CİNAYETTEKİ İFADELER AKLIMA YATMADI


    Türk televizyonlarında yayınlanan dizilerde ortalama olarak haftada kaç kişi öldürülüyor, bilmiyorum. Bildiğim, bir sanat kolu olan sinemanın; senaristlerin, yapımcıların ve tv yöneticilerinin içlerindeki vukuatsız kabadayı hevesini ortaya çıkarmaktan başka hiçbir sanat değeri taşımadığıdır…
    Özellikle dizilerde gençlerin kendisine rol model alacağı karakterlerin tamamı adam öldürüyor. Şiddet ve tahammülsüzlük her geçen gün artıyor.
    Hafta sonu şehir olarak “Tasarlanarak” yani eski ifadesiyle taammüden olma ihtimali çok yüksek olan bir cinayet haberiyle sarsıldık. Çok değerli bir hekimimiz olan Doç. Dr. Mustafa Girgin bir cinayete kurban gitti. 
    Merhum Girgin’in cinayeti yakın zamanda işlenen üçüncü akademisyen doktor cinayeti oldu. Yaşatmak, kıymet bilmek, desteklemek yerine değerlerimiz katlediliyor.
    Savcılık titiz bir çalışmayla olayı aydınlatacaktır. Vahşetin soruşturma boyutuyla ilgili değerlendirme yapmak istemiyorum. Ama olayın işlenme şekli, tanık beyanları cinayetin tasarlanarak işlendiği, şüphelilerin hukuken cezasızlık nedeni sayılan “meşru müdafaa” hükümlerinden faydalanmak için daha önceleri hukuki danışmanlık aldığı, en azından bu konuyu araştırdıkları izlenimi veriyor.
    Geçtiğimiz yıllarda bir zanlı eşini zehirleyerek öldürmüştü. Zanlının bilgisayarında yapılan incelemede internetten zehir çeşitlerini araştırdığı ortaya çıkmıştı ve devamında zanlı suçunu kabul etmişti.
    Bu olayda verilen ilk ifadeler de şüpheli duruyor. Olayın diğer detayları bir tarafa şüphelilerin cep telefonları ve bilgisayarlarında araştırma yapmanın faydalı olacağını düşünüyorum.
    Meşru müdafaa ile ilgili araştırma yapıldığı ortaya çıkarsa cinayetin tasarlanarak işlendiği yönünde önemli bir delile ulaşılabilir. Bir doktor ve tıp öğrencisi ne diye durup dururken böyle bir araştırma yapsın ve de devamında böyle bir suça karışsın?
    Rahmetli Mustafa Hoca kesinlikle cebinde bıçakla gezecek birisi değildi. İfadelere göre hoca bıçakla saldırıyor, şüpheliye bir şey olmuyor ama tesadüfe bakın ki koridorda ortada duran bir başka bıçak şüphelinin eline geçiyor. Arbede devam ettikten sonra hocanın bıçağı şüphelinin eline geçiyor ve o bıçakla hoca öldürülüyor! Hem de defalarca sırtından bıçaklanarak! Nasıl arbedeyse artık!  
    Şüphelinin elindeki bıçak yarasının kendileri tarafından oluşturulduğu şüphesi var. İki şüpheli de doktor ama rahmetliye müdahale bile etmiyorlar. Hoca ölüyor diğer şüpheli kadın doktor kıyafet değiştirmeye gidiyor. Soğuk kanlılığa bakar mısınız?
    Berbat bir senaryo yazıldığını fark ettiniz değil mi? Sanıkların, “Şüphe sanığın lehinedir.” ilkesinden faydalanmaya çalıştıkları ortada.
    Rahmetli Mustafa Hoca Elazığ Anadolu Lisesinden ağabeyimin dönem arkadaşıydı. Kardeşi de aynı liseden benim dönem arkadaşımdı. Üzülmemek elde değil…
    Allah rahmet etsin, mekânı cennet olsun inşallah. Rahmetli Hocamızın ailesine sabırlar dilerim…
BAŞARILAR DİLERİM
    Kanal 23 televizyonunda görev değişimi yaşandı…
    İlk olarak Ezgi Radyo’da sabah programlarından tanıdığım ve işe giderken keyifle dinlediğim Sayın Metin Eren Erol Kanal 23’te her gün sabah programı sunuyordu. Erol artık Kanal 23’ün genel yayın yönetmeni oldu.
    Doruk Medya’nın Kanal 23’ü devraldığı nisan ayından beri genel yayın yönetmenliği görevini yerine getiren Sayın Yunus Üstündağ ise Doruk Medya Yönetim Kurulu Üyeliği görevine yükseltildi.
    Bu şehirde bir gün yerel televizyonculuğun tarihi yazılacak olursa Yunus Üstündağ “Beyefendiliğin” adı olacaktır…
    Yaklaşık olarak 25 yıl yerel basına hizmet edip, sinsi hesaplardan, kurnazlıktan uzak, mesai arkadaşlarının kuyusunu kazmadan, bütün şehrin sevgisini kazanmak kolay iş değil.
    Sayın Burak Soylu Kanal 23’ü devraldığında olabilecek en doğru isme kanalı emanet etmişti. Bugün ise Sayın Burak Soylu ve Sayın Yunus Evliyaoğlu Üstündağ’ı yönetim kurulu üyeliğine terfi ettirdi.
    Soylu ve Evliyaoğlu medya sektöründe yeni sayılırlar. Zamanla daha da tecrübe kazanacaklardır. Bu süre zarfında Yunus Üstündağ yönetim kurulunda en iyi şekilde tecrübelerini aktaracaktır. Temiz bir isimle kanalın ve medya grubunun kalitesi her geçen gün artacaktır.
    Metin Eren Erol’a dönecek olursak…
    İçinde bulunduğumuz çağda medyanın geldiği noktayı bilen ve çok hızlı bir şekilde değişen yeni medya düzenine ayak uydurabilecek bir arkadaşımız. Başarılı olmasını temenni etmiyorum, zira başarılı olacağını biliyorum!
    Metin, zaman zaman kendisine telefonda iltifatlarımla birlikte eleştirilerimi de dile getirdiğimi bilir. Şimdilik eleştirecek bir şey yok.
    İki karar da çok doğru ve medyamıza değer katacaktır. Hem sevgili Metin’e hem de Yunus ağabeyime başarılar dilerim…