafsız, eşit bir görüntü vermeniz sizi saldırılara karşı koruyacaktır. Burası küçük bir şehir. Vali bir siyasi partiyi ziyaret etti mi sonu gelmez. Madem MHP’yi ziyaret ettiniz diğerleri de davet edecektir. Bence hiç gerek yoktu…

Ezcümle…

Elazığ tarihinde siyasetin vasatı hiç bu kadar aşağı çekilmemişti. Ben Sayın Cumhurbaşkanına güvenen, inanan ve bunu asla saklamayan birisiyim. Bu şehri ilgilendiren meselelerde kendimce elimden geldiği kadar şehrin meselelerini dile getirdim.

Bu şehre hizmet etmek muradında olmayan çeksin gitsin. Ne şehrine ne de Cumhurbaşkanının emeğine ihanet etmesin vesselam!

Bu yazı 1289 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • hira sare
    1 hafta önce
    Ne mutlu sizi dunya ya getiren ve boyle yurekli cesur yetistiren o anaya ve o baba ya Allah size uzun ve saglikli omurler versin insaallah...okuduklarimiz isigin da hz.Ali ve hz.omer e benziyorsunuz 40 yasinizi gectiyseniz tamamdir.bu hamur suyunu kaldirmis gorunuyor...selam ve saygilar tum camiamiz olarak...
  • Vedat Turan
    1 hafta önce
    Şahin serifogullari çok başarısız artık parlatmaya çalışmayın gazi caddesinin yıkım olamdan yapılması saçma sapan teras projeleri yanilmazin devam ettirdiği projelerin kendininmiş gibi göstermesi memleket toz bulutu iki tanker isteyemedi yeter ya yeter

Son Yazılar