Öğretmen Performans Değerlendirme Sistemi Öğrenci Başarısına Göre Olmalıdır


Bir nitelik kaybı olduğu görülen öğretmende performans değerlendirmeye ihtiyaç vardır. Ancak bugüne kadar yapılan değerlendirmeler bir maarif müfettişinin bir ya da iki ders saatine karşılık gelen bir değerlendirmeden ibaretti. Bu değerlendirme biçiminin objektif, nesnel ve amacı gerçekleştirmeye yönelik olmadığı anlaşılınca bu kez okul yöneticisinin değerlendirmesine bırakılarak daha iyi olacağı düşünüldü. Ancak bunun da öncekinden bir farkı olmadığı, ikili ilişkilere dayalı, sendika üyeliği, siyasi görüşe göre pozisyon alma gibi sebeplerin bu değerlendirme biçiminin de sakıncalarını ortaya çıkardı. Şu anda pilot uygulama olarak gerçekleştirilen bölgelerde uygulanan Öğretmen Performans Değerlendirme Sistemi de incelendiğinde ideal değerlendirme ölçütlerine dayanmadığı anlaşılmaktadır. Okul yöneticisinin, velinin, öğrencinin ve hinterland içinden bir kişinin değerlendirmesine bırakılan yeni sistem: kendinden öncekilerden daha sakıncalı durumlar ortaya koymaktadır. Öğretmenin okul yöneticisi ile olan iletişimi, öğrenciye, veliye karşı tutumu, öğrenciye verdiği not, siyasi düşüncesi, inanç biçimi, mezhebi, üye olduğu sendika gibi durumlar Performans Değerlendirme Sistemini tam anlamıyla başlamadan anlamsızlaştırmış ve işlevsizleştirmiştir.

Öğretmen Performans Değerlendirme Sistemi mutlaka öğrenci başarısına göre olmalıdır. Bu başarı karne notları dikkate alınarak değil, merkezi bir sınavla gerçekleştirilen başarıya göre alınmalıdır. Daha açık bir ifadeyle ilkokul ikinci sınıftan itibarın iki yılda bir her kademedeki öğrenciler sınava alınmalı ve öğrencilerin ortaya koydukları başarı ilgili öğretmenin performansı olmalıdır.

Eğitimdeki temel amaç bir nitelik ve kalite ortaya koymak değil midir?

O halde sübjektif, nesnel olmayan, yanlı değerlendirme biçimleri bir an önce terkedilmelidir. Deneme ve yanılmalarla eğitim sisteminde yenilik aranmamalıdır. Akılcı yaklaşımlar, sürdürülebilir ve sonuç alınabilir yöntemler öğretmen performans değerlendirmesine dayanak oluşturmalıdır. Bu nedenle Öğretmen Performans Değerlendirme Sistemi merkezi sistemli sınava bağlı öğrenci başarısına göre yapılmalıdır.

Çıkan sonuçlara göre başarısız, geliştirilmeli, orta düzey başarılı, başarılı, en başarılı biçiminde öğretmenin performansı istatistik bir veriye dönüştürülmeli ve bu sonuçlara bağlı olarak öğretmen, ikinci sınav tarihine kadar performans sonucuna göre kademeli bir ücrete endeksli olacak şekilde her ay maaşına ilave olarak ödüllendirilmelidir. Öğrenci başarısını ölçen sınav iki yılda bir yapılmalıdır.

Bunun dışında gelecek her yöntem kesinlikle objektif olamayacaktır. Kişilerin insafına ve vicdanına bırakılan Performans Değerlendirme Sitemi eğitim politikalarını dinamitlemekten başka bir işe yaramaz.

Çözüm iki yılda bir ikinci sınıftan itibaren her kademedeki öğrencilerin iki yılda bir merkezi sınavla başarılarının ölçülmesi ve bu sonuçların da ilgili öğretmenin performansı ile ilişkilendirilmesidir.

Kalın sağlıcakla.

NOT: Eğitim Politikaları Üzerine Yeni Yaklaşımlar adlı çalışmamın devamıdır.