STK Platformu, Dernekler ve Doğu Türkistan
Batuhan Kemal AYDIN

Batuhan Kemal AYDIN

STK Platformu, Dernekler ve Doğu Türkistan

09 Ocak 2019 - 11:56 - Güncelleme: 09 Ocak 2019 - 16:23

Peki ya Sivil Toplum Kuruluşlarımız..!

Ey "Sivil Toplum Kuruluşu”yum diyerek memleketi kurtaran insan  muamelesi görmeyi arzulayanlar, sadece protokol koltuklarını kovalamaktan başka bir şey yapmayan kimseler... Allah için elinizi vicdanınıza koyun. İçinde yaşadığımız dönemin bu kadar bolluğu tüm imkânların olduğu bu dönemlerde sırf laf olsun diye…
 
Geçtiğimiz hafta bir köşe yazımda düşüncelerimi tıpkı böyle dile getirmiştim, Sivil Toplumu kurumlaştıran sonra da kişisel hevesleri için kurumu duyarsızlaştıran çevrelere.
 
#DoğuTürkistan sizden yardım bekliyor. 

Her Müslüman üzerine düşen görevi yapmakla sorumludur. Bir insanın toplumda bulunduğu konum ona bazı sorumluluklar yükler. Hükümetle, Siyasi partilerle, kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilişikleri çok iyi olan Ulusal Sivil Toplum kuruluşları, meclisin kanun çıkarmasını mı yasa çıkarmasını mı bekliyorsunuz? Sorumluluğunuzu yerine getirin ya da yerinize başkasını getirin. Ulusal uzantılı yerel STK’lar merkezlerini harekete geçirmeli bağlı bulundukları platformu harekete geçirmeli. Parayı verene plaket dağıtmakla sorumluluğunuzu yerine getirmiş olmazsınız. Kendinizi tanıtma adına, ön plana çıkmak adına son derece başarılı çalışmalara imza atan sizler bu noktada olduğu gibi bu şehrin sorunlarında da sessiz kalarak ya da o konuda güç kimden yana ise ondan taraf duruş sergilemekten vazgeçip Sivil Toplumun Sesi olmak zorundasınız.
 
Siz zannediyor musunuz ki insanlar bunu fark etmiyor? Siz zannediyor musunuz ki Elazığ kamuoyu haberlerinizi yapıyor diye gerçekleri konuşmuyor? Emin olun hiç bir şey zannettiğiniz gibi değil. 

Ve şimdi Kâinatın Sultanı Efendimizin( S.A.V ) ; Bir kötülük gördüğünüz zaman elinizle, gücünüz yetmezse dilinizle, ona da gücünüz yetmezse kalben buğz ediniz. Hadisine mazhar olmanın mücadelesini vermeliyiz. Çünkü #DoğuTürkistan sizden yardım bekliyor. 

Çin Hükümeti annesinin kucağında yanında şefkatle büyümesi gereken çocuklara zulüm ediyor, kadınlara ve yaşlılara acımıyor günlerce işkenceye tabi tutuyor.  Namaz yasak, oruç yasak, Kur'an okumak yasak, yeni doğan çocuklara kâinatın efendisinin ismini ve Hz. Hamza’nın isimlerinin verilmesi yasak. Geçtiğimiz 15 gün önce Uygur Türkleri'nin islami hocası konumunda olan bizim Diyanet İşleri Başkanımız konumundaki Muhammed Salih Üstad Hapis’ e atıldı ve şehit edildi. Çoluk-çocuk, genç-yaşlı milyonlarcası hapislerde işkence altında tutsak.

Ve son olarak Çin Hükümeti, ‘’ Kardeş Aile ‘’ projesiyle her eve bir Çinli erkek verdi. Düşünebiliyor musunuz? Müslüman kardeşlerimizin namusu ve iffetine bile artık müdahale ediliyor.  Düşünün hanımınız ve çocuklarınızla yaşadığınız evinizde bir Amerikalı, Ermeni, Yahudi ya da Yunan bir adam 24 saat evinizde ve sizinle… 

Çin’in bu kadar zulüm etmesine karşı uluslararası platformlarda ses çıkmamasının en büyük nedeni Çin de bir savaş halinin olmaması. 

21.Yüzyılda bir millet yok ediliyor. Lütfen seyretmekten vazgeçin ve toplumun dinamiklerini harekete geçirecek bir duruş sergileyin kimin yaptığı önemli değil en ön safta sizinleyim. Doğu Türkistan ikinci Endülüs olursa Allah bunun hesabını emin olun bizden soracak. 

Eğer İslam Dünyası Müslüman arıyorsa Doğu Türkistan Müslümandır ve bu yüzden zulüm görüyordur. Eğer Türk Dünyası Türk arıyorsa Doğu Türkistan Türk’tür.  Eğer Yaratılanı yaratandan ötürü seviyorum diyorsanız, Yaratanın uğruna mücadele ettiği için zulüm görendir Doğu Türkistan'lı Uygurlar...

Bu yazı 1968 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar