UYGUN ADIM ELAZIĞSPOR
Ahmet KIZILKAYA

Ahmet KIZILKAYA

UYGUN ADIM ELAZIĞSPOR

24 Şubat 2018 - 10:17 - Güncelleme: 07 Mart 2018 - 12:31

Elazığspor, ligin ikinci devresine ilk haftadaki Altınordu mağlubiyetini bir tarafa bırakırsak fırtına gibi girdi adeta. Ara transferde takıma katılan oyuncuların sağladığı katkı bariz bir şekilde görülüyor. Hüseyin Kalpar hocanın eldeki malzemeyi olabildiğince iyi kullandığını söylemek lazım. Ligin ilk devresinde alınan başarısız sonuçlarda kadro yetersizliğini öne süren Hüseyin Kalpar, kadrosu takviye edilmiş takımıyla daha iyi işler çıkarmaya başladı.

Elazığspor, ligin ilk devresindeki 7 maçta 14 puan toplamış ve sonradan malum nedenlerle düşüşe geçmişti. İkinci devrenin başında 7 maçta alınan 12 puan da fena değil. Üstelik bu puanların 5’i Ankaragücü, Rize ve Giresun gibi ligin zirvesine göz diken takımlardan alındı. Bu önemli bir detay diye düşünüyorum.

Belki futbol anlamında henüz yeterli üretkenliğe ulaşamadık. Ancak takımın geriye düştüğü maçlarda da oyundan kopmaması ve skoru dönüştürmeye yönelik çabası takdire değer. Bu özgüven ve arka arkaya alınan puanlar, Elazığspor’u bundan sonrası için de ligin zirvesine ortak edecek gibi duruyor.

Rize deplasmanında, kolay kaybetmeyen ve arka arkaya puanlar alan bir kimlikle çıktı Elazığspor sahaya. Rakip de hem yakaladığı form düzeyi hem de kadro kalitesiyle zaten ligin en güçlü takımlarından biriydi. Kapışmanın fena olacağı belliydi. Andreas Tatos’un olmadığı haftada o bölgeyi bir önceki maçın iyilerinden olan Muhammed Ildız’la doldurmuş, kazanan takımı bozmamaya özen göstermişti Hüseyin Kalpar. Futbol aklı açısından bakıldığında eleştirilecek bir tarafın olmadığını söylemek lazım.

Maç beklenildiği gibi Çaykur Rize takımının ön alanda baskı kurmasıyla başladı. Henüz maça ısınmadan yediğimiz baskı, golün gelebileceğinin işaretiydi. Nitekim 11. dakikada, yaptığımız hatalar zincirinin sonucunda kalemizde bir gol gördük. Rakip oyuncunun yaptığı ortada gerekli müdahaleyi yapamamak, defans oyuncularımızın duruş ve pozisyon hatası, Jose Samudio’nun topu kafayla kalemize göndermesine yol açtı.

AHMET SABRİ FENER OYUNUN KADERİNİ DEĞİŞTİRDİ
Golden sonra biraz daha topu ayağında tutmaya çalışan bir Elazığspor gördük, ancak ileride kaptırdığımız her top, kalemizde yeni gol tehlikeleri yarattı. İlk yarı boyunca 19 ve 34. dakikalarda Tom Wellington ile gol denemeleri yaptıysak da bunda başarılı olamadık. Rakip takım ise 28 ila 45. dakikanın uzatmaları arasında üç net gol pozisyonu buldu. Bu gol denemelerinde Ahmet Sabri Fener’in toplara yaptığı müdahaleler farkın açılmasını önledi.

İkinci yarının başında da yine Ahmet Sabri Fener, gol olabilecek iki pozisyonu önledi ve başka bir yöne gidebilecek maçın kaderini değiştirdi. Gol atamayan Çaykur Rizespor giderek oyundan düşerken, ayakta kalmayı başaran Elazığspor ise özgüveniyle maçın son dakikasına kadar mücadele etti. Yapılan oyuncu değişiklikleri ve özellikle Mertan Caner Öztürk’ün oyuna girmesi Elazığspor’un fiziksel anlamda da üstünlüğü ele geçirmesini sağladı ve kurulan baskı sonucu aranılan gol maçın uzatma dakikalarında da olsa bulundu.

Elazığspor zorlu Rize deplasmanından da puan çıkartarak hem özgüven katsayısını yükseltti hem de zirve inadını bırakmayacağını gösterdi. Hüseyin Kalpar’ın ligin ilk devresindeki hocalık performansı birçok insanı ümitsizliğe düşürmüş hatta hocanın bu takıma faydasının olmayacağını söyleyenlerin sayısı hayli artmıştı. Ancak futbol öyle bir oyun ki sonuçları belirleyen birçok faktör var ve kesin konuşmak insanı yanılgıya düşürebiliyor.

Elazığspor, doğru ara transfer hamlesiyle ligin ikinci devresine iyi bir şeklide başladı. Alınan puanlar takıma da taraftara da inanç getirdi. Futbol sonuç odaklı bir oyun olduğu için bunu normal karşılamak lazım. Kazandıkça beğeninin de taraftarın da sayısı artıyor doğal olarak. Yeni oyuncular Hüseyin Kalpar’ın elini güçlendirince, gerek taktik gerekse oyun stratejisi anlamında daha iyi bir Elazığspor seyretmeye başladık. Bu haftaki rakibimiz olan Ümraniyespor’u da geçersek hayli yol almış olacağız.

Bu havanın bozulmaması için camianın kenetlenmesi ve tribündeki taraftar sayısını artırmamız gerekiyor. Birçok sorunlu takımın olduğu grubumuzda neyin nereye varacağını kestirmek zor. Bu kadar yol almışken, inadımızdan ve özgüvenimizden bir şey kaybetmeyerek bu takımın arkasında durmalıyız. Sezon sonu çok fiyakalı bir fotoğraf ortaya çıkabilir.

Bir sonraki yazımda buluşmak dileğiyle sağlıkla ve huzurla kalın.

 

Bu yazı 2133 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar