ŞEHADET KAVRAMI…
Bed­ret­tin Ke­leş­ti­mur

Bed­ret­tin Ke­leş­ti­mur

ŞEHADET KAVRAMI…

06 Mart 2020 - 10:57

Şehitlik bir ulu makam…

“Allah yolunda canını feda edeni bir Müslüman’a şehit denir.”

Allah Resulü (sav) buyurdular; Şehitler beştir. Bunlar,

Taundan (vebadan) ölenler.

Karun (yani iç) hastalığından ölenler,

Suda boğulanlar,

Yıkıntı altında kalıp ölenler,

Bir de Allah yolunda şehit olandır” (Buhari, Ezan 32)

Elazığ Şehrimiz, “24 Ocak 2020 Depremine maruz kaldı”

O depremde, ‘kırk bir vatandaşımız (inşallah) şehadet şerbetini içtiler!”

Türkiye 911 km sınırı bulunan Suriye’ye;

“Barışı tesis etmek, bölücülüğü bertaraf etmek için..”

24 Ağustos 2016 tarihinde, “Fırat Kalkanı Harekâtı…”

20 Ocak 2018’de, “Afrin Zeytin Dalı Harekâtı…”

09 Ekim 2019 tarihinde, “Barış Pınarı Harekâtı…”

27 Şubat 2020 tarihinde, “Bahar Kalkanı Harekâtı…”

Her harekâtta, ‘şehitlerimiz…’ oldu.

Osman Gazi’nin Dedesi Süleyman Şah’ın makamı Suriye’dedir…

Harput Hükümdarı Belek Gazi’nin şehadeti de Suriye Menbiç’tedir.

Suriye Mercidabık (1516) zaferiyle Osmanlı topraklarına katılacaktır…

Şehadet, Coğrafyayı Vatanlaştıran manevi ihtiramın adıdır…

Nisa Suresi 69 ayetinde şöyle buyrulur;

“Kim Allah’a ve Resul’e itaat ederse, İşte onlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği

Peygamberler, Sıddıklar, Şehitler ve Salihlerle beraberdir.

Onlar ne güzel arkadaştırlar”

Bu ayeti tefekkür ediyoruz… İnsanlığın asıl olması gereken ufku, ideali…

O idealde, “Peygamberler, Sıddıklar, Şehitler, Salihlerle arkadaş olmak…”

Allah Resulü (sav) buyuruyorlar;

“Emin, doğru sözlü ve Müslüman bir tacir,

Kıyamet günü şehitlerle beraberdir.”

Şehitlerle arkadaş, onlarla birlikte olmak mümkün mü?

‘Emin, doğru sözlü olmak, adil olmak, şehadeti kalbinde taşımak…’

Bayrak Şairimiz gençliğin gönül dünyasını titretir;

“Delikanlım, işaret aldığın gün atandan

Yürüyeceksin… Millet yürüyecek arkandan!

Sana selam getirdim Ulubatlı Hasan’dan

Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın;

Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!”

Bu sözleri lütfen, ‘afaki olarak’ düşünmeyin!

Ruhunuzun derinliğinde defalarca tefekkür edin…

Öncelikle, ‘niyetiniz, ameliniz, istikametiniz olsun’

Kalpleri Allah aşkıyla cilalayan şu Hadisi iyi okuyalım;

“Şehitliği gönülden arzu eden bir kimse,

Şehit olmasa bile sevabına nail olur.”

Elbette, “Şehitler Tepesi boş değil…”

Orayı, ‘şehadeti arzu eden müminleri ruhaniyeti dolduruyor’

İstiklal Marşı Şairimiz Akif’in her mısraını defalarca okur;

Üzerinde dikkatle düşünürüm…

Akif’in, “Çanakkale Şehitlerine” kaleme aldıkları şiirinden,

“Ne büyüksün ki, kanın kurtarıyor Tevhid’i…

Bedri’n aslanları ancak, bu kadar şanlı idi.

Sana dar gelmeyecek makber’i kimler kazsın?

“Gömelim gel seni tarihe” desem sığmazsın”

Allah Resulü (sav), ‘Bedir Savaşı’ sırasında şöyle buyururlar;

“Bugün düşmandan yüz çevirmeyip sebat eder, şehit düşerse,

Cenab-ı Hak elbette onu cennet koyacaktır.

Bugün şehit olanlar Firdevs Cenneti hazırdır.

Hücum ediniz, hamle ediniz!”

Allah’ın Resulü (sav) buyururlar;

“Allah’a iman etmek ve Allah yolunda cihat, amellerin en faziletlisidir!”

İman etmek; kalbi ve hasbi düşünmek…

Dünya menfaatlerini, ‘şan, makam, şöhret, itibar) bir kenara iteceksiniz.

Sadece, Allah rızasını kazanmak yolunda yürümek…

Şehadet, insanın bütün varlığıyla kendisini Allah’a teslim etmesidir…

O teslimiyette, ulvi bir fedakârlık vardır…

“Şu kopan fırtına Türk ordusudur Yâ Rabbi

Senin uğrunda ölen ordu budur Yâ Rabbi

Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın

Galip et, çünkü bu son ordusudur İslâm’ın”

Şehadet… O kavramı, ‘duyarak’ mümkünse, ‘dokunabilmek’

İlahi rızayı kazanabilmek…

Allah Resulü (sav) buyuruyorlar;

“Vallâhi ashâbımla birlikte Ben de şehit olup,

Uhud Dağı’nın dibinde gecelemeyi ne kadar isterdim!”

Şehadeti düşünmek, ruhaniyetinizi; ‘cepheye taşımak…’

Bu bir sevdadır, bu bir aşktır, bu bir ihlastır…

Akif ne diyorlar; “Vatan için ölmekse kaderim,

Böyle kaderin ellerinden öperim…”

“Kurşun oruç bozmaz şehidim,

Sen bugün Allah katında iftara davetlisin!”

Allahuekber…

Başka milletlerin değil, bizim tarihimizde;

“Şehitler, Gaziler, Kahramanlar Günü…” vardır, efendim

19 Eylül 1921 Sakarya Meydan Muharebesinin kazanıldığı gündür;

Bugün, Kahramanlar ve Gaziler Günüdür…

18 Mart, Çanakkale Zaferi ve Şehitler Günüdür…

Şehitlerimizi rahmetle anıyoruz… Gazilerimize minnet borçluyuz…

Tek emelimiz, “şehadeti tefekkür ederek yaşayalım”

 

Bu yazı 435 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar