BELEDİYE BAŞKANI VE VEKİLLER NE İŞ YAPIYOR KARDEŞİM?
Cengiz GÜLAÇ

Cengiz GÜLAÇ

BELEDİYE BAŞKANI VE VEKİLLER NE İŞ YAPIYOR KARDEŞİM?

30 Ocak 2020 - 13:17

Başlıktaki sorunun cevabını vereyim. Vallahi gördüğüm işlerini yapıyorlar!

            Herhangi bir yandaşlık kotasıyla söylüyorsam namerdim. İlk defa, ayrım yapmaksızın söyleyeyim ki, hepsi de elinden ne gelirse yapmaya çalışıyor. Hem de belki de ilk defa oy kaygısı yaşamaksızın, sadece ve sadece hemşericilik bilinciyle ve de insani sebeplerle…!

            Meseleyi somut bir şekilde ele almadan önce kısa bir tespit yapmalıyım…

            Eksik var mı? Var. Sıkıntı oldu mu? Oldu…

            Lakin devlet sınavı geçti. Ben depremden sonra Kanal 23’e koşana kadar devlet üç tane bakanını Elazığ’a yetiştirmişti. Sabahı da hemen Sayın Cumhurbaşkanı Elazığ’a geldi. Bu arada gelip giden bakanları hiç saymıyorum bile!

            İlk andan itibaren Elazığ’dan hiç ayrılmayan bakanlarımız Sayın Süleyman Soylu’ya, Sayın Murat Kurum’a ve Sayın Fahrettin Koca’ya çok teşekkür ederim.

            Gelelim Belediye Başkanımıza ve vekillerimize…

            Cumhurbaşkanının şahsen gelip olaya el koyduğu, bakanların bizatihi organizasyonu yürüttüğü bir afette tabii ki Belediye Başkanının, vekillerin rol çalması, reklam peşinde koşması, kurumlara talimatlar vermesi beklenemez. Ancak vatandaşla, muhtarlarla birebir ilgilenen, sahada vatandaşın moralini yüksek tutmaya çalışanlar da onlar.

            İki gün geç saatlere kadar Sayın Tolga Ağar ve Sayın Şahin Şerifoğulları ile birlikte mahalleleri gezdim. Muhtarlar Derneğinde yapılan toplantıya katıldım.

            Muhtarlarımız artık o kadar bunalmış ki, yemin ettiler, vallahi artık taleplere yetişemiyoruz, Allah sizlerden razı olsun, sizlerin hatırı olmasa isyan noktasına geldik dediler.

            Nail Bey Mahallesine beraber gittik. Vatandaş dolmuş, tedirgin… Ağar ve Şerifoğulları o kadar güzel bir şekilde vatandaşın sinirini yatıştırdı ki, görmeniz lazımdı.

            Ağar’ın ve Şerifoğulları’nın yanındaki arkadaşlara sordum, yorgunluk durumu nasıl diye. Sabaha doğru evlerine gidip en geç sekizde sahadalarmış. Hepsi robotlaşmış artık.

            Kendisi açıklamadıkça benim buradan yazmam şık olmaz ama yazmasam vicdanıma cevap veremem. Kimse bilmiyor, Tolga Bey İstanbul’da ve çeşitli illerde bulunan işadamı dostlarını Elazığ’a yardım yapmaya yönlendirdi. Kendi yaptıklarına şahit oldum. Sessiz sedasız yapıyor. Bizatihi şahit oldum ama dediğim gibi kendisi açıklamadan yaptıklarını yazmam şık olmaz.

            Belediye Başkanımız aynı şekilde tüm belediye personelini mesai mefhumunu gözetmeksizin sahaya sürmüş. Tüm ekipler çalışıyor. Tek tek vatandaşa dokunup, sıkıntıları not alıyorlar…

            Dediğim gibi eksiklikler hiç mi yok? Böylesi bir afette olmaz olur mu?

            Ancak ileride yazacağım. Hiçbir baltaya sap olamamış, kendisini bir bok zannedip, klavyede toplumun moralini bozan, beyni olmadan elinde akıllı telefonlarla sosyal medya fenomenliğine soyunan çapsız tayfaya kulak vermeyin!

            Onlara baksanız bütün Elazığ hırsız, üç kağıtçı ve de bütün vatandaş dışarıda, çadırları bile yok! Sabah adliyede araştırayım dedim. Tek bir adi vaka gelmemiş. Hırsızlık olayı neredeyse yok. Doğal afetlerin olduğu herhangi bir ilde böyle bir şey görülmemiş. Allah’a şükür, vatandaş sınavı fazlasıyla geçti.

            Haa, içimizde hiç mi namussuz yok? Elbette ki var ancak bir avuç insanın yaptığını koca bir şehre de mal edemeyiz.

            Sonuç olarak…

            Yarın bir gün icap eden her konuda Belediye Başkanımızı, vekillerimizi eleştirelim. Ancak bugün haklarını teslim edelim. Ellerinden gelenin fazlasını yapıyorlar.

            Bir küçük eleştirim de Sayın Bakanlarımıza. Birileri bu yazıyı bakanlarımıza okursa iyi olur…

            Allah hepinizden razı olsun. Elazığ yaptıklarınızı asla unutmaz. Lakin partinizin yerel aktörlerine sanki biraz haksızlık ediyorsunuz. Vatandaş ekranda sizi dinliyor ve sanki Belediye Başkanıyla vekiller bir şey yapmıyor diye zannediyor. Mağdur olanlar sahada görüyor ama evinde sıcak odasında klavye soytarılığı yapanlar bu insanların ne yaptıklarını görmüyor. Yarın siz gittiğinizde onlar vatandaşla baş başa kalacak. Sanki biraz dikkat etseniz Elazığ’da partiniz adına daha iyi olacak. Yoksa ülke genelinde de Elazığ’da da insanlar neler yaptığınızı görüyor.

            Son söz…

            Dar günün ömrü kısa olurmuş. Bugün bize düşen birlik beraberlik içinde olmaktır. Oy verdiğimiz insanları dün olduğu gibi yarın da eleştirelim ama bugün ihtiyacımız olan tek şey moral ve dayanışma…

            Unutmayın bu şehir Belediye Başkanımızın ve vekillerimizin kardeşleri, anneleri, babaları, amcaları, teyzeleri, arkadaşlarıdır. Biz nasıl depremden sonra ilk yakınlarımızın sağlık durumunu düşündüysek, onlar da bu kaygıları, korkuları yaşadı.

            Belediye Başkanı ve vekiller ne yapıyor diye, sırf partizanlıkla ortalığı karıştırmaya çalışanlara deyin ki Cengiz diyor ben şahidim, hiç durmuyorlar.

Kendi adıma hepsine teşekkür ederim…

           

Bu yazı 3110 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar