İŞ İŞTEN GEÇMESİN BEYLER!


En büyük hastalıklarımızdan biridir; bir proje tasarlanırken, hayata geçirilirken o konu hakkında ne görüş beyan ederiz ne de üzerine tartışmalar yürütürüz.

İş biter ondan sonra başlarız eleştirilere '' bu nasıl olur! bunun buraya yapılmasını kim söyledi! hangi akılla bu proje yapıldı! bunu yapan kim! ''?

gibisinden afralı tafralı sorular alır başını gider. '' İyi de şimdiye kadar aklın neredeydi, sen neredeydin AGA ''!! diyen de yoktur bunlara..

Örnek a: Galericiler sitesi.. Sahi onu oraya kim yaptı? O şahane o devasa düşünce ve mimari kime ait!? O ucube site, kuş barınağı yapılırken bu ili yöneten merciler, akil insanlar neredeydi? Dünya alem de iş yapıyor bizimkiler de!.. demeden geçemiyor insan..

Dönelim konuya.. Böylesine suskun, iş bilmeyen, sorumluluk almaktan kaçınan, eleştirel yaklaşım cesareti bulamayan, öz güveni yitik insanlar olunca ülkemizde hali ile yanlış projeler çöplüğü olabiliyor. Milyarlarca dolar zarara uğrayabiliyoruz.

 Evinin banyosunda bir fayansı değişmek için kılı kırk yaran, gece uykuları kaçan, eli cebine gitmeyen insanlar devlet malı söz konusu olduğunda hoyratça yaklaşabiliyor. Batı ve Asya ülkelerinde yanlış projeye imza atan bir kimse bunu şerefine yediremeyip intihar eder. Sebep; onurunun lekelenmesi ve ülke ekonomisini zarara uğratmasıdır.

Bu hikayeleri ağzım açık hayranlıkla dinlerken neden bizim ülkemizde insanların yüzü dahi kızarmaz diye hayıflanmamış değilim. Dün bir sohbette yeni kurulacak Sanayi sitesi için bakılan arazi üzerine sohbet geçti.

Bakılan alan Güney çevre yolunun yaklaşık 300 metre kadar üst tarafında. YÖNTEMİM okullarının  ise 150 m kadar üstüne düşüyor. Bölgede TOKİ konutları yapılıp bitmiş durumda. Mevcut sanayi sitesinin taşınmak istenmesinin temelinde yatan mantık şehrin içinde kalmış olması, yerleşim alanlarının ortasında kalarak işlevinde sıkıntıya yol açması ve çevre sakinlerini rahatsız etmesidir. Bu anlayıştan hareketle yeni bir alan arayışına gidilmiş..

Şuan çevre ve şehircilik bakanlığının uygun olarak gösterdiği alanın çevresinde yukarıda da ifade ettiğim gibi şimdiden yerleşim birimleri yapılmış durumdadır.

 

Önümüzde ki 10 -15 yıl içinde ise tamamen şehrin ve o bölgenin ortasında kalmış olacak. Yani bugünden bir farkı olmayacak. Bu işlerin maliyetleri çok ciddi rakamlardır. Her 15 -20 yılda bir yer değişikliği yapılmasını ne şehir ne de ülke ekonomisi kaldıracak güçte değildir.. Geçmişte '' biz yaptık oldu '' mantığı ile çok hatalı işler yapıldı, bütçeye çok ciddi külfetler oluşturuldu.

Artık kimsenin bu hataları yapma, devleti zarara uğratma lüksü yoktur olmamalıdır. Maalesef dün birileri bu hataları yaptığında sesler çıkmamış, işler akışına bırakılmış ve sonuç da şehir şekilsiz bir hâl almıştır..

Süreç içinden geçilirken insanlar sesini çıkarmıyor iş işten geçtikten sonra '' ah vah '' ediyor.. Bu işte böyle olmasın,bir oldu bittiye kurban gitmesin. Kim bu konuda ne söyleyecek ise bugün söylesin.

Yer tespiti onaylanır ise 15-20 yıla kalmaz yine yeniden bir sanayi sitesi alanı arayışına gireceğiz. Bu dönemlerde yapılacak her proje önümüzdeki 70 - 80 yılı kapsayacak bir şekilde hesap edilmelidir.

Ülke ve şehir yap boz tahtası değildir. Söz konusu olan milli servettir. Bir yanlışı yanlışla düzeltme yoluna gitmek doğru değildir.

İki yanlıştan bir doğru çıkmaz. Ben iş işten geçmeden bugünden söyledim. Gerisi yetkili mercilerin ve halkın takdiri...

Bir sonra ki yazımda içinden TREN YOLU geçmeyen İKİNCİ ORGANİZE SANAYİSİNİ işleyeceğim!!

Güler misin ağlar mısın arkadaş...