ELAZIĞSPOR GENEL KURULU MAHKEMEYE Mİ TAŞINIYOR?


Cuma günü Elazığspor’da olağanüstü genel kurul yapıldı. Bugüne kadar genel kurul hiçbir zaman ilk gün toplanamazdı ve bir hafta sonraya ertelenirdi.

Bu sefer bir ilk gerçekleşti ve genel kurulda çoğunluk sağlandı. Tek listenin seçime girdiği kongre sonunda Sayın Selçuk Öztürk yeniden Elazığspor başkanı oldu.

Benim açımdan da kongre, asla unutamayacağım, her zaman gururla hatırlayacağım çok güzel bir anı oldu.

Bana divan başkanlığı teklif edilmişti. Ben, hem yaşı benden daha büyük ağabeylerim dururken benim divan başkanı olmamın şık olmayacağını söyledim, hem de seçimde yönetim oluşturma ihtimali olan ETSO ile bir ara başkanlık için adı geçen Sevgili Ağabeyim Semih Erdem’in seçime girmesi halinde o insanlarla da dostluğumun olduğunu, yanlış anlaşılabileceğini söyleyerek teklifi kabul etmedim.

Bunun üzerine Selçuk Bey, “Seni sadece ben düşünmedim, eski başkanlarımızdan Necati Erdem Bey de teklif ediyor. Ayrıca hukukçu olman bir avantaj. Hem her iki tarafa da eşit mesafedesin. Şimdi kim divana liste verse diğer taraf istemeyecek ama her iki taraf da sana itiraz etmez. Hakkaniyetli olacağına eminim…” diyerek… Ne yalan söyleyeyim bana hem moral verdi, hem de insanların nezdinde güvenilir bir imaj çizdiğimi söylemesinden ötürü mutlu oldum.

Daha sonra sözüne itibar ettiğim Semih Ağabeyim gibi büyüklerimle de istişare ettikten sonra divan başkanlığı teklifini kabul ettim…

Artık birlik beraberliğe vurgu yapma zamanı diye düşünüyorum. Geçmiş defterleri her gün açmanın kulübe hiçbir faydasının olmadığı gördük. Kulübün hali ortada…

Seçim günü bazı kişi veya kurumların kongre toplanmasın, bir hafta sonraya kalsın diye genel kurul üyelerine baskı yaptığı konuşuldu. Herkesin elinde hakaret içerikli mesajlar dolanıyordu.

Ayrım yapmaksızın, daha önce köşemde tahtanın açılmasında katkısı olan herkese teşekkür etmiştim. Yine ederim…

Ama gerçekten birileri genel kurulda çoğunluk sağlanmasın diye bir çaba içine girmişse, bunu kabul etmek mümkün değil. Yönetimsizlik devam etsin demek de nedir?

Eğer bu kişiler Selçuk Öztürk’ün başarısız olacağını düşünüyorsa –ki sonuna kadar bu şekilde düşünmek haklarıdır- bunun çözümü belliydi. Zaman kaybetmeden genel kurulun oluşması için çaba harcamak ve yönetim oluşturmaktı.

O gün iki liste yarışsaydı, kimse çoğunluk oluşmasın diye uğraşmasaydı, belki de Selçuk Bey seçilemeyecekti. Keşke en az iki listenin yarıştığı demokratik bir seçim olsaydı. Ama artık bu ihtimali öğrenme şansımız olamayacak.

Zaten genel kurulda delegelerden Sayın Osman Dilek de bu konunun altını çizdi. Osman Bey haklıydı. Çoğunluk da Osman Bey gibi düşünmüş olacak ki, tepkisini ortaya koyup, Elazığspor tarihinde bir ilke imza atarak genel kurulun ilk gün toplanması sağlandı.

Yine bir hakkı teslim etmek gerekir…

Selçuk Bey genel kurul üyesi değildi. Üyeliği askıya alınmıştı. Hemen hemen kendisinin kaydettiği hiçbir üyesinin de genel kurul üyeliği devam etmiyordu, hepsi de sonlandırılmıştı.

Yani kendisinin belirlemediği, kendisini bile silen insanların oluşturduğu genel kurul yapısına rağmen ilk gün çoğunluk sağlandı. Bu tepkinin sebeplerini, kime veya kimlere olduğunu herkesin iyi düşünmesi gerek.

Sonuçta tüm kameraların önünde, kayyumun denetiminde çoğunluk sağlandı. Çoğunluğun sağlanmasından sonra da başkanlık seçimi formaliteye döndü. Zira tek aday seçime girdi.

Başta da dediğim gibi, eski defterleri açmanın bir anlamı yok. Ancak duyumlarım doğruysa genel kurulun iptali için birileri mahkemeye başvuracakmış. Hem de bu bilgi kongre biter bitmez ortaya saçıldı.

Genel kurulda bile olmayan kişiler neyin eksik kaldığını anında nasıl öğrenmiş, ilginç! Hukuki herhangi bir eksikliğin veya hatanın olduğunu mu biliyorlar…? Biliyorlarsa anında nasıl öğrendiler, daha tutanakları bile görmeden! Veya davayla sonuç almada bir yerlere mi güveniyorlar?

Genel kurulda çoğunluğun toplanmaması için gösterilen çabalarda kongre günü bazı üyeler Sayın Valimizin de bir çaba içine girdiğini konuşuyordu. Doğrusu ben ihtimal vermedim. Zira devletin valisinin, Elazığ’ın en büyük markası olan Elazığspor’un yönetimsiz kalmaya devam edip, bir hafta daha kaybetmesi için girişimde bulunacağına inanmıyorum. Muhtemelen kasaba dedikodularından birisidir!

Özetle…

Artık dedikodular bitsin, eski defterler açılmasın,

Genel kurulda ilk gün çoğunluğun oluşması tarihe not olarak düşülsün,

Genel kurulda çoğunluk oluşmasın diye çaba harcayanlar sonucun kendilerine tepki olduğunu görsün ve özeleştiri yapsın,

Kimse Elazığspor’u mahkeme kapılarında süründürüp takımı şu kritik dönemde sahipsiz bırakmasın,

Kurumlar kaosu değil, birlikteliği desteklesin,

Dileyelim yeni yönetim başarılı olsun, eski hatalar tekrar edilmesin,

Elazığspor sonsuza dek yaşasın…

Amin!