KEŞKE HİÇ KONUŞMASAN…

İlimizde birer dönem aralıklarla da olsa üç dönem milletvekilliği yapan ve bu süreçte kendisiyle anılan hiçbir hizmeti ve eseri bulunmayan Zülfü Demirbağ, yine aklına gelen cümleleri düşünüp tartmadan ve birilerine hoş gözükmek için yaptığı konuşmayla gündem oldu.


KEŞKE HİÇ KONUŞMASAN…

Geçtiğimiz aylarda da kendisi başta olmak üzere tüm Ak Partili milletvekilleri, belediye başkanları ve il başkanlarının birer gurur ve kibir abidesi olarak halka tepeden baktıklarını ifade ederek parti genel merkezinin tepkilerini üzerine çekmişti.
Her fırsatta halk tipi siyaset yaptığını ifade eden ancak bununla birlikte mensup olduğu siyasi misyonun ilkelerini ve normlarını unutarak aklına gelen her şeyi önünü arkasını düşünmeden söyleyen Demirbağ bu kez de kendisinin inisiyatifiyle aday gösterilen ardından da kesinleşmiş suçu sebebiyle mazbatası elinden alınan Efraim Ünalan’a hoş görüşmek amacıyla HDP yapılanmasına nazire yaparak Palu’nun eş başkanlıkla yönetildiği benzetmesini yapması büyük tepkilere sebep oldu.
Kendini diğer siyasilerden farklı konumda gören ve halkın her zaman kendi yanında olduğu ifade eden  Ak Parti’nin uzatmalı milletvekili Zülfü Demirbağ, bayramlaşma için gittiği Palu’da vatandaşlara hitaben şu cümleleri kurdu:


 “Seçimlerde vermiş olduğunuz destekten dolayı teşekkür ederim. Efraim bey kardeşimizi ve belediye meclis üyelerimizi Palu’yu idare etmek üzere seçtiniz. Allah hepinizden razı olsun. Ama akabinde yıllar öncesi yapılan resmen bir ayak oyunu, bir fatura oyunu neticesinde mazbata iade edildi. Bekir Yıldırım kardeşimiz belediye başkanlığı görevini yürütecek. Tabi bu arada ben Efraim Bey’e de teşekkür ediyorum. Yalnız bırakmıyor, sürekli beraberler. Palu’nun hizmetindeler. Bu da memnuniyet verici. 
Hemen sınırımızda Diyarbakır var. Arıcak eskiden Palu’ya bağlıydı. Arıcak’ın komşusu, sınırı Diyarbakır. Diyarbakır’ına ilçeleri de büyükşehir onlara benzemek için değil bu ama büyükşehir belediyesinde eş başkanlar var. Kandil’den ithal edilen eş başkanlarla yürütüyorlar hizmetleri. Biz Palu’da 2 bin 500-3 bin oy almış, seçilmiş Efraim Bey kardeşimiz ve yine Bekir Yıldırım kardeşimizle beraber gönüllü olarak bu hizmeti veriyorlarsa bizim için saygı değerdir, ayrıca memnuniyet duyduğumu ifade etmek istiyorum ben” 
Şimdi bu konuşma ile Ak Partinin düştüğü konuma mı yanasınız, Palu halkına reva görülen bu yönetim şekline mi, mazbatası iptal edildikten sonra meclis üyeleri tarafından belediye başkanı seçilen Bekir Yıldırım başkanın haline mi?
Nereden bakarsanız bakın çelişki ve fiyasko. Ak Parti’nin yeri geldiğinde ben üç dönem milletvekilliği yaptım havasını atan Demirbağ’ın böylesine bir gafla gündeme gelmesi, bu cümleleri sebebiyle HDP ile Büyükşehirlerde yaptığı ittifaklara rağmen CHP Elazığ milletvekili Gürsel Erol’un bile eleştirilerine muhatap olması acınacak ve Ak Parti adına utanılacak bir durum…
Bizce Zülfü Demirbağ bundan sonra iki şeyi yapmalı. Birincisi zaten bir daha milletvekili olma gibi bir şansı ve ihtimali yokken çok da halkın içine girmesine gerek yok. Eğer varsa kıdemli bir milletvekili olarak havası, forsu ve etkisi şu Hamza bey içme suyu ile ilgili isale hattı ödeneğini çıkarsın. Bu kendisine ve şehrimize ebedi ve ezeli bir hizmet olarak yeter.
İkincisi ise toplum karşında konuşurken 4-5 kişiyle kahvehanede konuşuyormuş gibi her aklınıza geleni söylemesin. Süzgeci olsun konuşmalarının. Çünkü bir milletvekili eğer bağımsız değilse mensup olduğu bir partisi vardır ve parti politikaları kendisini bağlar. Yok, ben takmıyorum bu ilkeleri derseniz o zaman da etik ve disiplin kurulları işler. Tabi eğer siz kendinizi partiden attırarak şöhret olmak ya da yeni oluşumlara şirin gözükmek istiyorsanız ona da saygı duyarız. Demirbağ’dan böyle bir atraksiyon beklenmez ya da yeni oluşumlar böylesine yıpranmış yüzlerle yola çıkmaz ama yine de belli olmaz deriz…