ÇEMBER DARALIYOR

ÜLKE GENELİYLE BİRLİKTE İLİMİZ DE ARTAN KOVİD-19 SALGINI CAN ALMAYA DEVAM EDİYOR. BİRÇOK EV KARANTİNA ALTINDA VE ÇEVREMİZ,  TEST SONUÇLARI POZİTİF ÇIKAN HASTALARLA ÇEVRİLMİŞ DURUMDA.  SON OLARAK İKİ DOKTORUMUZUN VEFAT ETMESİ VE HERGÜN VEFAT EDEN SAYISININ ARTMASI BİZLERİ DAHA DUYARLI OLMAYA VE TEBBİRLERE UYMAYA MECBUR KILIYOR 


ÇEMBER DARALIYOR

Ülkemizi ve şehrimizi etkisi altına alan koranavirüs salgını etkisini ve şiddetini artırarak devam ediyor.  Geçmiş aylarda alınan sıkı tedbirlerle salgının seyri bir nebze yavaşlarken, yasakların kalkması, birçok sektörün faaliyetlerine başlaması ve özellikle düğün ve nişan törenlerinde özensiz ve dikkatsiz davranılarak tedbirlere uyulmaması, salgının hızının yeniden artması ile vaka ve vefat sayılarında başa dönülmesini gerektirdi.

 

7.500 KİŞİYİ KAYBETTİK

Salgının başlangıcından bu güne ülke genelinde 7.500 kişiyi bu hastalığa kurban verdik. Bu sayı içerisinde KOVİD- 19’un tetiklediği; kalp krizi, beyin kanaması ile diyabet ve diğer kronik hastalıklar yok.  Bu tür vefatlarda ölüm raporuna covid- 19 yazılmadığı için ölü sayısının açıklanandan daha çok olduğu doktorlar tarafından da ifade ediliyor.

Güncel verilere göre, Türkiye'de son 24 saatte 97 bin 416 Kovid-19 testi yapıldı, 1538 kişiye hastalık tanısı konuldu.

Son 24 saatte 68 kişi Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybetti, 1312 kişi ise iyileşti. Kovid-19 tedavisi tamamlananların sayısı 266 bin 117'ye çıktı.

 

GENEL TABLO

Salgının başından bugüne ülkemizdeki genel durum ise şöyle:

Test sayısı 9 milyon 173 bin 694

Vaka sayısı 301 bin 348,

Vefat sayısı 7 bin 445

Aktif hasta sayısı 27 bin 786

Ağır hasta sayısı 1432

Hastalarda  zatürre oranı yüzde 7

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bugün ağır hasta sayımız 1.432'ye ulaştı. Sağlık çalışanlarımızın en büyük mücadelesi ağır hastalarımızı iyileştirmeye yönelik. Ağır hasta sayımızı azaltmak elimizde. Tedbirlere uymamız için bu uyarılar bize yetmeli. Birlikte mücadele edelim.”

 

İKİ DOKTORUMUZU KAYBETTİK

Salgının en çok  çok risk  altında tuttuğu alanlardan olan sağlık sektöründen de acı haberler gelmeye devam ediyor.

Ülke genelinde çok sayıda doktor ve sağlık personeli bu hastalığa yenik düşerken, covid- 19 ilimizde de iki doktorumuzu bizden kopardı.

İlimizde yıllarca kamuda çalışıp emekli olduktan sonra da özel bir hastanede göz hastalıkları uzmanı  olarak hizmet yapan Operatör Doktor Nejdet Oğuzer yakalandığı koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti.

Yaklaşık 20 gün önce koronavirüse yakalanıp   Fırat Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi gören Doktor Oğuzer, yaşam mücadelesini kaybetti ve koronavirüse yenik düştü.

İlimizin yaşadığı ikinci doktor kaybı ise  Op.Dr.Orhan Özdiller oldu. Özel bir hastanede Kadın Doğum Uzmanı olarak çalışan Özdiller,  Covid-19 nedeniyle tedavi gördüğü hastanede yaşam mücadelesini kaybetti.

Halkımız tarafından olduğu gibi meslektaşları tarafından sevilen her iki doktorun vefatı şehirde büyük üzüntü yarattı.

 

SOKAKLAR TEHLİKE SAÇIYOR

Salgının durdurulamayan yükselişi karşısında neredeyse her evde bir vaka ve hasta oluştu. Test yapılmasındaki  sıra ve zorluklar birçok insanın test yapmasına imkan vermiyor. Hastalığın semptomlarını yaşayan binlerce insan, test yapamadığı için toplum içinde gezmeye, işyerine gitmeye devam ediyor.

Birçok insan hastalık belirtisi olan yüksek ateş, kuru öksürük ve halsizlik belirtilerini Covid- 19 olarak görmediği ve test yaptırmadığı için hastalığı kendine kondurmuyor ama etrafına virüs yaymaya devam ediyor.

 

HER EVDE VAKA

Salgının seyrinin artması ile hemen hemen her evde bir yada birkaç aile ferdi koronaya yakalanmış durumda. Evlerin bir ya da iki odası karantina bölgesi olarak düzenlenmiş. Aile fertlerinin tümünün covid- 19 olması durumunda ise ihtiyaçlar komşular ya da yakınları tarafından karşılanıp kapı önüne bırakılıyor.

Covid- 19 hastalarının karantinadaki yalnızlığı ve hastalığın verdiği fiziki ve psikolojik rahatsızlıkla birleşince ciddi travmalar yaşanıyor.

 

ÇEMBER DARALIYOR

Salgının seyrindeki artış ile birlikte risk daha da artmış durumda. Elazığ Valiliği Pandemi kurulu yeni tebbirlerle bu hızı azaltmaya çalışsa da dikkatsiz ve duyarsız insanların sorumsuz davranışları sebebiyle  vaka sayıları artarak devam ediyor.

İnsanların yakın çevresi ile günlük yaşamın getirdiği çember içerisinde onlarca covid-19 hastası var. Devlet hastanelerinde test yapmanın çok zor olması, özel hastanelerde ise  test ücretinin her bir vatandaş tarafından ödenemeyecek kadar yüksek olması, hasta olduğundan habersiz binlerce kişinin halk arasında gezip dolaşmasına sebep oluyor.

Hastalık semptomlarını belli belirsiz yaşasa da bu konuda hem kendisi hem de çevresini tehlike altına sokan  şahıslar, virüsün hızla yayılmasına sebep oluyor.

 

ESNEK ÇALIŞMA YOK MU SAYILIYOR?

Salgınının hızla artması, Sağlık Bakanlığının uyarıları ve Cumhurbaşlanlığının esnek çalışma talimatına rağmen bazı kurumların bu genelge ve emirleri yok sayarak tam kadro ve tam mesai çalışılmasında ısrar etmesi hem salgının hızını artırıyor hem de bu personellerden bir ya da birkaçının hastalanması ve vefat etmesi durumunda kurum amirini kanunlar önünde “ölüme sebebiyle  vermek” suçuyla karşı karşıya getiriyor.

Her alanda yapılan hizmetin amacının insanları mutlu ve huzurlu kılmak olduğuna dikkat çeken uzmanlar, insanların hayatlarını tehlikeye atarak ve onların hastalığa yakalanma ya da hastalığı yaymaya sebep olacak çalışma ve mesai şartlarından uzak durulması gerektiğini ifade ediyorlar. 

Fakat aldığımız bazı duyumlara göre bazı kurumların idari amirleri tüm Türkiyenin Covid'le mücadelesinde en önemli payı olan fiziksel mesafe ile kalabalık ortamların azaltılmasına yönelik tedbirlere adeta inat olarak, toplu ve kalabalık organizasyonların ya da programların düzenlenmesine yönelik talep istek ya da telkinlerde bulunuyor olması akıllara ziyan dedirtiyor. Neymiş efendim çalışkan amir olacaklarmış kendi üstleri gözünde! Ferasetten uzak, bağnaz birer cehalet ehli örneği sergiliyor olmalarının  yanı sıra cellatlığa da azmetmişler,  farkına  varabilseler bir!

Özellikle büyük şehirlerdeki mesai saati düzenlemeleri ile toplu ulaşımdaki yoğunluğun dahi önüne geçilmeye çalışılması durumun vehametini gözler önüne seriyor. Tedbirlerin, itina ve hassasiyet ile uygulanması mecburiyeti; kimselerin keyfi iradesi ile değil de kayıtsız şartsız hepimizin uyması gereken vatandaşlık görevlerimiz  arasındadır.