MERKEZİ İKİ DEFA DÜŞÜNÜN

MERKEZİ İKİ DEFA DÜŞÜNÜN

24 OCAK DEPREMİNİN ARDINDAN YENİDEN İMAR, İNŞA VE İHYA ÇALIŞMALARINDA ŞEHRİN BAŞTA EKONOMİ, KENTLEŞME, CAZİBE MERKEZİ OLMASI, NÜFUS KAYBETMEMESİ VE MÜLKLERİN DEĞER KAZANMASI AÇISINDAN ACELE EDİLMEYİP UZMAN GÖRÜŞLERİNİN DE ÇOK YÖNLÜ OLARAK DEĞERLENDİRİLİP ÇIKAN SONUÇLARA GÖRE HAREKET EDİLMESİ İSTENİYOR

17 Şubat 2020 - 17:46 - Güncelleme: 17 Şubat 2020 - 17:51


Elazığ’ın 24 Ocak depreminin ardından devletimizin tüm kurumlarının ortak ve müşterek çalışmalarıyla yeniden imar edilerek inşa ve ihya çalışmalarında depremin verdiği psikolojik baskı ve duygular yerine erken kararlar verilmemesi istendi.

Depremin insanlarda bıraktığı korku ve travma ile devletin yatay mimari tekliflerinin birleşmesi ile şehrin 4 ya da beş katlı binalara dönüştürme çalışmalarının yanlış olduğuna dikkat çeken uzmanlar, bu konuda acele davranılmasının ilerde telafisi imkansız hatalara yol açabileceğini ifade ettiler.

ŞEHİR MERKEZİ İKİ KEZ DÜŞÜNÜLMELİ

Kentsel dönüşüm kapsamında yenilenecek binaların “tek yöntem karar, tek tip” mantığıyla yapılmasının yanlış bir karar olacağını belirten uzmanlar, bu konuda ilk kez yapı yapılacak alanlarda ayrı, şehir merkezinde yapılacak dönüşümlerde ayrı bir plan uygulanmasının gerekliliğine vurgu yapıyorlar.

Şehir merkezinde bulunan Mustafapaşa, Nailbey, Kültür, Sarayatik, Sanayi, Kırklar, Doğukent,Rüstempaşa,  İcadiye, Rızaiye, İzzzetpaşa, Zafran ve Yeni Mahallede  yapılacak kentsel dönüşümün  ada bazlı ancak kendi kendini amorti edecek ya da az bir bedel ödenerek dönüşme imkanı sağlayacak bir imar planlaması ile dönüşmesinin önünün açılmasıyla birlikte birçok sorunun da çözüleceğine dikkat çeken uzmanlar, bu yapılmadığı takdirde hem devlet, hem vatandaş hem de yerel yönetimlerin büyük kayıp yaşayacaklarını ifade ediyorlar.

REZERV ALANLARINA TOKİ PROJESİ

Rezerv alanlarında yapılacak TOKİ konutlarının hangi imarla yapılırsa yapılsın büyük bir sorun teşkil etmeyeceğini belirten uzmanlar ancak şehir merkezinde durumun çok farklı ve mülkiyet problemiyle birlikte bir çok sorunu da beraberinde getireceğini belirten uzmanlar, özellikle birçok işyerinin de bulunduğu merkezlerde 8 ya da 10 katlı bir imar planlaması yapıldığı takdirde sorunların tümünün çözüleceğini ifade ediyorlar.

Şehir merkezine uygulanacak imar planının çok boyutlu düşünülmesi, hemen karar vermek yerine isabetli karar verilmesi noktasında istişareler yapılmasının gerekliliğini ifade eden uzmanlar, bu hususta hem devleti hem de vatandaşı zora sokacak bir kararda ısrar edilmesinin birçok yeni sorunlara kapı açacağını belirtiyorlar.

OTOPARK SORUNU DA ÇÖZÜM BULACAK

Şehir merkezinde ada bazlı ve blok nizama uygun olarak yapılacak 8 ya da 10 katlı binalarda o adanın bulunduğu tüm alanın altının bir ya da iki kat kapalı otopark yapılmasıyla en önemli problem olarak çözüm bekleyen otopark sorunun da çözeceğine dikkat çeken uzmanlar, bu otoparkların kat sakinleri tarafından kullanılacağı gibi bir kısmının ticari olarak işletilip site ortak giderlerinde  kullanılabileceğini de ifade ediyorlar.

Yapılacak bu uygulama ile eski mahallelerimizin yeni bir yüz ve yeni bir imaj kazanacağını belirten uzmanlar, şehrin bol miktarda yeşil alan, spor tesisleri, oyun alanları ve sosyal donatılara kavuşacağını ifade ediyorlar.

YEREL DİNAMİKLERİN GÖRÜŞLERİ ALINMALI

24 Ocak depreminden sonra şehrin önemli bir bölümünün yenilenmesinin gündemde olduğuna dikkat çeken uzmanlar, TOKİ ile birlikte vatandaşın kendi orta ya da az hasarlı olan ve 2000 yılı öncesi yapılan binalarının dönüşmesinde imar düzenlemesinin can simidi olduğunu bu konuda en ideal çözümün  imar düzenlemesi  olduğunu ifade ediyorlar.

Kamu kurumları ile yerel yönetimlerin bu konuda vatandaşın taleplerine kulak vermeleri gerektiğini ifade eden uzmanlar, 8 ya da 10 kat yüksekliğindeki binaların dikey mimari sayılamayacağını, yeni yapı yönetmeliğine göre inşa edilmiş 28 katlı binada olduğu gibi 12 ya da 15 katlı binalarda da herhangi bir sorun yaşanmadığını ifade ediyorlar.

Yeni yapı yönetmeliğine uygun yapılan yapıların 2000 yılı öncesi yapılan binalara oranla 3 kat daha demir ile hazır betonla yapılmasından dolayı 6.8’lik depremden herhangi bir zarar görmediğini belirten uzmanlar, şehir merkezindeki mülkiyet probleminin çözümü ve kentsel dönüşümün hızla başlaması ve sonuçlandırılması için yeni imar düzenlemesinin gerekli olduğunu ifade ediyorlar.

Bu haber 1945 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Zeki karayol
    1 ay önce
    İlkdefa güzel bir gerçekleri yazan birine rasladım işte gerçek budur bu yılar önce kentsel dönüşüm adında kat farkı verilerek bu eski yapılarımızı yenilerdi ama ne yapdılar elazığın kaderiyle oynadılar iki üç tane rantcıyı televziyona çıkarım yok fay hatı şurdan geçiyormuş yok burdan geçiyormuş deyip kendilerinin önceden alıp rant sağladığı yerleri imara açıp yüksek meblalarda binaları satılar hani fay geçidi yıkılacaktı yeni radiyal temel olan hanki bina yıkılmış işte bu rançıların yuzunden bu fakırların evleri yıkıldı allah onları bildiği gibi yapsı
  • Cem
    1 ay önce
    Fay hatti ustune 4 kattan fazla yapi yapilsin diyen vatan hainidir millet duşmani rantiyecidir. Cumhurbaskanimiz sakaryada yapilan zemin arti 2 kat en uygunu dedi. Soz bitmistir.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Yere maske eldiven atana 3.150 ₺ ceza!
Yere maske eldiven atana 3.150 ₺ ceza!
Vaka sayısı da arttı!
Vaka sayısı da arttı!