ELAZIĞ KAYBEDER!


Yerel seçimlere doğru giderken aday belirleme sürecinin sonuna gelindi nihayet. Muhalefet partilerinin kahir ekseriyetle adaylarını belirlediği bu süreçte Ak Parti ilimiz Elazığ da dâhil olmak üzere henüz adaylarını belirlemiş değil. Belli ki adayların belirlenmesinde kazanmak adına çok itidalli davranılıyor. Duygusal ve kişisel yaklaşımlardan uzak, daha çok pragmatist bir anlayışla genel anlamda “hedefe en kolay şekilde nasıl ulaşırım” düşüncesi hâkim.

Türkiye’yi on altı yıldır aralıksız yöneten Ak Parti gibi önemli bir siyasi hareket için doğru olanda buydu zaten. Popülizmden arınmış, hizmet aşkıyla politikalar üreten, kişilerden ziyade ülkenin ve toplumun arzu edilen refah standartlarını yakalamak için yakın ve uzak hedeflere nasıl ulaşılacağına dair siyaset anlayışına yaslanması bir siyasi hareket için en üst seviyedeki toplumsal faydayı profesyonelce gözettiğinin önemli bir aşamasıdır.

Yaptığım gözlemler ve izlenimlerime göre özellikle İstanbul ve Ankara başta olmak üzere metropol kentlerde muhafazakar oyların bir havuzda toplayabilen adaylar üzerinde çalışmalar yapılıyor. Bu anlamda ittifaklar kurularak dağılan küçük ölçekli oyların toplanması hedefleniyor. On altı yıldır iktidarda olan bir siyasi hareket elbette seçmende bir yorgunluk ve farklı arayışlar algısı oluşturdu. Ama şu da bir gerçek ki on altı yılda bu ülke doksan yılda ulaşılamayan hedeflere ulaştı. Türk halkına ve seçmene bunlar iyi bir şekilde anlatılırsa sorun yaşanmayacaktır diye düşünüyorum.

Gelelim ilimiz Elazığ ile ilgili yerel seçim öngörümüze.

Kamuoyu algısını iyi gören biri olarak şunu açık yüreklilikle ifade etmeliyim ki Elazığ’da Ak Parti belediyesi ve dolayısıyla Belediye Başkanımız Mücahit YANILMAZ az önce ifade ettiğim gibi aynı Ak Parti’nin Türkiye’ye yaptığı makro düzeydeki hizmetleri Elazığ’ımızda gerçekleştirmiştir. Elazığ’ı, YANILMAZ öncesi Elazığ ve YANILMAZ sonrası Elazığ olarak ayırmak gerekir. Başkanın hizmetlerini saymakla da bitiremeyiz.

Aday belirleme süreci arefesinde şehrimizde kahvehanelerde, iş yerlerinde, dost ve arkadaş meclislerindeki sohbetlerde genel kanı Mücahit YANILMAZ Başkan’ın en az bir dönem daha devam etmesi yönünde. Elbette aday adayları hepsi de birbirinden değerli ve hizmet aşkıyla dolu. Ancak yapılan ve hali hazırda devam eden hizmetlere bakıldığında istikrarın devam etmesi siyasetin doğası gereğidir. Gidişatı bozmak, kesintiye uğratmak ne Ak Parti’ye ne de Elazığ’ımıza bir şey kazandırır.

İlimizde hiçbir koşulda aday olması istenmeyen isimler üzerinde siyasi laboratuvarlarda ısrarla sonuç alınmaya çalışıldığı sohbetlerde günün konusu olmuş artık.

Bu siyasi labaratuvar çalışmasına veciz bir sözümle cevap vereyim o zaman...

“Hükümdar kibirli ve bilgisiz ekabirleri temsilci olarak atama hatasına düşürülmemelidir. Zira onlar hükümdarın aynasıdır.”

Eğer bir şehirde bazı siyasi şahıslar halka rağmen bulunduğu konumda tutuluyorsa, bu kişi üzerinden sürekli şehirde birlik, beraberlik ve kardeşlik zedeleniyorsa, en önemlisi de tartışmalı bir siyasi figür ise yapılacak en basit ve sonuç alıcı hareket o kişiyi mevcut siyasi hareketin dışına itmek ve tartışmalara nokta koymaktır.

Elazığ kamuoyu, arzu etmediği bir adayın dayatılması halinde başka arayışlara gireceğini yüksek sesle dillendirmeye başlamış görünüyor. Özellikle muhalefetin en güçlü cephesinden Prof. Dr. Bilal ÇOBAN Hocamızın aday gösterilmesi iktidar cephesinde adayın tartışmalı bir aday olmaması gerektiği tezini güçlendiriyor. Zira Bilal ÇOBAN Hocamızda en az sağır sultanın bildiği o malum şehir efsanesi gerçekleşirse seçimi kazanacağını da çok iyi biliyor.

Bizden söylemesi…

Kalın sağlıcakla.