FUTBOLDA UYUMUN ÖNEMİ
Ahmet KIZILKAYA

Ahmet KIZILKAYA

FUTBOLDA UYUMUN ÖNEMİ

15 Ağustos 2017 - 13:09 - Güncelleme: 28 Ağustos 2017 - 12:16

Önceki akşam oynanan Altınordu maçı, Elazığspor’un takım kapasitesi, yeteneği ve ligde neler yapabileceği hakkında önemli ipuçları verdi. Buradan alınacak mesajlar ve çıkarılacak doğru sonuçlar, bu yıl ligde neler yapabileceğimizi, lig sonunda hangi konumda olabileceğimizi belirleyecek bana göre. Ne, daha ligin ilk maçında olur böyle şeyler diyerek eksiklerimizi görmezden gelelim; ne de,  bu takımdan bir şey olmaz, diyerek kendimizi umutsuzluk kuyusuna atalım. Futbol takım oyunu deriz ya, işte bu düşüncenin en somut örneğini Altınordu takımının ortaya koyduğu oyunda gördük. Uzun süredir aynı teknik direktörle çalışan ve altyapıda adeta bir aile bütünlüğü içerinde yetiştirilen genç oyuncular, sahada bir makine düzeni içinde kendilerine verilen görevi harfiyen yerine getirdiler. Şuraya bir bakın ki Altınordu takımının dün sahaya çıkan kadrosunda yer alan 14 oyuncunun üçü 20, beşi 19, biri 18, biri 17 yaşında ve 14 oyuncunun 11'i altyapıdan. Futbolu düzenli olarak takip eden bir futbol seyircisine sorsanız rakibin Mirkan Aydın ve Serkan Göksu dışındaki hiçbir futbolcusunu tanımaz. Ama işte o uyum denilen önemli faktör, proje takımı diye tanımlanan Altınordu’nun en güçlü yanı. Birçok takım kadrosunu bütünüyle yenilerken, Altınordu yollarını ayırdığı onca oyuncuya rağmen altyapıdan aldığı oyuncular ve birkaç dış transfer dışında büyük çaplı değişmelere gitmeyerek takımın büyüsünü ve uyumunu bozmuyor. Bu anlayış, hemen hemen her yıl devam ediyor ve tıkır tıkır işleyen sistem bir şekilde başarıya ulaşıyor. Gelelim bize. Dün akşamki maça çıkan kadroda kaleciyle birlikte 6 oyuncu, geçen yılki kadroda olmayan yeni oyunculardı. Buna, geçen yıl yeterli süre alamayan Murat Kayalı ve Berk Yıldız’ı da dahil edecek olursak, takımın büyük kısmının resmi bir maçta ilk kez bir arada oynayan oyunculardan kurulu olduğunu söylememiz mümkün. Bu gerçeğimiz, saat düzeninde işleyen rakip karşısında bizi zora sokan temel handikapımızdı. Maça 4-2-3-1 dizilişiyle çıkan Elazığspor’un, oyuna tutuk başlamasında rakip Altınordu’nun alan ve adam markajını çok iyi uygulamasının önemli payı vardı. Takımın beyni konumundaki merkez oyuncularımızın performans düşüklüğü ve uyumsuzluğu da rakibin ekmeğine yağ sürünce özellikle oyunun başlarında Altınordu takımının oyununa boyun eğer bir konuma düştük. Defansla ileri uç oyuncuları arasında köprü olması gereken ve geriden oyun kurma görevleri olan Murat Kayalı ve Elmar Bjanason’un uyumsuzluğu, diğer oyun kurucu oyuncumuz Andreas Tatos’un da verimini düşürdü. Orta sahası iyi işlemeyen Elazığspor, ne dikine oyun kurabildi ne de kanat organizasyonlarını yeterince uygulayabildi. Buna rağmen Tom Wellington ve Serkan Kurtuluş’un kişisel becerileriyle getirdikleri toplar ve yaptıkları ortalar golcü diye alınan Lucio Maranhao’nun gerek yer tutuşta, gerekse son vuruşlardaki beceri eksikliği yüzünden golle sonuçlanamadı. Murat Kayalı’nın bir anlık hatasıyla yediğimiz gol, zaten henüz uyum sorununu halledememiş takımımızı iyice zora soktu ve oyun planımızı temelden sarstı. Bu rakibe daha rahat oynama olanağı sunarken bizim de hırsımızın artmasına yol açtı. Orta sahadan derin paslar, ara paslar ve dikine oynama anlayışını ortaya koyamayınca gol atabilme ihtimalimiz de duran toplara ve kanatlardan gelecek ortaları değerlendirmeye kaldı. Ne yazık ki ne duran topları ne de etkili ortaları golle sonuçlandıramadık ve ilk maçta kendi sahamızda dramatik bir gece yaşadık. BİR MUSİBET BİR NASTTEN İYİDİR Bazen karşı karşıya kaldığınız acı bir gerçek, söylenen bütün sözlerden ve yapılan tüm uyarılardan çok daha fazla işe yarar. Bu anlamda bu mağlubiyetin sonuçlarını doğru okuyup önlemleri almak zorundayız. Ben gördüğüm olumlu ve olumsuz taraflarımızı madde madde sıralayabilirim. Bu takımın belli bir uyum sorunu var ve daha birkaç maç bu uyum sorununu yaşayacağımız anlaşılıyor Kalecimiz Soner, her ne kadar deneyimi ile kalede güven veriyorsa da olumsuz bir durumda kalede güvenle görev yapacak iyi bir kaleciye daha ihtiyaç var. Umarım Ahmet Sabri Fener, bu görevi layıkıyla yerine getirir. Geri dörtlümüzün solundan çok fazla atak yiyoruz, oraya bir çözüm mutlaka bulunmalı. Bu takım içinden mi olur, yoksa yeni bir oyuncu ile mi olur bunu yönetim ve teknik direktörümüz Mehmet Altıparmak bir an önce netleştirmeli. Sağbek oyuncumuz Serkan Kurtuluş ve yeni stoper Erman Bulucu daha önceki yorumlarımda da belirttiğim gibi takıma katkı yapacak oyuncular. Ön libero pozisyonunda Murat Kayalı, Elmar Bjarnason, Kadir Bekmezci ve Alpaslan Öztürk, zaman içinde belli bir oyun anlayışına ulaşacaklardır bu bölgede fazla sorun yaşayacağımızı  sanmıyorum. Orta sahada gerek Andreas Tatos, gerek Jeffrey Sarpong zaman ilerledikçe iyi işler çıkaracaklardır. İki oyuncumuzun da oyunculuk kumaşı belli bir kaliteyi taşıyor. Çizgi oyuncularımız Berk Yıldız ve Tom Wellington, lokomotif oyunculuk görevini yerine getirirler. En sıkıntılı bölgemiz forvet bölgesi. Merthan Caner Öztürk sezon içerisinde belli katkıları sunacaktır, bundan eminim. Ama diğer oyuncumuz Lucio Maranhao bu takımın gol yükünü çekecek bir oyuncu kesinlikle değil. Bence eğer takıma mali külfet getirmeyecekse Lucio Maranhao ile yollar ayrılmalı ve takıma biri pivot santrafor olmak üzere iki forvet alınmalı. Yok eğer kalacaksa da bu oyuncumuz, takımın birinci santraforu asla olamaz. Yönetimimiz, eğer iddialı bir takım, hedefe varacak bir takım istiyorsa, ki söylemler bu yönde, o halde takıma mutlaka ve mutlaka üst düzey bir golü oyuncuyu kazandırmalılar. Mali zorluklar elbette var, ama eğer onca emek boşa çıkmasın istiyorsak bu yapılmak zorunda. Rakiplerimiz olan, Bolu, Giresun, Rize ve ADS takımlarının golcülerine bir bakın, kıyaslamayı kendiniz yapın. Teknik direktörümüz Mehmet Altıparmak takım içinde oyuncu değişikliklerinde geç kalmamalı, hiçbir oyuncuya fazladan kredi tanımamalı. Profesyonellik, duygusallığı barındırmaz. Zamanında yapılacak doğru hamleler ve oyun içinde şablon değişiklikleri Elazığspor’un gücünü artırır. Kötü sonuca ve alınan mağlubiyete bakılarak karamsarlığa düşmeyelim. Takımın doğru oyuncu tercihleri ve saha içi dizilişi gibi faktörler yerine geldiğinde ve taşlar yerine oturduğunda güçlü bir takım olacağımız açık. Yeter ki eksiğimizi görüp tamamlayalım. Bir sonraki yazımda buluşmak dileğiyle sevgiyle ve huzurla kalın.  

Bu yazı 2305 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar