KARUN KİM? MUSA KİM?


Okuyucudan gelen bir mektubu aynen aktarıyorum. “24 Haziran seçimlerinde Sayın Cumhurbaşkanı mesaj alındı dediğinde ki 7 Haziran dada benzer yaklaşım vardı... Lakin uygulamalar mesajın alınmadığı yönünde...

Allah sonumuzu hayretsin. Temayüllerdeki değerlendirmeleri kimin yaptığını çok merak ediyorum, çünkü teşkilatlar AK Parti teşkilatı olmaktan çıkmış durumda, yönetimlerde dava şuuru olmayan, onu bunu bir yerlere yerleştirme, AK Partinin gücünden nemalanma derdine düşmüş, nefsinin peşinde olan kibir budalalarıyla dolu.

Milletten uzaklaşmış, parti kapısında rant bekleyenlerin teşkilatı olmuş AK Parti teşkilatları. Şikayetlerimizi yukarıya bildirmeye çalışıyoruz, duvara tosluyoruz. Şikâyetleri aktaran mercilerde de problem olduğu, şikayet edilen kişilere muhabbet beslediği çok açık diyor” bir okuyucu mektubu.

Buyurun, Karun kim, Musa kim?

Bu nasıl kibirdir? Bu nasıl anlayıştır? Biri çıksın anlatsın. Biz yazınca kıyametler kopardı. Bakınız vatandaş Ak partiyi nasıl özetlemeye çalışmış… Okuyucu mektubunun son kısmında aynen şöyle diyor, “Cami minberindeki Ömer'in 2 karış kumaşının hesabını sorma seviyesine gelmeden ümmet bilinci olmaz. İslam'ın yeri Muaviye özenti saraylarınız değil, Hira'dır, Arafattır. İş insanıyım artık tuz koktu...

 Rüşvete fetva bulanlar son dönemleri olduğu düşüncesiyle yağmaya hız verenler.... dindarların algısı değişti kısaca ne haramsa yapar hale gelen jet sosyete dindarlar oluştu. Seçimler tam bir bilmece, insanlar nasıl karar verecek?

Bir tarafta kendisini dış güçlere satmış bir muhalefet, diğer tarafta dalkavukların teşkilatlarını ele geçirdiği AK Parti. Ak Partiye oy veren biriyim. Hani nerede alınan mesajlar? hani nerede? seçmene tatlı yaklaşım.” Diyen bir okuyucu adeta oyların neden inişe geçtiğini de gayet iyi özetlemiş.

Demek ki vatandaşın gözünden hiçbir şey kaçmıyor. Ak parti oyları aşağı doğru inişe geçmişse bunun sebebini gayet net bir şekilde vatandaş özetliyor. Yahu ne olacak şu Ak partinin hali? Diye sonarlara cevabım hazır.

Mental Yorgunluk abi Mental yorgunluk… Önceden kapı, kapı gezilir parti anlatılır adaylar kendini anlatırdı. Nezaket, tebbesüm, ilgi alaka vardı.

Şimdi ? pehhh, peh, peh. Sahi okuyucunun yazdığı gibi, “tuz mu koktu?” Şehrin haline bir bakın. En çok Ak partililer birbirini karalayıp duruyor. Akşama kadar, Belediye başkanı kötü, Milletvekili kötü, adaylar kötü, il başkanı kötü kötüü… Adaylar kötü… Şehre bir çivi çakılmadı. Ne bu hal ? Ne bu yalanlar. Ben Ak partinin bu dönemini Anavatan Partisinin son dönemine benzettim. Demek ki, gerçekten verilen mesajlar alınmamış. Kimsenin ne parti, ne Devlet Millet kaygısı yok. Bakınız, kimse daha erken demesin.

Ben 31 Mart 2019 seçimlerini ülke için çok önemsiyorum.

Emperyalist güçler 24 Haziran da yapamadıklarını bu seçimle yapmaya çalışıyorlar. Yani bu seçim, sadece yarınki yerel yöneticileri değil, bir sonraki seçimde, başkan ve milletvekillerini seçecek seçmene yol gösterecektir.

“Def-i mazarrat celbi menafiden evladır.” Öyle değil mi? Selam ve Dua ile.