İPTEN ALAN DIARRA


Lamine Diarra’nın 15. dakikada Elazığspor adına attığı gol olmasa, uzun zamandır işlerin rayında gitmediği camiada, hayal kırıklığı halkasına bir yenisi daha eklenecekti. Haftalardır bir türlü bir futbol ritmine ulaşamayan, kolay puan kazanamayan, kadro derinliği olmayan Elazığspor’da, teknik yanlışlarla birlikte bireysel futbolcu hatalarının neden olduğu puan kayıpları, Eskişehirspor maçı öncesinde bizi düşündüren negatif bir parametreydi.

Rakip Eskişehirspor’un ligdeki konumunu da düşündüğümüzde psikolojik yanı ağır basan bıçak sırtı bir maça haftalardır kötü oynayan kaleci Soner Şahin’le başlayan Hüseyin Kalpar hoca, bu tercihiyle sahanın dışındakiler için bir kaygıya daha neden oldu desek yeridir. Zira formsuzluğu ve kötü oyunuyla şimşekleri üzerinde toplayan Soner Şahin, muhtemel bir kötü oyunuyla sadece puan kaybına yol açmayacak belki de sezon sonuna kadar kendisini de kaybetmemize yol açabilecekti. Bunun yanında, sol kanada Mertan Caner tercihi de elinde Jeffrey Sarpong gibi bir oyuncusu olan bir hoca için tartışılabilecek bir durum bence. Klasik bir kanat oyuncusu olarak elinizde Jeffrey Sarpong adında bir oyuncu var ve siz bu oyuncuyu kadro kısıtlılığı içinde bile kullanmayı düşünmüyorsanız o zaman bu oyuncuyu elde tutmanın mantığı nedir, diye sorarlar adama. Maça çıkan kadroda en doğru tercih belki de Elmar Bjarnason’un yeniden ön libero ikilisine çekilmesi ve Andreas Tatos’un olmadığı bir haftada Alparslan Öztürk’ün forvet arkası hattına monte edilmesiydi.

Neyse ki ikinci yarı yapılan oyuncu değişikliklerindeki doğru tercihler, Elazığspor’un iyi kötü işleyen eski sistemine yeniden dönmesini sağladı ve hiç değilse 1-0’lık skoru korumasına yardımcı oldu. Soner Şahin’in kalede kurtardığı birkaç mutlak gol pozisyonu da takımın ayakta kalmasını ve kendisine olan güvenin yeniden filizlenmesini sağladı.

Doğrusunu söylemek gerekirse maça iyi başlayan, gol pozisyonlarına giren ve daha istekli olan taraf rakip Eskişehirspor’du. Golü attığımız 15. dakikaya kadar yapılan pas hataları ve futbolcuların üzerindeki gerginlik, rakibin işini kolaylaştırırken maçı seyredenlerin de kaygısını had safhaya ulaştırdı. 9. dakikada Kadir Bekmezci’nin kaleci Soner Şahin’e vermek istediği pas kısa düşünce, Eskişehirspor maçta çok erken dakikalarda öne geçebilecek bir pozisyon yakaladı. Semih Şentürk gibi bir oyuncunun bu mutlak gol pozisyonunu değerlendirememesi onlar adına bir beceriksizlik örneği bizim için de bir şans anıydı. Aslında bu ve buna benzer birçok kader anı yaşandı maçta ve kazançlı çıkan taraf hep biz olduk.

Maçın geneline bakıldığında da daha çok fazla gol pozisyonu üreten takım, rakip takımdı. Elindeki onca kaliteli hücum oyuncusu bulunan Eskişehirspor’un bunlardan hiçbirini değerlendirememesi kendilerini bundan sonraki haftalar için daha zorlu bir sürece sokarken bizim de biraz rahat nefes almamızı sağladı.

Alparslan Öztürk’ün 15. dakikadaki gol pası, Lamine Diarra’nın usta işi gol vuruşu, rakip kaleye gönderdiğimiz iki etkili şutun Eskişehirspor kalecisi Kayacan Erdoğan tarafından kurtarılması maç boyunca bizim adımıza not edilebilecek pozisyonlardı. Mehmet Yiğit’in ikinci sarı kart sonrası kırmızı kartla oyundan ihraç edilmesi, kalemizde arka arkaya yaşadığımız 7 mutlak gol pozisyonu ve tribünlerde çok az sayıda futbolseverin olması ise tatsız ve moral bozan görüntülerdi.

Rakip takım adına Erkan Zengin ve Uğur İnceman’ın olmadığı, hakemin her anlamda kötü yönettiği bir maçta çok fazla gol pozisyonu veren Elazığspor, son 13 dakikasını da bir kişi eksik oynadığı maçta puan kaybetmediyse, o gün için futbol şansının yanında olduğu gerçeğini  görmelidir. Tabi bir de Lamine Diarra’ya ve de Soner Şahin’e teşekkür etmelidir.

                                                               

                                                                               ***

Ara transfer döneminin sonuna geldik. Siz bu yazıyı okuduğunuzda Elazığspor’un kadrosuna yeni katılan oyuncular kesinleşmiş olacak. Transferi düşünülen oyuncularla takımın biraz daha güçleneceği muhakkak. Özellikle Halil İbrahim Pekşen, Canberk Dilaver ve Muhammed İldiz, takıma katkı sağlar. Orhan Şam ve Ioan Hora da takıma deneyimli ayaklar olarak zenginlik katarlar.

Çok fazla problem yaşayan takımın yer aldığı grubumuzda büyük hatalar yapılmadığı taktirde play off hattının içinde kalır bu takım. Dileriz oradan da süper lige çıkar ve belki de krizden kurtuluşun kapıları açılır. Bakıp göreceğiz.

Bir sonraki yazımda görüşmek umuduyla sevgiyle ve huzurla kalın..