TÜRKLERİ DURDURUN YOKSA ….


Türkiye yeniden Suriye de operasyon hazırlığı yaparken, ormanlarımızı yakarak bizi durduracaklarını zanneden iblisin çocukları 1914’de kendilerini katl eden Ermenilere destek verip bizim hızımızı kesmeye çalışıyor. 

 

Evet Düşman düşmanlığını yapmaya devam ediyor.  

 

Binlerce dekar ormanımızı yakarak bize gözdağı vermeye çalışan Azazilin çocuğu olan PKK, Küresel statükonun hamiliğini yapmaya devam ediyor. 

 

PKK ve onun arkasında ki uzantıları bilmeli ki, bu aziz coğrafya da Kürtlerle Türklerin hiçbir sorunu yoktur.   

 

Güç bir emanettir. Farklılıklar bizim zenginliğimizdir. 

 

Türkiye güçlü diye Kürt kardeşlerini ötekileştirip zulüm yapmıyor. Tarih boyunca vicdanı egemen kılıp devlet tahammülleri gereği bütün etnik kökenlere saygı duyan bir devlet, bugün Kürtlere eziyet eder mi?  

 

Fasık sürekli kimliği kaşıyarak kütlere eziyet edildiğini söyleyerek, küresel aktörlerin oyuncağı olmayı tercih ederken bilinçli Kürt seçmeni artık bu söylemleri kabul etmiyor. 

 

Bakınız küresel aktörlerin maşası olan PKK kendisine yapılacak operasyonun önüne kesmek için Hatay ve çevresindeki ormanları yakmaya devam edecek. Lakin;  hem TSK’nın, hem de Suriye de eğitilmiş sayıları 10 Bin olan Sultan Murat Tümenin gazabından kurtulamayacak inşallah. 

 

Gücün bir emanet olduğunu bilen Türkiye, gücü mülk edinmeyen gücü dağıtan vicdanı egemen kılan bir millettir.  

 

Hiçbir zaman nezaketi ahlakı kayıp etmedi. Ama karşısında ki ahlaksız yapı olan PKK - FETÖ gibi küresel aktörlerin maşaları, tarih boyunca hep ülkemize zarar verip kan ve gözyaşı dökmeye devam etti. 

 

Evet ormanlarımızı yakarak bize verilmek istenen mesajı aldık.  

 

Lakin, Kahraman Türk Silahlı kuvvetlerimizin başta Irak ve Irak’ın kuzeyinde olmak üzere Suriye de yaptığı operasyonlarda PKK’nın önde gelen isimlerini öldürmesi ile örgütten kaçanların sayısının giderek artması PKK’yı bitirme noktasına getirirken, ormanlarımızı yakıp bizden böyle bir intikam alması aslında çok da yadırganmayacak bir durum olarak görünüyor. 

 

Evet İnsan “ekmel-i mahlukat ve eşrefi mahlukat” olabileceği gibi “Belhum adal” da olabilir. Meleklerden üstün de olabilir, Şeytandan daha aşağılık da olabilir. Lakin Orman yakana sanırım “Belhum Adal” denir. 

 

Aslında hâkimler savcılar kanun teknisyeni değildir. Hükümetin yeni bir yasa çıkararak Orman yakanlara “İDAM” cezası veren kanunu TBMM’den hemen çıkarıp hayatta geçirmesi gerekir. Tabi bunun için de yerli ve milli bir muhalefetin olması gerekir.   

Unutmamak gerekir ki, yerli ve milli muhalefet olmazsa; yerli ve milli silah yapmamızın da bir anlamı yoktur. 

 

Doğu Akdeniz, Ege, Yunanistan, Azerbaycan ve son olarak da Hatay da ki orman yangılarının hiç birinin tesadüf olmadığını biliyoruz. 

Türkiye güçlü oldukça hiç huzur verilmeyecek. Bunun farkında olan ülkemiz ona göre planlamalarını yaparken Ermenistan Başbakanı Paşinyan Avrupa’ya seslenerek, “Türkleri durdurun yoksa onları Viyana kapısında karşılarsınız” diyerek İmdaaattt çığlıkları atarken artık Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını farkına varmayanlara Ermenistan kendi çığlıkları ile anlatmaya çalışıyor.   

 

Ezcümle; Ne olursa olsun bizi durduramayacaklar. Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararlı ve dik duruşu Avrupa’yı da, Amerika’yı da titretiyor. Yeter ki biz bir olalım, diri olalım. 

 

Selam dua ve bilgi ile kalın.