GÜRSEL EROL MU DOĞRUYU YAPIYOR YOKSA AK PARTİLİLER Mİ?


            CHP Milletvekili Sayın Gürsel Erol’un Elazığ siyasetine renk kattığı konusunda şehir olarak hemfikiriz diye düşünüyorum. Gürsel Beyin bize yabancı olan ama CHP geleneklerine uyan bir tarzı var.

            Nasıl mı?

            17. yılına giren bir Ak Parti iktidarına hep birlikte şahitlik ettik. Çok güçlü bir partide siyaset yapmanın güç devşirme gibi avantajları olduğu gibi bazı zorlukları da vardır.

            Mesela 17 yıl boyunca Elazığ’da herhangi bir Ak Partilinin diğer bir Ak Partili ile kamuoyu önünde tartıştığını, kişilerin birbirleriyle ilgili sıkıntılarını paylaştığını gördünüz mü, duydunuz mu?

            Eski dönemleri iyi bilmediğim için örnek veremem ama son beş yılı yakından takip ettim. Detayları bu yazının konusu olmamakla birlikte…

            Sayın Mücahit Yanılmaz ile Sayın Ramazan Gürgöze’nin zaman zaman bazı konularda gerginlik yaşadığı hep konuşuldu ama her iki isim de asla kamuoyu önünde birbirlerini rahatsız edecek ifadelerde bulunmadılar…

            Sayın Yanılmaz ile Sayın Tahir Öztürk’ün aralarının çok da iyi olmadığı hep konuşuldu. Bir kere Fırat Gazetesinde Sayın Öztürk’ün bazı ifadeleri yer aldı ama onun haricinde taraflar asla birbirleri hakkında konuşmadı…

            İki belediye başkan yardımcısı ihraç edildi. Ak Parti’den belediye meclis üyesi olan bu iki başkan yardımcısının ihracının Sayın Metin Bulut’un şikayeti ile gerçekleştiğini hepimiz biliyoruz. İhraç gibi ciddi bir sonuçta bile Ak Partililer ısrarla bu konuyu kamuoyu önünde tartışmadı…

            Zaman zaman bazı vekillerin birbirleriyle kırgınlıklar yaşadığı, teşkilatla problemlerinin olduğu gibi daha birçok örnek anlatabilirim.

*****

            Geçtiğimiz ay Kanal Fırat’ta CHP İl Başkanı Sayın Zeki Kaplan bir programa konuk olmuştu. Yerel seçimlerde aday çıkartılıp çıkartılmaması, ittifak meseleleri konuşuluyordu.

            Sayın Kaplan inceden inceden Sayın Gürsel Erol’a çakınca Erol telefonla programa bağlandı. Şeffaf bir şekilde meseleyi kamuoyu önünde konuştular, aynı sertlikte Erol karşılık verdi.

            Pazar akşamı bu sefer Gürsel Bey Kanal Fırat’ta Serkan Aksakal’ın konuğu oldu. Serkan Gürsel Beye teşkilatı sordu. Gürsel Bey nasıl mı cevap verdi? Aman Allah’ım!

            Önce CHP Belediye Başkan Aday Adayı Bülent Seçkin Düztaş’ın müracaatını, CHP’de müracaatın nasıl olacağını, usul ve yöntemlerini anlattı. Anladık ki Düztaş’ın müracaatında Erol’a göre eksiklikler var.

            İnce ince teşkilatın hata yaptığını güzelce anlattıktan sonra nereden icap ettiyse konuyu Aziz Nesin’in romanından beyaz perdeye aktarılan Zübük filmine getirdi. Siyasi hayatında zübüklerle çok mücadele ettiğini söyledi. “Bu zübüklerle mücadeleye devam edeceğim!” dedi.

            Yeri gelmişken program sunucusu arkadaşlara bir eleştirim olacak…

            Siyasileri konuk etmenin zorluklarını bilirim. İki buçuk yıl program yaptım. Kanalın bir yayın politikası vardır, patronların ticari ve siyasi bağlantıları vardır. Vardır oğlu vardır…

            Ama Gürsel Erol’un kendisi manşet patlatırken program sunucuları resmen el freni görevi yapıyor!

            Az önce anlattığım olayda Serkan; “Sayın vekilim il teşkilatını anlatırken konuyu Zübük filmine getirdiniz. Kim bu mücadele edeceğinizi söylediğiniz zübükler?” dese, ortalık toz duman olacak. Gürsel Bey her seferinde katıldığı programlarda kendisi malzeme veriyor ama Moderatör konuyu değiştiriyor.

Televizyoncuların Ak Partililere soru soramamasını anlıyorum da, Gürsel Erol öyle değil ki. Her soru serbest. Tepki de göstermiyor zaten. Neyse…

            Konuya dönecek olursak…

            CHP geleneklerinde bu tür eleştirel yaklaşım hep olmuştur. Gürsel Beyin CHP geleneklerine uygun davrandığını bu yüzden söyledim.

            Peki sizce hangisi doğru? CHP’lilerin siyaset anlayışı mı, yoksa Ak Partililerinki mi?

            Meseleyi parti disiplini olarak mı değerlendireceğiz yoksa insanların özgürce fikirlerini beyan etmesinin doğru olduğunu mu söyleyeceğiz?

            Gerçi bir ara neredeyse haftada bir disipline sevk edilen Gürsel Erol’un durumuna bakınca CHP’nin o eleştirel geleneklerinin kaybolduğu sonucunu da çıkartabiliriz.

            Sağ partilerin geleneğinde sıkı bir itaat kültürü vardır. Haklarını yemeyelim sol bu konularda çok daha fazla özgürlükçüdür.

            Evet sizce hangisi doğru?

            Gürsel Erol’un tarzı mı, yoksa Ak Partililerin tarzı mı?