BÖYLESİ BİR KOMPLO KİMİN İŞİNE GELİR Kİ?


            Oturmuş keyif kahvesini yudumlarken yazı konusu düşünüyordum. Konu çok olmasına çok da, yazacak takat kalmış mı, orası muamma!

            Dilime nerden dolandı bilmiyorum, baktım, farkında olmadan bir türkü mırıldanıyorum. Hani şu İbrahim Tatlıses’ten dinlemeye alıştığımız türkü…

            “Bir taş attım pencereye tık dedi

            Anası çıktı kızım evde yok dedi vay vay

            İnanmazsan gel yukarı bak dedi

            Armudu dalda kız balkonda sallanır vay vay…”

            Türkünün devamını yazmasam iyi olur! Zira adamın niyeti hiç de iyi değil! Sonra millet bana ayıp şeyler yazıyorum diye kızıyor!

            Neyse…

            Türküyü mırıldanırken birden bire aklıma bir fesatlık geldi! Düşünmeye başladım… Acaba kötü niyetli birisi Cumhur İttifakına bir taş atsa, birden fazla kuşa zarar verse…

            MHP’liler Ak Partililere yok yere vurmaya başlasa…

            Ak Partililer yeminler ederek kendisini anlatmaya çalışsa…

            Bir kısım medya yayın akışını değiştirse ve ittifak partilerden birisiyle kavgaya tutuşmaya kalksa!…

            O taşı kim, niye atar ki?

            O taş kime yarar ki?

            Bir neyse daha, kötü ben olmayayım!

            Türkü dilime dolandı bir kere.

            “Demirciler demir döğer ocakta

            Şimdiki kızlar ne hoş olur dınınınııı vay vay!”

AYRINTISINI SONRA YAZARIM

            Geçen gün Baro Başkanımız Sayın Mustafa Yentür’e uğramıştım. Biraz sohbet ettikten sonra tam kalkacaktım ki, Başkanımız; “Ak Parti Belediye Başkan Adayı Sayın Şahin Şerifoğulları gelecek, istersen beraber oturalım, bekle” deyince gitmedim.

            Daha önce sadece bir defa tokalaştığım, bugüne kadar tek bir dakika bile sohbet etmediğim Şahin Beyle ilk defa o gün sohbet ettim.

            Mevcut adayları zaman zaman eleştirdiğim doğrudur. Hepsi hakkında kanaatlerimin olduğu da doğrudur…

            Daha sonra ayrıntılı şekilde yazacağım konuyu söyleyeyim…

            Ben Sayın Şahin Şerifoğulları’nın “pırıl pırıl, tertemiz” birisi olduğunu biliyorum. En azından inanıyorum.

            Amma velakin…

            Partisi tarafından aday gösterildiğinden beri sürekli etrafında yalakalık yapanların olduğunu tahmin etmek için müneccim olmaya gerek yok!

            Adaylığı ilk açıklandığında yazdığım yazının sonunu “Başkan ol!” diye bitirmiştim. Başarılı olmayı istiyorsa sürekli övgü dolu sözlere değil, eksikliklerini gören gözlere ihtiyacı olacak.

            “Pırıl pırıl, tertemiz” olmak “Başkan olmaya” yetmeyebilir!

            Doğruyu görüp, doğru yönlendiren “ahlaklı gözlerle” yol yürünürse kişisel artılar başkanlığa değer katar.

            Onun için…

            Başta beni yanlış anlayacaksınız Sayın Şerifoğlulları. Benim hakkımda önyargılarınız olacak. Sonunda…

            Bu insan bana iyilik etmiş diyeceksiniz!

            Veya dediğiniz gün, gözleriniz bir “Başkan” ferasetiyle hakikati görüyor demektir…