DEPRESYON NEDİR ?

Başak MERAL GÜNDÜZ/İnsanımız  zorlandığında  hemen depresif davranışlar gösteriyor. Ağız tadımız hemen kaçıveriyor. Kısacası depresyon aramızda adeta kol geziyor. Bizde Depresyon ile ilgili sorularımızı Nöroloji Uzmanı Dr.Emrah Özden'e sorduk.  Aldığımız cevapları paylaşıyoruz.

DEPRESYON NEDİR ?
TAKİP ET Google News ile Takip Et

 DEPRESYON NEDİR KISACA?

Depresyon, temel belirtileri isteksizlik, hayattan eskisi kadar zevk almama, genelde uykusuzluk, bazen fazla uyuma, iştahsızlık, bazen aşırı iştah, unutkanlık, dikkat kusuru, konsantre olamama, kararsızlık, yorgunluk, cinsel isteksizlik, değersizlik duyguları, suçluluk duyguları ve kendine öz güvende azalma ile seyreden bir rahatsızlıktır.

Çeşitli semptomlarla ortaya çıkabilir baş ağrısı, baş dönmesi, kafada boşluk hissi, adale ve mafsal ağrıları, vücudun çeşitli yerlerinde uyuşma-karıncalanma-yanmalar, kalp çarpıntısı, nefes darlığı, terleme, karın ağrısı, karında gaz-şişlik-hazımsızlık, ishal veya kabızlık, kulak çınlaması, cinsel sorunlar gibi şikayetlerdir bunlar. Bu şikayetlerle doktor doktor gezen hastalar vardır. Bir sürü tahlil yaptıran, her defasında 'Bir şeyin yok, sapasağlamsın' cevabını alan çok sayıda hasta vardır. Bu kişilerin gerçek problemi aslında depresyondur. Depresyon, vücudun bütün organlarında belirti verebilir. Çünkü bir beyin hastalığıdır, beyin de bütün vücudu yöneten organdır.

Canım sıkılıyor”, “Çok stresliyim” diye arkadaş önerisiyle antidepresana başlayanlar var. Antidepresan tüm sıkıntıları çözer mi?

İnsanlar kolay yoldan sıkıntılardan kurtulmak için antidepresana sığınıyor. Çevresinde ihtiyacı olup da antideprasan kullanıp rahatlayanları gördükçe buna eğilim arttı. Oysa antidepresan can sıkıntısını gidermez. Çünkü antidepresan depresyon ilacıdır. Sadece sorunlara karşı tahammül gücünü depresyonlu hastada artırabilir. Ancak normal durumlarda plasebo’dan yani şekerden farkı yoktur.

Millet olarak başkasının önerdiği ilaçları kullanmayı seviyoruz; bu durum son zamanlarda antidepresan kullanımında çok yaygın...

Antidepresanlar sonuçta bir ilaç. İlaç kullanmak için de bir hastalığın olması lazım. Bir hastalık yoksa ilacı almak doğru değil. Bir sorun yokken ilaca başlamak bir sonuç aldırmaz. Onun yerine bonibon ya da draje çikolata öneririm. Daha iyi gelebilir insanlara.

Çünkü bu ilaçların özelliği, eğer bir bozukluk yoksa insanı daha mutlu kılmıyor. Çok sosyetik ya da üst düzey insanlar geliyor; “Çok ayıp ama arkadaşım kullanıyordu ben de kullandım” diyor. Genelde hiçbiri iyi bir sonuç görmemiş oluyor. Yanlış kullanıldığı için antidepresana da yazık oluyor kendine de.

          

 

PEKİ DEPRESYON YAŞAYAN KİŞİNİN BEYNİ NE DURUMDADIR?

Bu kritik bir sorudur ve işin esasına ilişkindir. Hemen belirteyim depresyon bir beyin hastalığıdır. Beynin alın ve şakak bölgelerinin faaliyeti bozulur. 'Serotonin' adlı kimyasal madde az salgılanır. Buna halk arasında 'mutluluk hormonu'  deniyor. Adrenalin ve dopamin de motivasyon ve enerji veren maddelerdir, bu ikisi de depresyonda az salgılanır. Depresyonda en çok etkilenen beyin bölgesi, şakaklarımızın içinde yer alan hipokampus adlı denizatına benzeyen  organcıktır.

NEDEN BU KADAR MUTSUZ OLDUK?

Kent yaşamı insanı boğuyor.En önemlisi kendi hayatımızı yaşamıyoruz.Bunlar bazen iş yüzünden bazen de toplumun bize dayattıkları yüzünden..Bu yüzden de kendi hayatlarımızı yaşamıyoruz kısa bir süre sonra da kendimize ceza veriyoruz.Zihin benliğe bir ceza veriyor diyebiliriz..

TÜRK HALKI DEPRESİF BİR HALK MI?

Araştırmalar ülkemizde depresyonun diğer ülkelere oranla düşük olduğunu gösteriyor.Ama burada bizim halkımızın rahatsızlığının farkına varmadığı ortaya çıkıyor.Depresyonu yeni öğreniyoruz aslında.Depresyona girmek eskiden ayıpken şimdi hastalık olarak kabul ediliyor..Mükemmelliyetçilik depresyonu hep provoke eder.İnsanları bu çok perişan ediyor ve farkında değiller.

İNSANIN KİŞİLİK ÖZELLİKLERİNİN FONKSİYONU NEDİR? BİZE DEPRESYONA YATKIN OLAN KİŞİLİK ÖZELLİKLERİNİ SIRALAYABİLİR MİSİNİZ?

Tabii. Depresyona yatkınlık oluşturan kişilik özellikleri vardır. Bunları isterseniz şöyle maddeler şeklinde sıralayabilirim:

Aşırı sorumluluk duygusu, titizlik, mükemmeliyetçilik, kendilerinden ve başkalarından çok şey beklemek, kimseyi incitmemeye, herkesi hoşnut etmeye, daima iyiliksever olmaya çalışmak, bağımlılık, onaylanma ihtiyacı, kendine güvensizlik, utangaçlık, çekingenlik, içine kapanıklık, narsisizm, şüphecilik, insanlara güvensizlik, onuruna aşırı düşkün olmak, hep ya da hiç biçiminde düşünmek.

Aşırı genellemecilik. Bu insanlar tek bir olaydan genel sonuçlar çıkarırlar. Küçümseme veya büyütme. Bu kişiler başardığı işleri küçümser ve değersizleştirir. Hatalarını veya hatalı olarak değerlendirdiği davranışlarını ise kendi içinde büyütür.

Kişiselleştirmedir diğer biride. Bu kişiler, hiç alakalısının olmadığı veya çok az bağlantısının olduğu olayları, tamamen şahsıyla ilgiliymiş gibi değerlendirirler. Bu olayların olumsuz sonuçlarından kendisini sorumlu tutarlar.

 

PEKİ DEPRESYONDA MORAL DURUMU NEREYE TEKABUL EDER?

Halk arasında 'moral' kelimesi, aslında depresyonun temel belirtilerine tekabül eder. Depresyonun iki temel belirtisinin isteksizlik ve hayattan eskisi kadar zevk almamak olduğunu söylemiştik. Bu iki temel belirtiyi yaşayan insanlar durumlarını genellikle 'moralim bozuk' şeklinde ifade ederler. Ancak her moral bozukluğu depresyon değildir. Depresyon teşhisi koyabilmek için belirtilerin en az iki hafta sürmesi gereklidir.

BENİM KALBİM BOZULDU, BEN ARTIK DÜNYANIN EN KÖTÜ İNSANIYIM. İYİ BİR BABA DEĞİLİM, İYİ BİR ANNE DEĞİLİM, DUYGULARI DA YAŞANIYOR MU ACABA?

Rastladığımız bir durum bu bahsettiğiniz husus. Depresyonu Allah’ın bir cezası olarak görenler oluyor. Bu kişilerin sayısı az değil. Böyle gören okuyucularınız varsa hemen belirtmek isterim. Böyle düşünmemeliler. Depresyon asla bir ceza değildir. Sadece bir hastalıktır ve genellikle birkaç ay içinde düzelir.Muhakkak doktor kontrolünde olunması gerekir.