YARDAN YUVARLANAN BİLİM ADAMI

YARDAN YUVARLANAN BİLİM ADAMI
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Son zamanlardaki manşet, özel haber ve günlük yorumları dikkat çeken refikimiz Fırat Gazetesi’nin gündem oluşturma yönündeki başarıları, yerel medyamızın geldiği olumlu noktayı göstermesi açısından önemli bir örnek teşkil ediyor.

Her biri alanlarında uzman olan ve yetkinliği ile oldukça takip edilen Fırat yazarlardan ilahiyat profesörü Erkan Yar Hocamızın köşe yazısından hareketle yapılan röportaj oldukça okundu ve ses getirdi.

Kendisi dini meselelere ve tartışmalara sıradan ilahiyatçılardan farklı yönlerden bakan, klasik yorum ve skolastik düşünceden uzak bir profil çizen  akademisyen olan Erkan Yar, hem köşe yazısında hem de röportajında 2020 yılında yaşanan deprem, sel ve en son korona virüs salgını dolayısıyla bazı cenahlarda dile getirilen “yaşananlar kıyamet alametidir” değerlendirmelerinin doğru bulmadığını ve Kur’an’da buna yönelik herhangi bir ayet de  olmadığını dile getirdi.

F.Ü. İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Erkan Yar, ayetler ışığında ve yorumlarıyla  “Allah herhangi bir kimseyi veya topluluğu denemek için onlara bela ve musibetler göndermez” yargısını ortaya koymuş ve kendi görüşlerini deliller göstererek beyan etmiş.

Erkan Hocamızın buraya kadar yaptığı değerlendirmelerine birçok kişi ve konuyla ilgili araştırma yapan yazar ve ilahiyatçılar katılmasa da, yine bu konuda birçok otoritenin, bazı olay ve hallerin kıyamet alametinden sayılabileceğine dair yorumlarına rağmen, sadık bir Fırat Gazetesi takipçisi olarak ifade edilenlere bizler de onay verdik ve kabul ettik diyelim.

Ama ve fakat  “Allah herhangi bir kimseyi veya topluluğu denemek için onlara bela ve musibetler göndermez ”cümlesinin ardından kurduğunuz  “Dünyanın sonuna daha çok var” cümlesi neyin nesi Erkan Hoca.

Bilimselliğiniz, Kur’an’dan kendi tezini güçlendirdiğini düşündüğünüz ayetlerin yorumlarına bile eyvallah diyen bizler, “Dünyanın sonuna daha çok var” cümlesi bir tokat gibi geldi bize ve  birden kendimizi üfürükçü, muskacı, gaipten haber veren ve geleceği okuyan   din softalarının yanında olduğumuzu hissettirdi bizlere.

Cübbeli’ye olmadık sözler, Gavs’a o kadar ithamlar, bilumum Hoca efendilere okkalı giydirmeler, geçmişin İslam âlimlerine ve mezhep kurucularına bir dolu küçümseyici ve alaycı laf söyleyip eleştiri yağmuruna tutan Erkan Hocamızdan gaipten haber verme gibi bir kehanet beklemezdik doğrusu.

Bu çıkışla farklı olmanın ve farklı yerde durma çabasının ve gayretinin bedelinin ne olduğunu ve insanı nerelere savurabileceğini de görmüş olduk.

Sayın Erkân Hocam, bu cümleden sonra artık klasik ve gelenekçi yaklaşımcılara söz söyleme hakkınızda elinizden alındı. Ve bu konudaki kredinizi maalesef ki tükettiniz artık. Ve siz bu beyanınızla yardan ve uçurumdan yuvarladınız kendi kendinizi.

 Sizin hakkınızdan Rüştü Emir Bey gelsin diyor ve yeni açıklamalarını bekliyoruz. Cidden heyecanlı oluyor.